KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2019/8624 E., 2020/3987 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Taksirle yaralama
- Hüküm
- CMK’nın 223-2-c maddesi gereğince beraat
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma
Taksirle yaralama suçundan sanıkların beraatine ilişkin hüküm katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay tarihinde eğitim araştırma hastanesinde kadın doğum uzmanı olan sanık ... ile kadın doğum asistanı olan sanık ...’un, 9 aylık gebelik ve sancı nedeniyle hastanenin kadın doğum kliniği acil bölümüne başvuran katılan ...’in doğumunu normal yolla gerçekleştirerek 3950 gram ağırlığında doğurttukları bebeğin, sağ kolda güçsüzlük nedeniyle hasta ve eşine pediatri doktoru refakatinde bilgi verildiği, bebeğin doğum sonrası muayenesinde sağ kolda moro ve yakalama refleksinin alınmaması üzerine takip ve tedavi amacıyla yenidoğan yoğun bakım ünitesine yatırıldığı,
14.08.2012 tarihinde ortopedi ile konsülte edilerek taburcu edildiği olayda, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 04.11.2013 tarihli raporunda özetle, gebeyi mevcut klinik bulgularla normal yoldan doğuma alma kararının tıbben doğru olduğu, gebede sezeryan endikasyonunun bulunmadığı, doğum eyleminde uzama ya da aksaklık bildirilmediği, bebekte saptanan brakial pleksus lezyonunun normal doğum eylemi sırasında tüm özenin gösterildiği durumlarda dahi bebeğin vaginal yoldan çıkartılması sırasındaki manevralara bağlı olarak görülebildiği ve öngörülemeyen ve önlenemeyen bir komplikasyon olarak nitelendirildiği,
bebeğin fiziksel gelişimi, doğum öncesi tetkik sonuçları bir bütün olarak değerlendirildiğinde; doğum eylemi sırasında bebekte pleksus brakialis lezyonu oluşması yönünden ilgili hekimlere atfı kabil bir kusur tespit edilmediğinin bildirildiği, Yüksek Sağlık Şurasının 26-27 Kasım 2015 toplantı tarihli 13719 sayılı Kararında da özetle bebekte meydana gelen brakial plexus yaralanmasının öngörülemeyen ve önlenemeyen bir doğum komplikasyonu olduğu, brakial pleksus yaralanması tanısı konduktan sonra da bu tanıya yönelik gerekli tedavi ve takibin yapıldığı, ilgili hekimlerin eylemlerinin tıp kurullarına uygun olduğu,
sanıklara kusur atfedilemeyeceğinin belirtilmesi karşısında, mahkemenin kabul ve takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2019/8624, K. 2020/3987, 24 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama