KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2019/8987 E., 2022/3747 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2022
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 2863 sayılı Kanuna aykırılık
- Hüküm
- 1-Sanık ... hakkında; CMK’nın 223/2-e maddesi gereğince beraat
Karar Metni
683 kelime·3 dk okuma
2- Sanık ... hakkında; 2863 sayılı Kanunun 65/1, TCK’nın 62/1, 52/2-4, 58/6-7, 53/1. maddeleri gereğince mahkumiyet
2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık ...’un beraatine ilişkin hüküm, müşteki vekili tarafından, sanık ...’un mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: “28/03/2013” olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında yanlış yazılması, mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmekle bozma nedeni yapılmamıştır. 1-Müşteki vekilinin, sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde;
Mahkemece Kültür ve Turizm Bakanlığı adına, duruşma gün ve saaatini bildirir davetiyenin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, Kültür ve Turizm Bakanlığı adına Hazine vekilinin, 29/01/2015 tarihli dilekçe ile davaya katılma talebinde bulunduğu halde, adı geçen kurumun katılan olarak kabulüne yönelik bir karar verilmediği anlaşılmakla birlikte, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21/11/2006 tarihli, 2006/2-249-247 sayılı, 15/07/2008 tarihli, 2008/9-95-195 sayılı ve 19/10/2010 tarihli, 2010/9-149-105 sayılı kararlarında belirtildiği üzere, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp karara bağlanmayan katılma isteklerinin,
temyiz incelemesi sırasında herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını gerektirmiyorsa, karara bağlanması mümkün olduğundan, Kültür ve Turizm Bakanlığının suçtan zarar görmesi ve bu hususta herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasına gerek bulunmaması nedeniyle, 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca, açılan davaya katılan olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Korunması gerekli kültür varlığı olarak tescilli Şişli İlçesi 597 ada 20 parsel nolu taşınmazın bodrum ve zemin katında yapılan izinsiz uygulamalara ilişkin olarak açılan kamu davası kapsamında, sanık ...’nin savunmasında üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği, dava konusu yeri kardeşi Kemal’in işlettiğini, dava konusu yerden elde edilen hak ve menfaatlerden yararlanmadığını, herhangi bir tadilat yapmadığını ve yapılması için talimat da vermediğini beyan ettiği, sanık ...’in de 10/03/2015 tarihli duruşmadaki beyanında, dava konusu yerden elde edilen tüm menfaatlerin kendisine ait olduğunu, sanık ...’nin dava konusu yerle ilgisinin olmadığını belirttiği anlaşılmakla,
Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçun sanık ... tarafından işlendiğinin sabit olmadığı, gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, beraata ilişkin hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
2-Sanık ... müdafinin, sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz talebinin incelenmesinde ise;
Korunması gerekli kültür varlığı olarak tescilli şişli ilçesi 597 ada 20 parsel nolu taşınmazın bodrum ve zemin katında yapılan izinsiz uygulamalara ilişkin olarak açılan kamu davası kapsamında, sanık ...’in savunmasında, dava konusu yeri 30 yıldır kullandığını, yaptırdığı tadilatların basit tadilat niteliğinde olduğunu, binanın plan ve projesi dışında bir tadilat yaptırmadığını ileri sürdüğü, mahkemece mahallinde icra edilen keşif neticesinde alınan inşaat mühendisi bilirkişi raporu ve ek rapor ile,
sanığın dava konusu tescilli binada yaptığı uygulamaların, esaslı nitelikte, inşai ve fiziki müdahale kapsamında olup tescilli binaya zarar verdiği, aynı zamanda uygulamalarda kullanılan usul ve malzemelerin binanın orjinal dokusu ile uyumlu olmayıp tarihi dokuya aykırı nitelikte olduğu hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/01/2018 tarih, 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı ve 23/01/2018 tarih, 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında vurgulandığı üzere, sanıklar hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği dikkate alındığında, 5237 sayılı TCK'nın 52/4. maddesine yönelik uygulama bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin, cezanın teşdiden uygulanmasının yerinde olmadığına, sanık hakkında CMK’nın 231. maddesi hükümlerinin uygulanması gerektiğine, yeninden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması sırasında tekerrüre esas alınan ilamın belirtilmesi sırasında İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi yerine İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi olarak yazılması,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2019/8987, K. 2022/3747, 17 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama