KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2020/10419 E., 2024/4884 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/401 E., 2016/98 K.
- Suç
- Taksirle öldürme
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
1.042 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4-1.a ve 52/2-4. maddeleri uyarınca 21.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile karar verildiği, sanığın kasıtlı olarak eylemi gerçekleştirdiği hususunun değerlendirilmesine, katılan ... vekilinin temyiz sebepleri ise; mahkemenin hatalı delil değerlendirmesi yaptığına, sanığın beyanlarının çelişkili olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine ve kararın hatalı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; ölen ... ve sanık ...'nın amca çocukları olup aynı zamanda dünür oldukları ve İzmir ili Menderes ilçesi Çamönü köyünde oturdukları, aralarında herhangi bir husumet bulunmadığı,
ölen ile sanığın olay tarihinden geriye doğru son bir aylık sürede ikamet ettikleri Çamönü köyünün Partakuş mevkiindeki kendilerine ait zeytinlikteki ağaçların zarar veren domuzları avlamak için bu arazinin bulunduğu bölgeye domuz avına gittikleri, olay günü de yine domuz avlamak için saat 19:00 sıralarında ölenin kullandığı araçla aynı bölgeye domuz avlamak üzere gittikleri, birlikte geldikleri aracı kendileri adına tapuda kayıtlı olan zeytinliğin yakınına park ettikleri, ölenin aynı zamanda muhtar olduğu,
sanığa çok yorgun olduğunu ve üzerinde takım elbisesi olduğunu, bu nedenle kendisinin araç içinde bekleyeceğini söylediği ve aracın yanında durduğu, sanığın ise aracın yanından eline av tüfeğini alarak yaklaşık 150-200 metre ileriye gidip orada domuz beklediği, saat 21:00-21:30 sıralarında dönmek için arabaya doğru yaklaştığında araca yaklaşık 50 metre mesafede domuz izleri gördüğü ve bu izleri takip ederek araca doğru gelmeye başladığı, havanın karanlık olduğu,
sanığın hışırtı şeklinde ses duyması üzerine bu hışırtıyı domuzun çıkardığını düşünerek elinde bulunan Menderes Adli Emanetin 2011/223 sırasında kayıtlı yarı otomatik av tüfeği ile hışırtı sesinin geldiği yöne doğru bir el ateş ettiği ve sanığın bu şekilde av tüfeğini ateş etmesinin hemen sonrasında ölen ...'nın "abi beni vurdun" diye seslenmesi üzerine sanığın domuz zannederek amcasının oğlu olan öleni vurmuş olduğunu anladığı ve hemen ölenin yanına koştuğu ve aracın yanına taşımak istediği, ancak taşıyamadığı ve aracı ölenin yanına getirdiği,
öleni araca bindiremediği ve cep telefonuyla tanık ...'yi ve onun ardından da ölenin oğlu olan katılan ...'yı telefonla arayarak olay yerine çağırdığı, olay yerine gelenler tarafından yaralı olan ölenin İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesine götürüldüğü, ancak tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybettiği olayda, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın aralarında herhangi bir husumet bulunmayan öleni kasten öldürdüğüne ilişkin somut, yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediği,
sanık ile ölenin akraba oldukları, olay öncesi sanığın öleni öldürmesine sebep olabilecek hiçbir husumet veya anlaşmazlığın dosyaya yansımadığı, soyut olarak ölenin yakınları olan katılanların sanığın kasten öldürmek amacıyla ateş etmiş olabileceğine dair iddia ve tahminlerinin hiçbir maddi ve somut delille desteklenmediği gibi ceza hukukunun temel prensiplerinden olan şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın olay gecesi öleni görerek ateş ettiğinin değil, savunmasında olduğu gibi, ağaçlar arasından gelen domuz gezme sesi olarak duyduğu yöne doğru ateş ettiğinin mevcut deliller karşısında kabulünün zorunlu olduğu,
sanığın savunmalarının aksinin ispatlanamadığı, bu dereceye yoğun şüphe ile kasten veya olası kastla veya bilinçli taksirle hareket ettiğinin ve ateş ettiğinin kabul edilemeyeceği ve bunun dosya kapsamına uygun düşmeyeceği, TCK'nın 22/3 maddesinde belirtilen bilinçli taksir uygulamasının da dosyada uygulanma ihtimalinin bulunmadığı,
zira kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksirin mevcut olabileceği, oysa sanığın kusurlu davranışı olan elinde tüfek mevcut iken hedefindeki varlığın ne olduğundan emin olmadan ateş etmesi eyleminde ölüm neticesinin öngörmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1 maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, katılanlar vekillerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Sanık ile ölenin kuzen ve aynı zamanda dünür oldukları, dosyaya yansıyan delillere göre aralarında bir husumet bulunmadığı, ölen ile sanığın hemen her akşam kendilerine ait zeytinlikteki ağaçlara zarar veren domuzları avlamak için bu arazinin bulunduğu bölgeye domuz avına gittikleri, olay günü de yine domuz avlamak amacıyla saat 19:00 sıralarında ölenin kullandığı araçla Çamönü köyünün Partakuş mevkiindeki zeytinlik alana gittikleri, ölenin sanığa araçta bekleyeceğini söylediği, sanığın ise kendisi adına ruhsatlı av tüfeğini alarak yaklaşık 150-200 metre ileriye gidip saat 21:00-21:30 sıralarına kadar domuzları beklediği,
sonrasında dönmek için arabaya doğru 50 metre yaklaştığında, gerisinde kalan ağaçlık bölgeden duyduğu bir çıtırtı sesi üzerine sesin geldiği yöne doğru, burada domuz olduğunu düşünerek bir el ateş ettiği ancak tüfekten çıkan şevrotin olarak tabir edilen iri taneli saçmaların ölene isabet ederek ölümüne neden olduğu olayda, sanığın domuz avına ilişkin herhangi bir bilgi ve tecrübesi bulunmamasına rağmen, avcılık kurallarına aykırı olarak gece vakti domuz avına çıktığı, yine aynı kurallara aykırı olarak sabit bir yerde bekleyerek avlanması gerekirken hareketli şekilde avlanmaya devam ettiği,
tüfeğini ateşlediği sırada avlanma sahasına birlikte geldiği ölenin bulunduğu yeri kontrol etmeden ve o sırada hangi konumda olduğu bilgisine sahip olmadan, hedefinde av hayvanını bulunduğuna dair kesin bir bilgiye sahip olmadan çıtırtının geldiği yöne doğru ateş ettiği, üstelik avda kullandığı 12 çap yivsiz av tüfeği fişeğinin şevrotin tabir edilen, içinde 9 adet ortalama 8mm çapında kurşun alaşımlı bilya bulunan, 5-10 metreden sonra yoğun dağılım gösteren, 35 metre civarında ise 2 ila 5 metre arasında orantısız dağılım gösteren,
gösterdiği tehlike sebebiyle Orman ve Su işleri Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün 2012-2013 av dönemi Merkez Av Komisyonu (MAK) kararlarının 16. maddesi gereğince kullanımı yasaklanan fişeği kullandığı, bu kapsamda sanığın söz konusu eylemiyle neticeyi öngörmesine rağmen kendi becerisine güvenerek eylemini sürdürerek suçun meydana gelmesine bilinçli taksirle sebebiyet verdiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılanlar vekillerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/10419, K. 2024/4884, 2 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama