KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2020/10521 E., 2021/1706 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2021
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Karar Tarihi
- 16/07/2020
Karar Metni
662 kelime·3 dk okuma
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 16/07/2020 tarihli ve 2020/20170 soruşturma, 2020/6367 esas, 2020/978 sayılı seri muhakeme usulüne tabi talepnamenin, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin bilgilendirmenin eksik olduğu gerekçesi ile iadesine dair Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/07/2020 tarihli ve 2020/1060 esas, 2020/1153 sayılı kararını müteakip, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 16/07/2020 tarihli ve 2020/21030 soruşturma, 2020/6797 esas, 2020/1040 sayılı seri muhakeme usulüne tabi talepnamenin,
hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin bilgilendirmenin eksik olduğu gerekçesi ile iadesine dair Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/07/2020 tarihli ve 2020/1078 esas, 2020/1157 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 250/2. maddesinde yer alan, “Cumhuriyet savcısı veya kolluk görevlileri, şüpheliyi, seri muhakeme usulü hakkında bilgilendirir.” şeklindeki, aynı maddenin 3. fıkarasında yer alan, “Cumhuriyet savcısı tarafından seri muhakeme usulünün uygulanması şüpheliye teklif edilir ve şüphelinin müdafii huzurunda teklifi kabul etmesi halinde bu usul uygulanır.” şeklindeki, aynı maddenin 9. fıkrasında yer alan, “ Mahkeme,
şüpheliyi müdafii huzurunda dinledikten sonra üçüncü fıkradaki şartların gerçekleştiği ve eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu kanaatine varırsa talepte belirtilen yaptırım doğrultusunda hüküm kurar; aksi takdirde talebi reddeder ve soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla dosyayı Cumhuriyet Başsavcılığına gönderir.
Mazaretsiz olarak mahkemeye gelmeyen şüpheli, bu usulden vazgeçmiş sayılır.” şeklindeki, anılan maddenin 14. fıkrasında yer alan, "Dokuzuncu fıkra kapsamında Cumhuriyet savcısının talebi doğrultusunda mahkemece kurulan hükme itiraz edilebilir.” şeklindeki, keza Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliğinin 8. maddesindeki ''Cumhuriyet savcısı seri muhakeme usulüne tabi bir suçun işlendiği izlenimi veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.
Soruşturma konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması Cumhuriyet savcısının maddi gerçeği araştırma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz'' ve anılan Yönetmeliğin 14. maddesindeki "Mahkeme, eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu,
bu usulün şüpheliye Kanunda öngörülen koşullar çerçevesinde teklif edildiği ve şüphelinin bu teklifi müdafii huzurunda özgür iradesiyle kabul ettiği kanaatine varırsa talepte belirlenen yaptırım doğrultusunda hüküm kurar." ve aynı Yönetmeliğin 13/4. maddesindeki "Mahkemece, isnat olunan suçun seri muhakeme usulü kapsamında olmadığı veya Kanunun 250. maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen şartların gerçekleşmediği kanaatine varılması hâllerinde talep reddedilir.
Bu durumda, dosya Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir ve soruşturma genel hükümlere göre sonuçlandırılır." şeklindeki düzenlemeler karşısında, her ne kadar Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/07/2020 tarihli kararında “…Soruşturma dosyası içeriğine göre şüpheli hakkında Cumhuriyet Savcılığınca düzenlenen talepnamede yaptırım uygulanırken, sanığa HAGB bilgilendirmede eksik olduğu, sabıka kaydı incelendiğinde, şüpheli hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasının yasal koşullarının oluşabileceği anlaşıldığından,
bu hususun değerlendirilmesi için talepnamenin iadesine," şeklindeki gerekçe ile talepnamenin iadesine karar verilmiş ise de;
Somut olayda, Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 16/07/2020 tarihli ve 2020/20170 ve 2020/21030 soruşturma sayılı seri muhakeme bilgilendirme tutanakları ile seri muhakeme teklif ve kabul tutanaklarının usulüne ve mevzuat hükümleri kapsamında hukuka uygun olduğu, şüpheli tarafından işlendiği iddia edilen trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun seri muhakeme usulü kapsamında olduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verme yetkisi ve takdirinin Cumhuriyet savcısında olduğu,
nitekim Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca gerek 2020/20170 soruşturma sayılı dosyada gerekse 2020/21030 soruşturma sayılı dosyada yer alan kabul ve teklif tutanaklarında, şüphelinin bir daha suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşmaması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmediğinin belirtilmiş olduğu,
bu haliyle değerlendirildiğinde Cumhuriyet savcısının takdir yetkisinde olan bir durumun talepname düzenlenmesinin iade sebepleri arasında sayılmadığı gözetilmeden, talepnamenin iadesine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca, anılan kararının bozulması lüzumu, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 20/10/2020 gün ve 94660652-105-20-11920-2020-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26/10/2020 gün ve 2020/93165 sayılı ihbarnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla;
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/10521, K. 2021/1706, 17 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama