Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2020/1980 E. , 2021/8355 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat Hüküm : Davacının tazminat talebinin kısmen kabulü ile 4.882,50 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, d
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2020/1980 E. , 2021/8355 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : 466 sayılı Kanun gereğince tazminat Hüküm : Davacının tazminat talebinin kısmen kabulü ile 4.882,50 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Tazminat talebinin dayanağı olan Kumluca Sulh Ceza Mahkemesinin 2006/425 esas 2008/126 karar sayılı ceza dosyası kapsamında, 5682 sayılı Yasaya muhalefet suçundan davacıya ait 26 DC 257 plaka sayılı araca 17.10.2001 tarihinde el konulduğu, yapılan yargılama sonunda 10.04.2008 tarihinde davacının beraatine ve aracın iadesine karar verildiği, hükmün 04.11.2008 tarihinde kesinleştiği, davanın el koyma tarihi olan 17.10.2001 ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun yürürlük tarihi olan 01.06.2005 arasındaki dönem için yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanuna tabi olduğu, 01.06.2005 ile iade tarihi olan 10.04.2008 tarihleri arasındaki dönem için ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa tabi olduğu anlaşılmakla; Davacının 7.000,00 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, davacının öncelikle İdare Mahkemesinde dava açtığı, Antalya 1. İdare Mahkemesinin 30.04.2012 tarih, 2011/388 esas 2012/612 karar sayılı ilamı ile dava konusu uyuşmazlığın çözümünün adli yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle, reddine karar verildiği, bunun üzerine davacının ağır ceza mahkemesinde dava açması üzerine, yerel mahkemece el koyma işlemi dolayısıyla mahkemenin görevsizlik kararı verilmesi üzerine, görev uyuşmazlığının çözümü için dosyanın Uyuşmazlık Mahkemesine gönderildiği, Uyuşmazlık Mahkemesinin 29.12.2014 tarih, 2014/1012 esas 2014/1078 karar sayılı ilamı ile davanın adli yargı olan ağır ceza mahkemelerinde bakılması gerektiğinin belirtildiği, yerel mahkemece 4.882,50 TL maddi, 500 TL manevi tazminatın 31.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmesi üzerine Dairemizce yapılan incelemede, davacıya ait kamyonla ilgili el koyma, kamyonun iadesi ve teslimine ilişkin tüm aşamalardaki tutanak, karar, müzekkere ve belgeler incelenerek ve onaylı birer suretleri de dosya içerisine alınarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, davacının gözaltında kalması nedenine dayalı 200 TL maddi ve 500 TL manevi tazminat talebine ilişkin olarak, 04/09/2014 tarih, 2014/258 esas 2014/270 karar sayılı karar ile tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı lehine 12,27 TL maddi, 200 TL manevi tazminata hükmolunduğu ve kararın kesinleştiği dikkate alınmadan, gözaltında kalması nedeniyle davacı lehine 500 TL manevi tazminata hükmolunması gerekçeleri ile hükmün bozulması üzerine yerel mahkemece duruşma açılıp, 4.882,50 TL maddi tazminatın 31.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesinde; Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Davacıya ait araca 17.10.2001 tarihinde el konulduğu, el koyma işleminin 01.06.2005 tarihinden önce gerçekleşmiş olması nedeniyle 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 6. maddesine göre, davanın 466 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğu, haksız el koyma işleminin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan 466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanunun 1. maddesinin 6. fıkrasında hangi hallerde tazminat istenebileceğinin tahdidi şekilde sıralandığı ve anılan Kanunun 1. maddesi kapsamında haksız el koyma nedeniyle tazminat isteme konusunda düzenleme bulunmadığı, 466 sayılı Kanunun 1. maddesi hükmü nedeniyle haksız el koyma nedeniyle tazminat istenemeyeceği, 01.06.2005 - 10.04.2008 tarihleri arasındaki el koyma işleminin ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa tabi olduğu ve her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 141/1-j maddesinde “Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,” kişilerin uğramış olduğu zararları Devletten isteyebileceği belirtilmiş ise de 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 142/1. maddesinde koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemlerinin her halde karar veya hükümlerin kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde dava konusu edilebileceğinin belirtildiği, bu kapsamda tazminat talebinin dayanağı olan Kumluca Sulh Ceza Mahkemesinin 2006/425 esas 2008/126 karar sayılı hükmünün 04.11.2008 tarihinde kesinleştiği, tazminat davasının ise hükmün kesinleşme tarihini izleyen bir yıllık süre geçtikten sonra 30.07.2012 tarihinde açıldığı gözetilerek süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kısmen kabulüne karar verilmesi, Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin ve davacı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 29.11.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.