KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2020/756 E., 2021/8984 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2021
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Taksirle öldürme
- Hüküm
- TCK’nın 85/1, 62/2, 51, 51/3-7, 53/1-a.b.d.e maddeleri uyarınca
Karar Metni
563 kelime·3 dk okuma
mahkumiyet
Taksirle öldürme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi gereği düşünüldü; Sanığın yokluğunda 25/03/2015 tarihinde verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin gerekçeli karar 28/04/2015 tarihinde usulüne uygun olarak sanığın eşine tebliğ edildiği, sanığın da müdafii aracılığıyla 04/05/2015 havale tarihli temyiz dilekçesi ile hükmü CMUK’un 310/1. maddesinde belirlenen sürede temyiz ettiği anlaşılmakla bu hususta ret içeren tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.
Olay tarihinde ...'ın ikamet etmiş olduğu binanın asansörüne bindiği, binanın 3. ve 4. katı arasına geldiği sırada elektrik kesilmesi nedeniyle asansörün durduğu, bunun üzerine kendi imkanları ile asansörün kapısını açıp asansörden inmeye çalıştığı, ancak asansör boşluğuna düşüp yaralandığı, yaralı şekilde Kızıltepe Devlet Hastanesine kaldırıldığı, Kızıltepe Devlet Hastanesinden, Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildiği, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadığı ve 27/02/2012 tarihinde hayatını kaybettiği olayda.
28/02/2012 tarihli tutanakta da belirtildiği üzere; bahse konu asansörde yapılan kontrolde asansörün kapağı açılarak bakıldığında asansörün 3. ve 4 kat arasında kaldığı muhtemelen şahsın içeriden kapıyı açtığı ve dışarı çıkmaya çalıştığı sırada sarkmadan dolayı asansörü boşluğuna düştüğü asansörün içeriden otomatik kapısının olmadığı kapı ile kabin arasında boşluğun çok fazla olması sebebiyle kapı kilidine kolayca ulaşılabileceği, asansör kabinini sabitleyen parçaların gevşek olduğundan asansörün sallandığı, asansör genel olarak kontrol edildiğinde ise bakımının iyi yapılmadığı;
yargılama aşamasından alınan bilirkişi raporlarında da birbirini destekler nitelikteki belirlemelerden de anlaşılacağı üzere; asansörün elektrik kesilmesinden dolayı 3. ve 4. katlar arasında kaldığı asansör kabin zemininin 3.katı asansör kapı zemininden 164 cm yukarıda kalmış olduğu, asansörün kabin zemininin 3 kat kapı üst seviyesinden 29 m aşağıda kaldığı, tespit konusu asansörün acil kurtarma tertibatının bulunmadığından asansörün en yakın kat seviyesine ulaşamadan olduğu yerde durduğu,
ölenin yardım istemesi yerine kendi imkanları ile içeriden asansörün kapsını açtığı ve dışarı çıkmaya çalıştığı, ölenin en yakın 4. kattaki kapı yerine 3. kattaki kapıyı açtığı, kabin altı saç eteğinin bulunmadığı, ayrıca asansörde otomatik kata getirme sisteminin bulunmaması, asansörün yapılması sırasında bu sistemin kurulmamasının bir sonucu olduğu, bu husus yasa ve yönetmeliklere göre asansör yapım şirketin yerine getirilmesi gereken bir görev olduğu,
bu nedenle olayın meydana geldiği asansörde otomatik kata getirme sisteminin kurulmaması nedeniyle olayın meydana geldiği asansörü imal eden firmanın yetkilisi olan sanık ...’ın asli kusurlu; asansörün bakım ve onarım işlerini yapmakla yükümlü firmanın yetkilisi olan sanık ...’ın ise bakımını yaptığı asansörde otomatik kata getirme sistemi bulunmadığı konusunda bina sahiplerini uyarması ve bunun kurulmasını sağlaması gerekirken gerekli özen ve dikkati göstermemesi sebebiyle olayın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre,
Sanık hakkında takdiri indirim uygulama maddesinin 5237 sayılı TCK'nın 62/1. maddesi yerine TCK'nın 62/2. maddesinin yazılması suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine aykırı davranılması,
5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinde tanımlı hak yoksunluklarının taksirli suçlarda uygulama olanağı bulunmadığı gözetilmeden taksirle yaralama suçundan hüküm kurulurken anılan madde ile sanık hakkında hak yoksunluğuna hükmedilmesi,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/756, K. 2021/8984, 20 Aralık 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama