KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2020/908 E., 2021/1040 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2021
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Karar Tarihi
- 20/06/2019
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 179/3 delaletiyle 179/2, 62/1 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.000,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Çorlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/06/2019 tarihli ve 2018/613 esas, 2019/407 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sabit görülen eylemine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 179/2. maddesinde doğrudan ya da seçimlik olarak adlî para cezası öngörülmemiş olmasına rağmen sanık hakkında doğrudan adlî para cezası tayin edilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 30/03/2020 gün ve 94660652-105-59-16088-2019-Kyb sayılı yazılı istemlerine müsteniden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.05.2020 tarih ve 2020/43031 sayılı ihbarnamesiyle mevcut evrak tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın suç tarihinde 2,42 promil alkollü şekilde sevk ve idaresindeki araçla maddi hasarlı tek taraflı trafik kazasına karışması üzerine açılan kamu davası sonucunda Çorlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/06/2019 tarihli ve 2018/613 esas, 2019/407 sayılı kararıyla sanığın üzerine atılı trafik güvenliği tehlikeye sokma suçunun TCK’nın 179/3-2 maddesinde düzenlenen karşılığında hapis cezası öngörülmüş olmasına rağmen sanık hakkında TCK’nın 179/3-2 maddesi gereğince temel cezanın 120 gün karşılığı adli para cezası şeklinde doğrudan adli para cezası olarak belirlenmesinde ve nihayet sanık hakkında TCK’nın 62/1 maddesi uygulanarak 100 gün karşılığı günlüğü 20 TL’den olmak üzere kesin nitelikte adli para cezasına hükmedilmesinde isabet görülmediğinden,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/908, K. 2021/1040, 2 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama