KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2021/10000 E., 2025/2281 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/4520 E., 2020/808 K.
- Dava
- Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
- Hüküm
- İstinaf başvurularının esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
614 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 40.000,00 TL maddi ve 150.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinde; maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; ceza soruşturması sırasında avukatlık ücreti ödediğine sağlık problemleri yaşadığına, adli kontrol nedeniyle yurt dışında yaşayan ailesinin yanına gidemediğine, maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, hükmedilen manevi tazminatın düşük olduğuna ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Cumhuriyet Başavcılığının 2018/192565 Soruşturma, 2018/90396 Karar sayılı ceza dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 16.08.2016-21.10.2016 tarihleri arasında 66 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda 27.11.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı,
zabıt katibi olarak çalışmaktayken KHK ile meslekten ihraç olan davacıya, maaşının üçte ikisi ödenmesi gerektiğinden maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, davacının tutuklu kaldığı süre, sosyal ekonomik durumu, atılı suçun niteliği, tutuklamanın davacı üzerinde bıraktığı olumsuz etkiler de dikkate alınarak zenginleşmeye neden olmayacak şekilde manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesi ile kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğunun kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının, esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1. Soruşturma aşamasında davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiğini beyan etmesi karşısında; tazminat talebinin dayanağı olan soruşturma sırasında davacının baro tarafından atanan bir müdafii ile mi yoksa iradi bir vekil ile mi temsil edildiği araştırılarak, davacının iradi bir vekil ile temsil edildiğinin tespit edilmesi halinde kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde ceza soruşturması evresinde takip edilen işler için belirlenen vekalet ücreti miktarının maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/10000, K. 2025/2281, 4 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama