KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2021/10241 E., 2025/6289 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/2577 E., 2020/976 K.
- Suç
- Taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma
- Hüküm
- Beraat
- Tebliğname görüşü
- Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
Karar Metni
840 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan ... vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4, 50/1-a, 52/3 maddeleri uyarınca 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile CMK' nun 280/2 maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak sanık hakkında taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri; beraat hükmünün kaldırılarak sanığın cezalandırılması gerektiğine, sanığın tali kusurlu olduğunun tespit edildiğine, sanığın üst sınırdan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; sanığın tali kusurlu olduğunun hem soruşturma safhasında alınan bilirkişi raporu ile hem de Adli Tıp kurumu raporu ile sabit olduğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 14:45 sıralarında sanık sürücünün sevk ve idaresindeki motosiklet ile meskun mahalde, gündüz vakti orta refüj ile bölünmüş tek yönlü asfalt kaplama yolda seyir halindeyken, olay mahalli yaya geçidi mahalline geldiğinde,
yaya geçidini kullanarak yolun sağından soluna geçiş yapmak isteyen hakkında verilen ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin kararı kesinleşen temyiz dışı katılan sanık sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki elektrikli bisikletin sol yan kesimine aracının ön kısmı ile çarpması sonucunda elektrikli bisiklette yolcu olarak bulunan ... 'ın öldüğü, katılan sanık sürücünün basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığı olayda.
Mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 13.02.2018 tarihli raporuna göre, sanığın tali kusurlu olduğu kabul edilmiş ve sanığın 5237 sayılı TCK'nın 85/2 maddesi gereğince mahkumiyetine karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesince, sanığın sevk ve idaresindeki motosikleti ile normalin üzerinde hızlı olduğuna ilişkin delil bulunmadığı, temyiz dışı katılan sanık sürücü ...'ın elektrikli bisikleti ile sanığın sevk ve idaresindeki motosikleti ile arasında yaklaşık "5" metre mesafe kalmasına rağmen aniden yaya geçidine girerek seyri nedeniyle 2918 Sayılı Kanunun 66/1 maddesinde belirtilen “bisiklet, motorlu bisiklet ve motosikletlerin yayaların kullanmasına ayrılmış yerlerde kullanılması yasaktır” hükmüne aykırı davranışı nedeni ile kazanın gelmesine neden olduğu ve tam kusurlu olduğu kabul edilmiş ve sanık hakkında kusuru bulunmadığı gerekçesi ile, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Oluş ve dosya kapsamına göre, olay günü saat 14:45 sıralarında sanık sürücünün sevk ve idaresindeki motosiklet ile meskun mahalde, gündüz vakti orta refüj ile bölünmüş tek yönlü asfalt kaplama yolda seyir halindeyken, olay mahalli yaya geçidi mahalline geldiğinde, yaya geçidini kullanarak yolun sağından soluna geçiş yapmak isteyen hakkında verilen ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin kararı kesinleşen temyiz dışı katılan sanık sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki elektrikli bisikletin sol yan kesimine aracının ön kısmı ile çarpması sonucunda elektrikli bisiklette yolcu olarak bulunan ... 'ın öldüğü,
katılan sanık sürücünün basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığı olayda; dosyada bulunan ve birbirini doğrulayan trafik kazası tespit tutanağında, trafik bilirkişi raporunda ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda, sanığın yönetimindeki motosiklet ile yaya geçidi mahalline asgari hızla dikkatli bir şekilde yaklaşmayıp seyrine göre sağ taraftan kontrolsüz bir şekilde yola giren katılan sanık idaresindeki elektrikli bisiklete mevcut hızı ile önlemsiz vaziyette çarptığı olayda tali kusurlu olduğunun tespit edildiği, sanığın Antalya 4. Ağır Ceza Mahkemesinde alınan savunmasında;
... yaya geçidine yaklaştığında katılan sanık ...'ı elektrikli bisiklet ile gördüğünü, göz kontağı kurduklarını, yaya geçidine 5 metre kaldığında katılan sanığın birden yaya geçidine fırladığını, fren yaptığını ancak kazaya engel olamadığını savunması karşısında; kazanın yaya geçidinde meydana gelmesi ve olaydan önce sanığın, katılan sanıkla göz teması kurabilecek kadar birbirlerini görmeleri nazara alındığında; sanığın sevk ve idaresindeki aracının teknik özelliklerini de dikkate alarak,
hızını gerektiği şekilde düşürerek ve etkili şekilde fren tedbirini uygulayarak ölüm ile neticelenen kazayı engelleme imkanı varken bu tedbirleri almakta gecikmesi sebebiyle meydana gelen kazada tali derecede kusurlu olduğunun kabulü ile taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle katılan vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/10241, K. 2025/6289, 8 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama