KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2021/10654 E., 2025/3740 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/2543 E., 2020/726 K.
- Hüküm
- Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
- Tebliğname görüşü
- Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
Karar Metni
498 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacının haksız soruşturma, gözaltı, tutuklama nedeniyle 35.530,00 TL maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden faiz talebinin kısmen kabulü ile maddi tazminatın reddine, 10.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının maddi tazminatın tazminata esas dosyada ödenen vekalet ücreti olan 600,00 TL'nin kovuşturmaya yer olmadığına dair karar tarihinden yasal faizi ile verilmesi gerektiğinden düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, tazminata esas dosyada öden tüm vekalet giderinin tazminat kapsamında ödenmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğunu, belirtmiştir.
III. DAVA KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Hakkari Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/2086 Soruşturma, 2017/1392 Karar sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 04.08.2016 - 17.11.2016 tarihleri arasında 105 gün gözaltı ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kararın 16.11.2017 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile tebliğ edilmediği, gözaltı ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı,
davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı vekilinin ve davacı vekilinin istinaf başvurularının, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/10654, K. 2025/3740, 14 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama