KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2021/1285 E., 2025/1129 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2013/580 E., 2016/979 K.
- Suç
- Taksirle öldürme
- Hükümler
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
911 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1.a, 52/2-4.maddeleri uyarınca 30.250,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1.a, 52/2-4.maddeleri uyarınca 15.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; kusur tespitine, sanığın cezai sorumluluğunun söz konusu olmadığına, sanığın yetkilisi olduğu şirket ve çalışanları şantiyede tüm iş güvenliği tedbirlerini almış olduğuna, sanığın şantiye şefi ve ustabaşı görevlendirdiğine, müvekkil şirket tarafından tüm güvenlik önlemlerinin alınmış olduğuna, kazanın tamamen ölenin kusurundan kaynaklandığına, müvekkil şirket ve çalışanlarının kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusur veya ihmali olmadığına, kazazedenin ailesinin maddi zararlarının karşılandığına, kararın yasaya, usule ve hakkaniyete aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; kusur tespitine, işyerinde her türlü güvenlik önlemlerinin alınmış olduğuna, ölenin kazanın meydana gelmesine tamamen kusurlu olduğuna, oluşa uygun olmayan bilirkişi raporuna göre karar verilmesinin doğru olmadığına bozmayı gerektirdiğine, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanması gerekirken uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; ölenin yaklaşık 20 günlük vasıfsız işçi olarak otel inşaatında çalışmaya başladığı, söz konusu inşaat şirketinin yönetim kurulu başkanı olan sanık ..., şantiye şefinin mimar sanık ..., ustabaşının ise hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kesinleşen temyiz dışı sanık ... olduğu,
aynı iş yerinde çalışan ve dinlenen tanık beyanlarına göre işçilerin gündüz 8 saat normal, akşam 3 saatte fazla mesai yaparak çalıştıkları, akşam temizlik işlerini yaptıkları, her gün bir işçinin mutfakta çalışan kişiye bulaşıkları yıkamak konusunda yardım ettiği, bulaşık yıkanmasına yardım eden kişinin bulaşıklar yıkandıktan sonra fazla mesaisine devam ettiği, olay tarihinde ölenin de normal çalışması bittikten sonra akşam yemeği ve kendisine sıra gelmesi sebebiyle bulaşıkların yıkanmasına saat 19.00-19.30'a kadar yardım ettiği, daha sonra kendi görevi doğrultusunda 3 saatlik inşaattaki atıkları temizlemek üzere görevine başladığı,
yeterince aydınlatılmayan şantiyede yerden yaklaşık 20 metre yükseklikteki terasın en güney uç kesimindeki odanın orta bölümünde bulunan havalandırma boşluğundan aşağıya düşerek öldüğü olayda; dosya içerisindeki son bilirkişi raporunda iş veren müteahhit ...'in kusurlu olmadığı belirtilmiş ise de bu rapor içeriği incelendiğinde iş veren müteahhidin denetleme yükümlülüğüne hiç değinilmediği, ayrıca önceki bilirkişi raporlarında sanık ...'e asli ve tali kusurlar yüklenildiği, işverenlerin işyerinde iş sağlığı ve güvenliği için gerekli önlemleri alma ve bu önlemlere uyulup uyulmadığını denetleme yükümlülükleri bulunduğu,
her ne kadar sanık ... iş yerine şantiye şefi atamış ise de şantiye şefine denetleme görevinin sanık ... açısından devam ettiği, şantiye şefini seçerken yeterince özenli davranmayan ve iş yerinde iş sağlığı güvenliği önlemlerinin alınıp alınmadığını ve şantiye şefinin çalışmalarını denetlemeyen iş veren ...'in kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu olduğu, şantiye şefi sanık ...'in ise iş yerinde yeterli iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almadığı inşaatın kat boşluklarının kapatılmasının sağlanamadığı, işçilerin gece şartlarında tam aydınlanmamış alanda çalışmalarına sebebiyet verdiği,
işçilerin emniyet kemeri kullanmasını denetlemediği kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu kabul edilmiş ve Mahkemece sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1.a, 52/2-4.maddeleri uyarınca 30.250,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1.a, 52/2-4.maddeleri uyarınca 15.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Manavgat 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebebinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/1285, K. 2025/1129, 5 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama