İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/3004 K.2022/1465

Taksirle yaralama suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ..., sanık ... ve sanık ... tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:…

Esas2021/3004Karar2022/1465Tarih28 Şubat 2022Okuma5 dk · 962 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2021/3004 E., 2022/1465 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Şubat 2022
Mahkemesi
Asliye Ceza Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

962 kelime·5 dk okuma

Taksirle yaralama suçundan sanıkların mahkumiyetlerine ilişkin hükümler, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ..., sanık ... ve sanık ... tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: A-Sanıklar ... ve ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz talebinin incelenmesinde;

Sanıklara isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylem, TCK'nın 89/1. maddesinde yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir.

Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 67/4. maddesi uyarınca en fazla yarısına kadar uzayacağından, suç tarihi olan 05/11/2007 tarihinden itibaren 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımı inceleme tarihinden önce 05.11.2019 tarihinde gerçekleşmiş olmakla, dosya içeriği itibariyle de, 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığından,

hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanunun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanıklar hakkındaki kamu davasının isteme aykırı olarak DÜŞMESİNE,

B-Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan temyiz talebinin incelenmesinde; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre;

06.07.2007 tarihinde mağdur ...'nın ... Devlet Hastanesinde yapılan ameliyatı sırasında fenalaşması nedeniyle ameliyathanede bulunan gaz sisteminde sorun olduğu şüphesi üzerine hastane tarafından İl ... Müdürlüğüne yapılan ihbar neticesinde görevlendirilen müfettiş tarafından savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu, bunun üzerine sanıklar hakkında soruşturma izni alınarak soruşturmaya başlandığı ve görevi kötüye kullanma suçundan ...

Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 04.11.2008 tarihli ve 2008/343 soruşturma, 2008/128 iddianame numarası ile iddianame tanzim edildiği, iddianamenin kabulü ile sanıkların ...

Asliye Ceza Mahkemesinde yargılandığı, yapılan yargılama sonucunda sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında 01.04.2010 tarihinde beraat kararı verildiği, bu kararın Yargıtay 4. Ceza Dairesi tarafından 04.02.2013 tarihinde onanarak kesinleştiği, sanık ...'un ise 05.09.2013 tarihinde mahkumiyetine karar verildiği ve bu kararın da Yargıtay 5. Ceza Dairesi tarafından 20.06.2019 tarihinde onanarak kesinleştiği,

Dairemiz tarafından incelemeye konu dosyada ise sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında taksirle yaralama suçuna ilişkin ... Cumhuriyet Başsavcılığının 22.03.2010 tarihli ve 2007/1076 soruşturma, 2010/64 iddianame numaralı iddianamesi ile, sanık ...'un hakkında ise 2010/562 soruşturma, 2010/139 iddianame numaralı iddianame ile dava açıldığı, açılan davaların birleştirilmesi üzerine sanıkların taksirle yaralama suçuna ilişkin yargılamasının yapılması neticesinde mahkumiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır.

Bu aşamada sanıkların aynı eylemi nedeni ile mükerrer yargılama yapılıp yapılmadığının tespitini yapmak gerekmektedir. Sanıkların her iki davaya konu olan eylemi ameliyathanede yanlış bağlanan gaz sistemine ilişkindir. İlk yargılamada bu sistemin kurulumuna yönelik hatadan sorumlu olduğu düşünülen sanıklar hakkında görevi kötüye kullanmadan yargılama yapılmıştır.

Tek başına sistemin hatalı kurulması suç oluşturmamakla birlikte mağdur ...'ın yaralanması neticesinde hatalı bağlanma hususu suç teşkil edebilecektir. Bu aşamada ise meydana gelen sonuç ile sanıkların eylemleri arasında illiyet bağı kurulduğu takdirde suç vasfı değişerek aynı davada ek savunma verilmesi yolu ile taksirle yaralamadan yargılamalarının yapılması gerekmektedir.

İlliyet bağı kurulamadığı takdirde ise görevi kötüye kullanma suçundan yargılamaya devam edilmesi söz konusu olacaktır. Ancak mevcut durumda sanıklar iki faklı soruşturma üzerine açılan iki farklı dava ile aynı eylemlerinden ötürü iki ayrı suçtan yargılanmıştır. Bu durum ise bir dava şartı olan "Non bis in idem" olarak da bilinen mükerrer yargılama yapıldığı sonucunu doğurmaktadır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10.12.2019 tarihli ve 2016/10-842 E.-2019/699 K. sayılı kararında: "Kanunlarda açıkça yazılı olmamakla birlikte uygulamada yeri bulunan ve bir hukuk normu olarak doktrinde de kabul edilen "Non bis in idem" ilkesi, karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunmayan 1412 sayılı CMUK'nın 253. maddesinin üçüncü fıkrasında.

"Aynı konuda, aynı sanık için evvelce verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava var ise davanın reddine karar verilir.", karar tarihi itibariyla yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın "Duruşmanın sona ermesi ve hüküm" başlıklı 223. maddesinin yedinci fıkrasında ise. "Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir." şeklinde düzenlenmiştir.

Bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere, aynı fiil nedeniyle, aynı sanık hakkında önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa, sonradan açılmış olan davanın reddine karar verilecektir.

"Non bis in idem" ilkesine uluslararası sözleşmelerde de yer verilmiş olup konu, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin 7 numaralı Ek Protokolünün "Aynı suçtan iki kez yargılanmama ve cezalandırılmama hakkı" başlıklı 4. maddesinin ilk fıkrasında; "Hiç kimse bir devletin ceza yargılaması usulüne ve yasaya uygun olarak kesin bir hükümle mahkûm edildiği ya da beraat ettiği bir suçtan dolayı aynı devletin yargısal yetkisi altındaki yargılama usulleri çerçevesinde yeniden yargılanamaz veya mahkûm edilemez." şeklinde ifade edilmiştir.

Adil yargılama, ceza muhakemesi hukukunda sanığa ve mağdura tanınan hakların tümü ve insan hakları ihlal edilmeden yapılan yargılama olarak tanımlanmakta olup soruşturma ve kovuşturma evrelerinin tamamında geçerli olan bir hak olarak karşımıza çıkmaktadır.

Daha önce soruşturma veya kovuşturmaya tabi tutulmuş olan bireyin, aynı fiilden dolayı tekrar soruşturmaya veya kovuşturmaya tabi tutulması ve hatta buna tâbi tutulabileceği endişesi taşıması adil yargılanma hakkı ilkesine aykırılık oluşturmaktadır. Anayasamızın 36. maddesinde güvence altına alınan bu ilkenin temelinde insan onurunun korunması yatmaktadır.

Kişinin daha önce soruşturma ve kovuşturmaya tabi olduğu fiilden dolayı, önceden kanunla belirlenmiş istisnai şartlar gerçekleşmeden tekrar şüpheli veya sanık statüsüne sokulması, insan olmasından kaynaklanan varlığını yani onurunu zedeleyici niteliktedir." şeklinde belirtildiği üzere hukuk sistemimizde mükerrer yargılama yasağı bulunmaktadır.

Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların temyiz incelemesine konu dosya kapsamındaki eylemleri nedeni ile başka suç nitelendirmesi ile daha önceden yargılandıkları, sanıklar ..., ..., ... ve ...'in beraat ettikleri, sanık ...'un ise yargılama neticesinde mahkumiyetine hükmedildiği ve hükümlerin Yargıtay tarafından onandığı anlaşılmakla, sanıkların aynı eylemden dolayı haklarında açılmış bir dava ile yargılamalarının yapıldığı, incelemeye konu davanın mükerrer olduğu göz önünde bulundurulduğunda, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi;

SONUÇ / HÜKÜM

Kanuna aykırı olup, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ..., sanık ... ve sanık ...'ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca, hükmün isteme aykırı olarak BOZULMASINA; 28/02/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/3004, K. 2022/1465, 28 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/3004
Karar No
2022/1465
Tarih
28 Şubat 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/3012 K.2022/1376
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2021/3013 K.2022/855
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2021/3014 K.2022/830
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2021/3016 K.2022/609
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2021/3020 K.2022/725
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2021/3022 K.2022/1641

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.