KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2021/3429 E., 2025/2062 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2016/133 E., 2017/1683 K.
- Suç
- Taksirle öldürme
- Hüküm
- İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
- Tebliğname görüşü
- Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
Karar Metni
719 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 53/6 ve 63/1. maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanığa üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğine, re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir.
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; 58 promil alkollü sanık hakkında bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, eksik ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak hukuka aykırı karar verildiğine, eksik inceleme yapıldığına, ...'ın kusurlu olduğuna, ağır kusurun sanığın sola dönüşünden değil , yarı römorkun arkasında kamyonetin geçebileceği kadar alan bulunmasına rağmen kamyonet sürücüsünün dikkatsizliğinden kaynaklandığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede.
19.09.2015 günü saat 01:15 sıralarında meskun mahal dışında, gece vakti, aydınlatmasız eğimli karayolunda, sanık ...'in sevk ve idaresindeki çekici ve çekiciye takılı yarı römork ile bölünmüş üç şeritli karayolu üzerinde seyir halinde iken olay mahalli üç yönlü (T) kavşağa geldiğinde, orta refüj aralığından sola dönüş yapmak için seyrettiği sağ şeritten kontrolsüzce sola yönelip doğrultu değiştirmesi ve karşı yönden araç geldiği için yolun büyük kısmını kapatacak şekilde yol içinde durması ile,
bu esnada arkadan ve sol şeritten seyreden ...'ın kullandığı kamyonetin ön kısmı ile önünü kapatan yarı römorkun sağ yan arka kısmına sol şeritte çarpması sonucu araçta yolcu olarak bulunan ...'ın öldüğü ve ...'ın da hayati tehlike geçirecek ve vücudunda ağır (6) derecede kemik kırıkları oluşacak şekilde yaralandığı, kazanın 01.15 sıralarında olduğu, kazadan 3-4 saat sonra yapılan alkol testinde sanığın 0.58 promil alkollü olduğu,
suç saati ile alkol ölçüm saati arasında geçen süre de nazara alındığında, sanığın eyleminde bilinçli taksir koşullarının oluştuğu değerlendirilerek TCK'nın 85/2, 22/3. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
2.Bölge Adliye Mahkemesince.
Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu'nun yerleşik tespitlerine göre vücuttaki alkol oranının her saat ortalama 15 promil düştüğü cihetle olay anında sanığın 0.85 promil alkollü olduğunun kabulü gerektiği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48/7. maddesinde yer alan "Hususi otomobil sürücüleri bakımından 0.50 promilin, diğer araç sürücüleri bakımından 0.20 promilin üzerinde alkollü olan sürücülerin trafik kazasına sebebiyet vermeleri halinde ayrıca Türk Ceza Kanunu'nun ilgili hükümleri uygulanır." şeklindeki düzenlenme de dikkate alındığında,
asli kusurlu şekilde neden olan sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği belirtilmiş sanık müdafinin ve katılan vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Adli Tıp Kurumunun bilimsel verilere dayanarak oluşturduğu görüşlere ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, 100 promilden fazla alkol miktarının güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracağı ve bilinçli taksiri oluşturduğu kabul edilmekte olup; kaza anı itibariyle 85 promil alkollü olduğu tespit edilen sanık hakkında, bilinçli taksir hükümlerinin uygulama koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla, koşulları oluşmadığı gözetilmeden 5237 sayılı TCK'nın 22/3. maddesi uyarınca bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/3429, K. 2025/2062, 26 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama