KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2021/3915 E., 2024/5657 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/410 E., 2020/784 K.
- Suç
- Taksirle öldürme
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
760 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemenin sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 50/4, 50/1-a, 52/4 ve 53/6. maddeleri uyarınca 29.200,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilen adlî para cezasının 24 eşit taksitler halinde ödenmesine ve sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ilişkin kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz isteklerine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 20.11.2012 tarihli bozma ilâmı üzerine Yerel Mahkemenin sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1, 50/4, 50/1-a,
52/4 ve 53/6. maddeleri uyarınca 32.400,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hükmedilen adlî para cezasının 24 eşit taksitler halinde ödenmesine ve sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ilişkin kararına yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekilinin temyiz isteklerine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 26.05.2014 tarihli bozma ilâmı üzerine Yerel Mahkemenin sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3,
62/1 ve 53/6. maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ilişkin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğine dayalı olarak yapılan inceleme sonucunda Dairemizce verilen 17.02.2016 tarihli bozma ilâmı üzerine Yerel Mahkemece sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1-son ve 53/6. maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma ilâmına uyularak kurulan hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; eksik araştırma ve inceleme neticesinde kusuru bulunmayan sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildiğine, delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne, bilinçli taksirin uygulanma koşulları tereddütsüz şekilde ispatlanmamış olmasına rağmen sanığa hapis cezası hükmedilmesinin ve hükmolunan cezada artırım yapılmasının hukuka aykırı olduğuna, re'sen gözetilecek diğer nedenlerle de usûl ve kanuna aykırı şekilde verilen hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, Dairemizce verilen 17.02.2016 tarihli bozma ilâmı üzerine yapılan yargılama sonunda.
Hazine Müsteşarlığında makam şöförü olarak memur statüsünde çalışan sanık sürücü ...'nin, sevk ve idaresindeki otomobil ile 03.10.2007 tarihinde saat 09.20 sıralarında, açık havada, gündüz vakti, yerleşim yeri içinde, 15 metre genişliğindeki orta refüjle bölünmüş, asfalt kaplama, yüzeyi kuru, yatay güzergâhı düz, düşey güzergâhı eğimsiz il yolunda, arka yolcu koltuğunda oturan Hazine Kontrolörler Kurulu Başkanı ... ile birlikte Eskişehir istikametinden Ankara istikametine beyanına göre 90 - 100 kilometre/saat hızla seyri sırasında geldiği ışık kontrollü çok yönlü Korukent kavşağına, kendisine hitaben yanan kırmızı ışığa rağmen durmayıp,
mevcut hızıyla tehlikeli şekilde giriş yaptığı esnada, Ankara istikametinden gelip Korukent yönüne ışıklı kavşaktan dönüş yapmak isteyen tanık sürücü Casim yönetimindeki kamyonun sağ ön tampon ve ön lastik kısmına, aracının sol ön tarafı ile kavşak alanında çarpması neticesinde otomobil yolcusunun öldüğü, başlangıç ve gelişim süreci ile sonuçları bu şekilde gerçekleşen kazanın oluşumunda sanığın tam kusurlu olduğu ve ışık kontrollü kavşakta hız kesmeyip, kırmızı ışıkta geçmesi nedeniyle eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek,
bir kişinin ölümünden dolayı sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Katılanlar yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168 ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14/1. maddeleri uyarınca, mahkûmiyetine karar verilen sanık aleyhine ve vekille temsil edilen katılanlar lehine vekâlet ücreti hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 24.04.2018 tarihli ve 2018/18-75 Esas, 2018/189 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, vekâlet ücreti kişisel hakka ilişkin olup,
kişisel hakka ilişkin kanuna aykırılıkların Yargıtay tarafından bozma konusu yapılabilmesi için hükmün karşı hak sahibi tarafından temyiz edilmiş olması gerektiğinden, tespit edilen hukuka aykırılığa işaret edilmekle yetinilmiş, eleştiri konusu yapılan bu husus, temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni olarak kabul edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Ankara Batı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/3915, K. 2024/5657, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama