KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2021/5513 E., 2025/1185 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2017/95 E., 2018/507 K.
- Suç
- Taksirle öldürme
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun kabulü ile; 5271 sayılı Kanunun 280/1.maddesi uyarınca kararın kaldırılması sonucu verilen mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması
Karar Metni
724 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6.
Maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 53/6 maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafinin ve katılan vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; kazada en büyük zararı katılanın gördüğü, vücudunda çeşitli kırıklar, yüzünde şekil bozuklukları ve en önemlisi her iki gözünün görme yetisini kaybettiği, kaza tarihinden 3 ay sonra dünyaya gelen çocuğunu göremeyecek oluşunun katılanın psikolojik olarak çökerttiğine, sanığa daha fazla ceza verilmesi gerektiğine, takdiri indirim uygulanmaması gerektiğine, üst sınırdan ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.
Sanığın temyiz sebepleri; kusuru olmadığına, raporların eksik inceleme ile oluşturulduğuna, diğer sürücünün kusurlu olduğuna, haksız yere sorumlu tutulduğuna, ceza miktarına, re'sen gözetilecek hususlara ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; meskun mahal dışında (55km) , gece vakti, aydınlatmanın bulunduğu, açık havada mağdur ...'ın sevk ve idaresindeki otomobil ile yanında ... ve ... bulunduğu halde bölünmüş karayolunda seyir halindeyken olay mahalline geldiğinde sağındaki dinlenme tesisinden çıkarak kaplamaya giren sanık ...'nın sevk ve idaresindeki otobüsün sol arka kısmına çarpması sonucu aracında bulunan ...'ın öldüğü,
katılan ...'nın hayat fonksiyonlarını ağır (6) derece etkileyecek nitelikte kemik kırığı, sağ ve sol gözünün işlevinin yitirilmesine ve yüzünde sürekli değişikliğe neden olacak şekilde yaralandığı, Ankara Trafik İhtisas Dairesi raporu ile keşif sonucu alınan trafik bilirkişi raporunda sanık ...'nın bölünmüş karayoluna çıkarken, bölünmüş karayolundan geçen araçlara ilk geçiş hakkını vermemek, dikkatsiz ve tedbirsiz araç kullanmak suretiyle asli kusurlu olduğunun tespit edildiği anlaşılmış olup mahkemece de kabul edilerek sanığın TCK'nın 85/2,
62. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiş, sanığın eylemine uyan T.C.K.nın 85/2.maddesinde temel cezanın iki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası olarak düzenlenmiş olması, yargılama konusu kazanın bir kişinin ölümü ve bir kişinin yaralanması ile sonuçlanması gözetildiğinde yerel mahkemece asli kusurlu olan sanık hakkında temel ceza belirlenirken alt sınırdan fahiş miktarda uzaklaşıldığı,
yine sürücü belgesinin geri alma süresinin aynı nedenlerle ve dosya kapsamına göre yüksek miktarda belirlendiği değerlendirildiğinden ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak sanığın TCK'nın 85/2, 62. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve TCK'nın 53/6. maddesi uyarınca sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
"09.07.2016" olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında "09.06.2016" olarak yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım yanlışlığı olarak kabul edilmiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı,
eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararında sanık ile katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/5513, K. 2025/1185, 5 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama