İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/6010 K.2023/2380

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın.

Esas2021/6010Karar2023/2380Tarih4 Temmuz 2023Okuma7 dk · 1.486 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2021/6010 E., 2023/2380 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Temmuz 2023
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2018/1855 E., 2018/2281 K.
Dava
Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm
İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.486 kelime·7 dk okuma·7 bölüm

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, davalı vekilinin, davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kendisine 12.09.2018 tarihinde tebliğinin ardından aynı gün verdiği temyiz dilekçesinin katılma yoluyla temyiz olduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği,

298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Davacı vekili 26.05.2017 havale tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının silahlı terör örgütü kurma ve yönetme suçundan gözaltına alınarak tutuklandığını, 22.01.2010-20.05.2011 tarihleri arasında 1 yıl 4 ay gibi bir süre tutuklu kaldığını ve tahliye edildiğini, İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/264Esas 2015/417 Karar sayılı ilamı ile beraat ettiğini, verilen kararın kesinleştiğini, davacının tutuklandığı tarihte gelirinin 2.000,00 TL olduğunu, yargılama sırasında 5.000,00 TL vekalet ücreti ve 3.450,00 TL İstanbul Üniversitesinden alınan mütalaa için ücret ödendiğini, cezaevinde yapılan harcama miktarının 20.000,00 TL,

yakınlarının cezaevine gidip gelme masrafları olarak da 5,000,00 TL harcandığını belirterek, sonuç 63.450,00 TL maddi ve 1.000.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir.

2. Davalı vekili 13.06.2017 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde olmadığını, maddi zararın ispatlanmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarının fazla olduğunu öne sürerek davanın reddini talep etmiştir.

3. Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.03.2018 tarihli ve 2017/266 Esas, 2018/75 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 10.07.2018 tarihli ve 2018/1855 Esas, 2018/2281 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davalı ve davacı vekillerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

5.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 26.09.2021 tarih 2019/39265 sayılısayılı tebliğnamesi ile tazminat miktarının artırılmasına duruşma açılmadan karar verilmesinin 5271 sayılı Kanunun 280 inci maddesine aykırı olduğundan ve davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının eksik olduğundan bahisle hükmün bozulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

1.Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen maddi ve manevi tazminatın davacının zararının oldukça altında kaldığına, davacının cezaevinde yaptığı harcamalar ile yakınlarının kendisini ziyaret sebebiyle yaptıkları masraflara yönelik araştırma yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiğine ve davacının ceza davasında avukatına ödediği 5.000,00 TL'nin de maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğine ilişkindir.

2.Davalı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fazla olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Mahkeme gerekçesinde "Davacı tarafça, davacının çalışmasına ilişkin herhangi bir gelir belgesi ve somut bir bilgi sunulmadığından net asgari ücret üzerinden bilirkişi tarafından hesaplama yapılmış ve sonuç olarak 10.337,79 TL kazanç kaybı belirlenmiş, yargılama aşamasında davacı tarafça serbest meslek makbuzları da sunulmuş ve 29.07.2011-14.09.2011 tarihli serbest meslek makbuzlarının ceza yargılaması sırasında müdafii olarak davaya katılan Av. ... ve Av. ... adına davacı ... tarafından ödenmiş gözüken makbuzlar olduğu anlaşılmış ve maddi tazminat hesabına bu miktar da dahil edilmiş,

davacı tarafça İstanbul Üniversitesine ödenen 3450 TL nin de hesaba katılması talep edilmişse de, bu ödeme belgesinde Av. ... tarafından ödendiği belirtilmiş olup, ceza yargılaması sırasında Av. ..... davacı dışında birçok sanığın da müdafii konumunda olduğu, bu paranın veya bir kısmının doğrudan davacı tarafça ilgiliye ödendiğine ilişkin herhangi bir belgenin de sunulmadığı,

dolayısıyla bu miktarın tazminata dahil edilemeyeceği, ayrıca cezaevi giderleri ve yakınların cezaevine gidip gelirken yaptıkların harcamaların da Yüksek Yargı Kararları ile yerleştiği üzere maddi tazminata dahil edilemeyeceği sonucuna varıldığından buna yönelik taleplerin reddine karar verilmiş, dilekçede faiz talebi olmadığından davacı tarafa sorulmuş, ıslah talebini saklı tuttuklarını belirtmiş olmakla birlikte faiz konusunda herhangi bir ıslah talebinde bulunulmamıştır.Davacının 22.01.2010-20.05.2011 tarihleri arasında beraat ettiği suçtan dolayı tutuklu kaldığı,

davanın süresinde olup, maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile net asgari ücret üzerinden hesaplanan 10.337,79 TL kazanç kaybı ve ödenen 5 bin TL müdafii ücreti ki toplam 15.337,79 TL maddi tazminat bakımından davanın kısmen kabulü, diğer taleplerin reddi, davacının tutuklu kaldığı süre, konumu, yargılandığı ve kamuoyunda "Tahşiye" davası olarak bilinen kamu davasının özelliği ve yaşı dikkate alınarak 45.000 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği sonuç ve kanısına varılmıştır. " denilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesince tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında, beraatine hükmedilen davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği gerekçesiyle 3.000,00 TL vekalet ücretine hükmedildiği dikkate alınarak, davacının avukatlık ücreti olarak makbuzunu sunduğu toplam 5.000,00 TL'den 3.000,00 TL çıkarılarak bakiye 2.000,00 TL' nin maddi tazminata dahil edilmesi yerine, 5.000,00 TL'nin tamamı dahil edilerek fazla miktarda maddi tazminata hükmolunması nedeniyle maddi tazminatın 12.337,79 TL'ye, manevi tazminatın 25.000,00 TL'ye, vekalet ücretinin ise; 4.087,03 TL'ye düşürülmesi suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Tazminat davasının dayanağını oluşturan Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/264-2015/417 sayılı ceza dava dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütü kurma veya yönetme ve tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması suçundan 22.01.2010-20.05.2011 tarihleri arasında 483 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, silahlı terör örgütü kurma veya yönetme, tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması ve 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçlarından yapılan yargılama sonucunda davacının tüm suçlardan beraatine hükmedildiği, hükmün 14.11.2016 tarihinde kesinleştiği, gözaltına alınma ve tutuklanma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanuna tabii olduğu, süresinde açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların gerçekleştiği anlaşılmıştır.

A.Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; 1.Tutuklandığı tarihte kamu emeklisi olan ve asgari ücretten fazla kazancı olduğuna dair belge sunmayan davacının maddi zararının asgari ücret üzerinden hesaplanmasında isabetsizlik görülmediğinden davacının maddi tazminat miktarının yetersiz olduğuna ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

2.Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre cezaevinde yapılan harcamalar ile yakınlarının kendisini ziyaret sebebiyle yaptıkları masrafların koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasına konu edilebilecek gerçek zarar kapsamında bulunmadığından davacı vekilinin bu miktarlara yönelik araştırma yapılmadığına ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

3.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.1957 tarihli, 1957/4 Esas, 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere; vekalet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekalet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının, kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekalet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilmeyeceği gözetilmelidir.

Anılan ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağını oluşturan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamına dahil edilemeyeceği anlaşıldığından davacı vekilinin ceza davası dolayısıyla davacının ödemek zorunda kaldığı vekalet ücretinin de maddi zarar hesabında göz önünde bulundurulması gerektiğine yönelik temyiz sebebi de yerinde görülmemiştir.

4.Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur.

B.Davalı vekilinin temyiz istemine yönünden; 1.Davacının maddi zararının, gözaltında ve tutuklu kaldığı döneme ilişkin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarı üzerinden hesaplanan "9.569,50" TL yerine, bu miktarın üstünde kalacak şekilde "10.337,79" TL olarak tayin edilmesi suretiyle, davacı lehine fazla maddi tazminata hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur.

2.Davacının, kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekalet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilmeyeceği gözetilmeden davacının avukatına ödediği ceza davasında ödenen maktu vekalet ücretini aşan 2.000,00 TL'nin maddi tazminata dahil edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

3.Davacı hakkında hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olması bozma konusu yapıldığından davalı vekilinin manevi tazminat miktarına yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.

C.Tebliğname yönünden;

Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davaları her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununda düzenlenmiş ise de özel hukuk yanı ağır basan bir dava olması nedeniyle bu Kanunda düzenlenme bulunmayan hallerde tazminat hukukunun genel prensipleri çerçevesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun uygulanması gerekmektedir.

Ceza Muhakemeleri Kanununun 280/1. maddesinde düzenlenen duruşma açılmadan düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilebilecek haller bir suç kovuşturması sonucu verilen hükümler için geçerli olup doğrudan tazminat davalarında uygulanması mümkün değildir.

Bu nedenle Hukuk Muhakemeleri Kanununun istinafa ilişkin hükümlerinin kıyas yolu ile uygulanması gerekmekte olup, aynı Kanunun 353. maddesi gereğince tazminat miktarlarının azaltılması veya artırılmasının duruşma açılmaksızın düzeltilerek esastan reddine karar verilmesinde bir engel bulunmadığından tazminat miktarının azaltılmasının duruşma açılarak yapılması gerektiğine ilişkin tebliğnamedeki bozma öneren görüşe iştirak edilmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 10.07.2018 tarihli ve 2018/1855 Esas, 2018/2281 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2023 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/6010, K. 2023/2380, 4 Temmuz 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Dava Konusu
  6. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
  7. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
  8. IV. Gerekçe
  9. V. Karar
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/6010
Karar No
2023/2380
Tarih
4 Temmuz 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/6060 K.2023/2361
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2021/6061 K.2023/4303
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/6062 K.2023/2355
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/6066 K.2023/2356
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/6072 K.2023/2359
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/6075 K.2023/4039

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.