KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2021/6021 E., 2022/4883 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2022
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Dava
- Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
- Hüküm
- Davanın reddi
Karar Metni
531 kelime·3 dk okuma
Davacının tazminat talebinin reddine ilişkin hüküm, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 6723 sayılı Yasanın 33. maddesi ile değişik 8/1. maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesinin, 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen veya daha önce Yargıtay incelemesinden geçen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ila 326. maddelerinin uygulanacağı, bu kararlara ilişkin dosyaların Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmeyeceği kabul edildiğinden, dosyanın daha önceden Yargıtay denetiminden geçmiş olması nedeniyle tebliğnamedeki incelenmeksizin iade görüşüne iştirak edilmemiştir.
Tazminat talebinin dayanağı olan Bafra Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/63 Esas – 2011/175 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, iyi niyetli üçünü kişi durumunda olan davacının 14.02.2011 tarihinde satın aldığı otomobilinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yağma suçunda kullanıldığından bahisle suç üstü üzerine 06.02.2011 tarihinde muhafaza altına alındığı, Bafra Sulh Ceza Mahkemesinin 15.02.2011 tarihli kararı ile araca el konulmasına karar verildiği, 28.02.2011 tarihinde davacıya yediemin sıfatı ile aracın teslim edildiği,
kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve yağma suçundan sanıklar hakkında yapılan yargılama sonunda sanıkların mahkumiyetine, karar kesinleştiğinde araç üzerindeki tedbirin kaldırılmasına hükmedildiği, hükmün 12.03.2013 tarihinde kesinleştiği, el koyma tarihi itibariyle davanın yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanununa tabi olduğu anlaşılmakla;
Davacının, el koyma nedeniyle katlanılan ulaşım giderleri, yediemin ücreti ve aracın Ankara'ya getirilmesi için harcanan giderlere dair 1.000,00 TL ve ıslah edilerek 21.150,00 TL yıpranmayı payı ile 2.200,00 TL vekalet ücreti olmak üzere toplam 24.350,00 TL maddi tazminatın el koyma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece, davacının aracı muhafaza altındayken devralması nedeniyle halihazırda zilyetliğinde bulunmayan aracı kullanamamasından kaynaklı bir zararını ispatlayamadığından maddi zararının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş olup,
Davacının 14.02.2011 tarihinde malik olduğu aracı 28.02.2011 tarihinde yediemin sıfatı ile teslim aldığı göz önünde bulundurulduğunda, el konulan aracın iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olan davacıya ait olduğunun öğrenilmesi üzerine makul sürede geri verildiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi sonucu itibariyle doğru olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğine ve sair nedenlere ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Davanın tümüyle reddedilmesi karşısında, yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren davalı kurum lehine, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 2.922,00 TL nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 770 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/6021, K. 2022/4883, 22 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama