KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2021/6295 E., 2023/2988 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2023
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2018/3370 E., 2019/219 K.
- Dava
- Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
1.161 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekilinin 24.05.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 15 Temmuz 2016 öncesinde İnönü Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde yardımcı doçent olarak görev yapar iken, haksız olarak açığa alınması sonrasında hakkında Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/4380 soruşturma numaralı dosyası üzerinden hakkında işlem başlatıldığını ve 21/08/2016 günü gözaltına alındığını ve 6 gün gözaltında kaldıktan sonra serbest bırakıldığını, müvekkilin adli kontrol kararı ile serbest gözlaltında kaldıktan sonra serbest bırakıldığını,
müvekkilin adli kontrol kararı ile serbest bırakılmış ve 15/03/2017 tarihine kadar haftada iki gün imza attığını, müvekkil hakkında 6 gün gözaltında kaldıktan sonra devam eden soruşturma da yaklaşık 19 ay sonrasında 13/02/2018 tarihinde KYOK kararı verildiğini, soruşturmanın bu kadar uzun sürmesi de ayrı bir hukuka aykırı bir durum olduğunu, bu nedenlerle müvekkil için 100.000,00 TL manevi tazminat ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminatın taraflarına ödettirilmesine karar verilmesi her iki tazminat için de gözaltı tarihinden itibaren en yüksek kredi faizi uygulanmasını,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 06.06.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3. Malatya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.09.2018 tarihli ve2018/95 Esas, 2018/46 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 07.01.2019 tarihli ve 2018/3370 Esas, 2019/219 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 29.09.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz talebinin reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri 1.Talep edilen maddi tazminatın tamamının kabul edilmesi gerektiğine,
2.Talep edilen manevi tazminatın tamamının kabul edilmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Tüm dosya kapsamından davacı ... hakkında Malatya C.Başsavcılığının 12/02/2018 tarih 2018/4380 soruşturma, 2018/2792 karar sayılı kararı ile Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan KYOK kararı verildiği, ve kararın davacıya 13/02/2018 tarihinde tebliğ edildiği tespit edilmiştir.
Davacının İnönü Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde yardımcı doçent olduğu, silahlı terör örgütüne üye olma suçlamasıyla hakkında soruşturma başlatıldığı, soruşturma nedeniyle 21/09/2016-26/09/2016 tarihleri arasında gözaltında kaldığı, daha sonra görevinden ihraç edildiği, davacı hakkında soruşturma sonunda KYOK verildiği, davacının süresi içinde belirtilen haksız tutuklama nedeniyle manevi tazminat davası açtığı tespit edilmiştir.
Manevi tazminat miktarı belirlenirken objektif bir kriter olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, toplumsal konumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına ve tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süre, tazminat davasının kesinleştiği tarihe kadar davacının elde edeceği parasal değer ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak, zenginleşme sonucu doğurmayacak, adalet ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşır bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun olarak tayin edilmesi gerekir.
Somut dosyada İnönü Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde yardımcı doçent olan davacının yukarıda anlatılan şekilde gözaltına alındığı, 6 gün gözaltında kaldığı, çevredeki kişilerce "Fetöcü, vatan haini " olarak damgalanması, sosyal ve ekonomik durumu, toplumsal konumu, üzerine atılı suçların niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre, söz konusu suçlamalar nedeniyle yıpranan onuru ve sarsılan itibarı, yakınlarından uzaklaşması nedeniyle hasret çekmesi ve ruhsal sıkıntılara uğraması,
soruşturma süreci içerisinde yargı ortamında bulunmanın verdiği sıkıntılar ile tüm bunların neden olduğu elem ve ıstırap dikkate alınarak; bu elem, ıstırap ve diğer sıkıntıların bir ölçüde giderilmesi için davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiş, istikrar kazanmış uygulama dikkate alınarak manevi tazminat olarak hakkaniyet ölçüsünü aşmayacak, zenginleşme sonucu doğurmayacak, adalet ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşır bir şekilde, hak ve nasafet kurallarına uygun olacak şekilde takdir edilen 2.000,00 TL (ikibin TL) manevi tazminatın davacıya verilmesine hükmedilmiş, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar davacı maddi tazminat talebinde bulunmuş ise de; davacı vekilinin kendi beyanından da anlaşılacağı üzere gözaltında kaldığı sürede davacının açıkta olduğu, bu nedenle yasa gereği maaşında belli bir oranda kesinti yapıldığı, dolayısıyla yapılan bu kesintinin gözaltına alınması nedeniyle değil açığa alınması nedeniyle gerçekleştiği, bu nedenle davacının gözaltında kalması nedeniyle gelir kaybının olmadığı, yine davacı vekili beyanında vekalet giderini kanıtlayacak makbuzların bulunmadığı anlaşılmış, bunlar dışında kanıtlanan başkaca maddi zararın olmadığı görülmüş bu nedenlerle ispatlanamadığı için yasal koşulları oluşmayan maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/4380 soruşturma sayılı dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 21.09.2016-26.09.2016 tarihleri arasında 5 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma sonunda 12.02.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden 1.Talep edilen maddi tazminatın tamamının kabul edilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; Davacının maddi taleplerine ilişkin olarak yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, incelenen dosya kapsamına göre delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, maddi tazminat talebinin reddi yönünde verilen kararın dosya kapsamına uygun bulunduğu anlaşıldığından, davacının yerinde görülmeyen temyiz istemi reddedilmiştir.
2.Talep edilen manevi tazminatın tamamının kabul edilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti yapıldığından hükmedilen manevi tazminat miktarında isabetsizlik görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 07.01.2019 tarihli ve 2018/3370 Esas, 2098/219 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/6295, K. 2023/2988, 18 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama