KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2021/7015 E., 2023/5102 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2023
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/1049 E., 2019/660 K.
- Dava
- Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
1.120 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün; 6100 sayılı Kanun’un 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği hükmün temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Davacı vekili 11.05.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; hakkında haksız olarak 4 gün gözaltı ve 9 ay 12 gün konutu terk etmemek sureti ile adli kontrol kararı verilen müvekkili için 25.000,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesini talep etmiştir.
2. Davalı vekili 25.06.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
3.Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.04.2019 tarihli ve 2018/148 Esas, 2019/111 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
4. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.09.2019 tarihli ve 2019/1049 Esas, 2019/660 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08.10.2021 tarihli, davacı vekilinin temyiz talebinin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri 1.Davacının mahrum kaldığı ek ders, nöbet, haftasonu kurs, seminer ücretlerinin ödenmesi gerektiğine,
2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna,ilişkindir.
III. DAVA KONUSU
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Davacı ...
hakkında Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/12929 soruşturma sayılı dosyası kapsamında Silahlı Terör Örgütüne üye olmak suçundan soruşturma yapıldığı, 17.01.2018 tarihinde Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verildiği,13.02.2018 tarihinde şüpheli vekiline tebliğ edilen verilen Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair kararının itiraz edilmeyerek kesinleştiği, şüphelinin müsned suçla ilgili olarak 14.03.2017 tarihinde gözaltına alındığı, 17.03.2017 tarihinde tutuklamaya sevk edildiği, konutu terk etmemek şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmak suretiyle serbest bırakıldığı,
28.07.2018 tarihinde de bir gün olmak üzere 4 gün göz altında bulunan davacının İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün 31.10.2018 tarihli yazıları kapsamına göre Şehit İlhan Küçüksolak Anadolu Lisesinde Matematik öğretmeni olarak görev yapmakta iken 12.10.2016 tarihinde açığa alındığı, 12.01.2018 tarihinde göreve iade edildiği bildirilmiş olup, 11.05.2018 havale tarihli dilekçe ile başvuru yapılıp dava açıldığından davanın yasal sürede açıldığı tespit edilmiştir.
CMK’nın tazminat isteminde bulunacak kişiler başlığında belirtildiği üzere CMK 141/e maddesinde “kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen," kişiler maddi ve manevi her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.” şeklinde hüküm altına alındığı,
Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/12929 soruşturma sayılı dosyası örneği celp edilip incelendiğinde Küçüksolak Anadolu Lisesinde Matematik öğretmeni olarak görev yapan davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile bağlantısı olduğu iddiası ile bu örgütün iletişimde kullandığı BYLOCK proğramını kullandığından bahisle soruşturma yapılmış ve gözaltına alınmış ise de; davacının kullandığı GSM hattı üzerinden yapılan sorgulamada BYLOCK listesinden çıkarıldığının KOM Şb.
Müdürlüğünün 08.01.2018 tarihli tutanağı ile tespitlendiği, terör örgütüne üye olduğuna ilişkin somut kanıta rastlanmadığından yapılan soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, Çayırova Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün 31.10.2018 tarihli yazılarından 12.01.2018 tarihinde göreve iade edildiğinin bildirildiği anlaşılmış, açığa alındığı tarih ile gözaltına alındığı tarih itibariyle son maaşını gösterir ücret bordrolarının gönderildiği belirtilmiştir.
Bu nedenlerle, toplanan deliller, soruşturma dosyası örneği, davacının sosyal ve ekonomik durumu, gözaltına alınmasına neden olan olayın cereyan tarzı, göz altı süresi, göz önüne alınarak, yapılan soruşturmanın ve göz altı işleminin davacının kişiliğinde oluşturduğu etki, eylem nedeniyle duyulan acıların ve ızdırapların bir ölçüde giderilmesi amacıyla talepler değerlendirildiğinde davacının maddi olarak herhangi bir kaybının bulunmadığı,
bilirkişinin 30.01.2019 tarihli raporunda belirtildiği şekilde gözaltına alınma tarihinden önce açığa alındığı anlaşıldığından maddi tazminat talebinin reddi ile manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile takdiren 9.500,00 TL manevi tazminatın davalı hazineden alınarak davacıya verilmesinin uygun olacağı, manevi tazminatın haksız gözaltı tarihi olan 14.03.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte CMK 141-145 maddeleri gereğince davalı hazineden alınarak davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince verilen kararla ilgili olarak, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Tazminat talebinin esasını oluşturan Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/12929 soruşturma sayılı dosyası kapsamında davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 14.03.2017-17.03.2017 tarihleri arasında 3 gün gözaltında kaldığı, 17.03.2017 – 29.12.2017 tarihleri arasında 286 gün konutu terk etmeme şeklinde adli kontrol tedbiri uygulandığı, yapılan soruşturma sonunda 17.01.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, gözaltına alınma tarihi itibariyle davanın 5271 sayılı Kanun'un 142 nci maddesinin birinci fıkrasında belirlenen süre içerisinde yetkili ve görevli mahkemede açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden;
1.Davacının mahrum kaldığı ek ders, nöbet, haftasonu kurs, seminer ücretlerinin ödenmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebebi yönünden;
Davacının öğretmen olduğu, görevden uzaklaştırıldığı dönemde alamadığı ek ders, nöbet, haftasonu kurs, seminer ücretlerinin muhtemel zarar kapsamında bulunduğu anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 141 inci ve devamı maddeleri gereğince hesaplanması gereken maddi zarar kapsamında olmadığı, kaldı ki davacının görevden uzaklaştırılması işleminin idari işlem niteliğinde olduğu, koruma tedbirlerinden kaynaklanmadığı anlaşıldığından bu hususa ilişkin olarak maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna ilişkin temyiz sebebi yönünden; 5271 sayılı Kanun'un 141 nci maddesinin birinci fıkrasında tazminat istenebilecek hallerin tahdidi olarak sayılmak suretiyle hüküm altına alındığı, adli kontrol kararlarının ise tazminat istenebilecek koruma tedbirleri arasında sayılmaması nedeniyle bu hususa ilişkin manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, gözaltına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltında kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda fazla manevi tazminata hükmolunması temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 26.09.2019 tarihli ve 2019/1049 Esas, 2019/660 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/7015, K. 2023/5102, 27 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama