KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2021/949 E., 2025/3959 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/50 E., 2015/1220 K.
- Suç
- Taksirle öldürme
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
775 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
Sanık müdafinin yaptığı duruşmalı inceleme talebinin; 7079 sayılı Kanun’un 94.maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299/1. gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4-1.a, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 36.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 6 ay süre ile mesleğinin icrasından yasaklanmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz sebepleri; mahkûmiyet kararının usul ve yasaya aykırı olduğu gibi kusursuz ceza olmayacağı ve cezaların şahsiliği ilkelerinin de açık ihlali olduğuna, 4483 Sayılı Yasa uyarınca, "Bölge Müdürü" olan sanık müvekkil ile ilgili olarak soruşturma izni alınması gerekirken bunun yapılmamış olduğuna, eksik inceleme ile karar verildiğine, sanığın kusurunun bulunmadığına, müvekkilinin sahada çalışan ekiplerin bizzat başında olarak,
onları denetlemek gibi bir görevi bulunmadığına, hükme esas alınan iş mahkemesi raporunun hukuka aykırı olduğuna ve hükme esas alınamayacağına, tayin edilen cezaya, müvekkili hakkında TCK 53/6 uygulanmasının açıkça hukuka aykırı olduğuna, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği halde, Yerel Mahkemece dosya kapsamına aykırı şekilde, aksi yönde bir karar verilmiş ve sanık müvekkili lehine olan yasal düzenlemeleri de hiç dikkate almamış olduğuna, kararın bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; ölen ...'ün Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (...) şirketinde işçi olarak çalıştığı, olay günü, saat 16:00 sıralarında ...
Gübre A.Ş. fabrikası mevkiinde bulunan yüksek gerilim hattında arıza meydana geldiğinin ihbar edilmesi üzerine yüksek gerilim hat bakım ekibinin arızaya müdahale etmek için direğin üzerine çıktıkları, bu ekip içerisinde ölen ...'ün de bulunduğu, bakım onarım ekibi hattın üzerinde çalışmaya devam ederken ölen ...'nin hat merdiveninden direğe doğru gelirken dengesini kaybederek yaklaşık 15 metre yükseklikten düşmesi sonucu öldüğü, 4483 Sayılı Kanun hükümlerine göre ön inceleme yapılarak soruşturma izni verilmesi talebiyle dosyanın İzmir Valiliği'ne gönderildiği,
İzmir Valiliğinin cevabi yazısında 399 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin ilgili hükmü uyarınca ...
İzmir 3. İletim Tesis ve İşletme Grup Müdürü olan sanık ... hakkında 4483 Sayılı Kanuna göre soruşturma yapılmasına ve karar verilmesine olanak bulunmadığı, sanık hakkındaki soruşturmanın genel hükümler uyarınca yapılmasının talep edildiği, soruşturma aşamasında düzenlenen bilirkişi raporuna göre tesis ve işletme grup müdürü olarak görev yapan sanık ...'in, yüksekte kullanılan tırmanma merdiveninin usulüne uygun sabitlenmemesi,
elektrik direklerini güvenilir tırmanma ekipmanları sağlamaması ve güvenli tırmanma metodu geliştirmemesi nedenleriyle tali kusurlu olduğu belirtilmiş, yargılama aşamasında alınan bilirkişi heyeti raporuna göre, her ne kadar sanığın kusurunun bulunmadığı şeklinde görüş bildirilmiş ise de;
mahkemece hiçbir güvenlik önlemi olmaksızın ortalama 15 metre yükseklikte asma merdivenden ana direğe geçmek sorunda bırakılması ve alternatif güvenli bir çalışma şekli sunulmaması nedeniyle sanığın kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu kabul edilmiş, Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/4-1.a, 52/2-4, 53/6. maddeleri uyarınca 36.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 6 ay süre ile mesleğinin icrasından yasaklanmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE ve KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Ölen ...'ün Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (...) şirketinde işçi olarak çalıştığı, olay günü, saat 16:00 sıralarında ....
Gübre A.Ş. fabrikası mevkiinde bulunan yüksek gerilim hattında arıza meydana geldiğinin ihbar edilmesi üzerine yüksek gerilim hat bakım ekibinin arızaya müdahale etmek için direğin üzerine çıktıkları, bu ekip içerisinde ölen ...'ün de bulunduğu, bakım onarım ekibi hattın üzerinde çalışmaya devam ederken ölen ...'nin hat merdiveninden direğe doğru gelirken dengesini kaybederek yaklaşık 15 metre yükseklikten düşmesi sonucu öldüğü, sanık ... ...
İzmir 3. İletim Tesis ve İşletme Grup Müdürü olduğu olayda; ... adına ölenden sorumlu ekip amiri, işletme mühendisi veya iş güvenliği uzmanı görevlendirilip görevlendirmediği, görev ve sorumluluğun nelerden ibaret olduğu ayrıca işin takibinden sorumlu olan kişi veya kişilerin tespiti amacıyla ilgili şirketten iş bölümü, görevlendirmeye ilişkin evrakların temin edilerek, raporlarda belirtilen ve kusur izafe edilen şirket yetkililerinin tespit edilip, bu kişiler hakkında soruşturma yapılıp iddianame ile haklarında dava açılması, mahkemenin suç duyurusu üzerine açılmış dosyalar var ise tüm dosyaların birleştirilerek,
önceki raporlarda irdelenecek şekilde kusur durumu ilişkin yeniden rapor alınarak sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/949, K. 2025/3959, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama