İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/9496 K.2023/3046

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi…

Esas2021/9496Karar2023/3046Tarih18 Eylül 2023Okuma7 dk · 1.424 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2021/9496 E., 2023/3046 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Eylül 2023
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2019/1787 E., 2020/521 K.
Dava
Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
Hüküm
Düzeltilerek İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi
Tebliğname görüşü
Onama
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.424 kelime·7 dk okuma·9 bölüm

İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin sekizinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Davacı vekili 14.12.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; "müvekkilinin yasa dışı örgüt üyesi olma suçundan 22.05.2008 tarihinde gözaltına alındığını, 25.05.2008 tarihinde serbest bırakıldığını, yapılan yargılama sonucunda 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğini, kararın temyiz incelemesi neticesinde onanarak 28.06.2013 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle cezanın infazına başlanıldığını,daha sonra davacının Anayasa Mahkemesine bireysel başvurusunun kabul edilmesi üzerine infazın durdurulduğunu ve müvekkilin tahliyesine karar verildiğini,

yeniden yapılan yargılama sonucunda müvekkili hakkında beraat kararı verildiğini, kararın 27.11.2018 tarihinde kesinleştiğini belirterek. 5271 sayılı Kanunun 141. maddesinin A bendi yer alan hükümler gereğince 200.000 TL maddi ve 200.000 TL manevi olmak üzere toplam 400.000 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini" talep etmiştir.

2. Davalı vekili 13.02.2019 tarihli cevap dilekçesinde özetle; "davanın süresinde açılmadığını, tazminat talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddi gerektiğini" beyan etmiştir.

3. Van 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.04.2019 tarihli ve 2019/37 Esas 2019/146 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

4. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 05.05.2020 tarihli ve 2019/1787 Esas 2020/521 Karar sayılı kararı ile düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 27.11.2021 tarihli, davacı ve davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Davacı vekilinin temyiz istemi; avukatlık ücretinin maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğine, hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının düşük olduğuna, Bölge Adliye Mahkemesince tazminat miktarlarının yükseltilmesine rağmen vekalet ücretinin arttırılmamasının hatalı olduğuna, ilişkindir.

Davalı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının yüksek olduğuna ve faize hükmedilmesinin hatalı olduğuna ilişkindir.

III. DAVA KONUSU

Temyizin kapsamına göre;

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk Derece Mahkemesince; maddi tazminat miktarı belirlenirken, aylık net gelirini resmi bir belge ile ispat edemeyen davacının, vasıfsız bir işçi olduğu değerlendirilerek, gözaltı ve tutuklulukta kaldığı dönemdeki net asgari ücret nazara alınıp, gözaltı veya tutuklandığı ilk gün hesaba katılmak ve tahliye edildiği gün dikkate alınmamak suretiyle, haksız gözaltı ve tutuklulukta geçen sürelerin ay ve günü üzerinden hesaplanan 32.228,66 TL maddi ve 60.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Bölge Adliye Mahkemesince; maddi tazminat miktarı belirlenirken, aylık net gelirini resmi bir belge ile ispat edemeyen davacının, vasıfsız bir işçi olduğu değerlendirilerek, tutuklulukta kaldığı dönemdeki net asgari ücret nazara alınıp, gözaltına alındığı veya tutuklandığı ilk gün hesaba katılmak ve tahliye edildiği gün dikkate alınmamak suretiyle, haksız gözaltında kalınan sürenin ay ve günü üzerinden hesaplanacak 35.033,49 TL'nin maddi zarar olarak ödenmesine karar verilmesi gerekirken, eksik maddi tazminata hükmolunması,nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu,

atılı suçun niteliği, olayın cereyan tarzı, fazladan tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar da gözetilmek suretiyle, hak ve nasafet kurallarına uygun makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, bu ölçütlere uymayacak biçimde eksik manevi tazminata hükmolunmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle hüküm fıkrasındaki maddi ve manevi tazminata ilişkin "32.228,66 TL" ve "60.000,00 TL" ibarelerinin hükümden çıkartılarak sırasıyla yerlerine "35.033,49 TL" ve "75.000,00 TL" ibareleri yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/214 Esas, 2018/424 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 22.05.2008 tarihinde gözaltına alındığı, 25.05.2008 tarihinde serbest bırakıldığı, yapılan yargılama neticesinde İzmir 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.10.2011 tarih, 2008/161 Esas, 2011/163 Karar sayılı kararı ile davacının atılı suçtan cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün temyiz incelemesi neticesinde 10.04.2013 tarihinde kesinleşmesi üzerine cezanın infazına 05.07.2013 tarihinde başlanıldığı,

davacı tarafından bireysel başvuruda bulunulması üzerine Anayasa mahkemesi tarafından bireysel başvurunun kabul edilerek yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemesine dosyanın gönderildiği, bu arada davacının yargılamanın yenilenmesi ve infazın durdurulması talebi de mahkemece kabul edilerek davacının 21.07.2016 tarihinde tahliye edildiği, yeniden yapılan yargılama sonucunda davacının atılı suçtan beraatine karar verildiği, beraat hükmünün 22.11.2018 tarihinde kesinleştiği, bu suretle davacının 22.05.2008-25.05.2008 tarihleri arasında 3 gün gözaltında kaldığı,

05.07.2013-21.07.2016 tarihli arasında 3 yıl 16 gün cezanın infazı için hükümlü olarak cezaevinde bulunduğu, gözaltı ve infaz tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmıştır.

A. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

1. Yargıtay İçtihadı birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 29.05.195729.05.1957 tarih ve 1957/4 Esas ve 1957/16 Karar sayılı içtihadı birleştirme kararında da açıklandığı üzere vekalet ücreti yargılama giderlerindendir. Buna göre karşı tarafa yüklenmesi gereken vekalet ücretinin bağımsız bir varlığı olamayacağından ayrı bir dava konusu da yapılamayacaktır. Davacının kendi vekili ile yaptığı ve sadece tarafları bağlayan ücret sözleşmesi niteliğindeki vekalet akdi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedelin kuruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilmelidir.

Anılan içtihadı birleştirme kararı ve yerleşik Yargıtay uygulamaları nazara alındığında, tazminat talebinin dayanağı olan ceza dava dosyasında beraat etmiş olması nedeniyle davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmolunması gerektiği, maktu vekalet ücretini aşan ve serbest meslek makbuzu ile ispatlanan kısmın ise davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı, bu nedenle koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında zarar kapsamında değerlendirilemeyeceğinden, maddi tazminat hesabına dahil edilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir.

2. Davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesince tazminat miktarlarının yükseltilmesine rağmen vekalet ücretinin arttırılmamasının hatalı olduğuna ilişkin temyiz nedenine ilişkin olarak;

5271 sayılı CMK’nın 142/9. maddesindeki “Tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödenir. Ancak, ödenecek miktar Tarifede sulh ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla olamaz” hükmü gereğince somut olay değerlendirildiğinde.

Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmadan maddi ve manevi tazminat miktarları düzeltilmesi suretiyle davacı lehine toplam 110.033,49 TL tazminata hükmedilmesi ve karar tarihi gözetilerek yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine ağır ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu vekalet ücretinden fazla vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinden davacı vekilinin temyiz nedeni yerinde görülmemiştir.

3. Tutuklandığı dönem içerisindeki maddi zararını ücret bordrosu, vergi kaydı, gelir vergisi beyannamesi gibi itibar edilebilecek bir belgeyle ispatlayamayan davacının tutuklu kaldığı döneme ilişkin olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen net asgari ücret miktarları üzerinden hesaplama yapılmasında hukuka aykırılık görülmemiş olup, davacı vekilinin bu hususa ilişkin itirazının reddine, ancak;

davacının iki farklı dönemde gözaltı ve hükümlü olarak cezaevinde bulunduğundan, 22.05.2008-25.05.2008 tarihleri arasındaki döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan "46,60 TL" ve 05.07.2013-21.07.2016 tarihleri arasında döneme ilişkin net asgari ücret üzerinden hesaplanan " 35.483,51 TL" maddi tazminata hükmonulması gerekirken davacı aleyhine eksik maddi tazminata hükmolunması hukuka aykırı görülmüştür.

4. Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, gözaltı ve infaz süresi ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, 22.05.2008-25.05.2008 ve 05.07.2013-21.07.2016 tarihleri arasındaki her bir dönem için ayrı ayrı makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması nedeniyle hukuka aykırı bulunmuştur.

B. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

1. Gözaltında ve tutuklu kaldığı suçtan yapılan yargılaması neticesinde beraat eden, süresinde dava açan ve tazminat isteyemeyecek kişilerden olmayan davacı lehine maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından, davalı vekilinin davanın reddi gerektiğine ve hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının yüksek olduğuna ilişkin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

2. Davacı tarafça dava dilekçesinde faiz işletilmesi talebinde bulunulmadığı dikkate alınarak ilk derece mahkemesince hükmedilen tazminatlara faiz işletilmediği anlaşılmakla; davalı vekilinin faize hükmedilmesinin hatalı olduğuna ilişin temyiz istemi yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünün (A-3) ve (A-4) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 05.05.2020 tarihli ve 2019/1787 Esas 2020/521 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

SONUÇ / HÜKÜM

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Van 6. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2023 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/9496, K. 2023/3046, 18 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Hukukî Süreç
  4. II. Temyiz Sebepleri
  5. III. Dava Konusu
  6. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
  7. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
  8. IV. Gerekçe
  9. A. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
  10. B. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
  11. V. Karar
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2021/9496
Karar No
2023/3046
Tarih
18 Eylül 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/9498 K.2023/2529
  • Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2021/9502 K.2023/5409
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/9504 K.2023/4546
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2021/9505 K.2023/4696
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/9506 K.2023/2535
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2021/9509 K.2023/2777

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.