KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2021/9838 E., 2025/3506 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/4980 E., 2020/1139 K.
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
626 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutuklama, arama ve el koyma, makul sürede hakim önüne çıkarılmama, adil yargılanma, kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesinin ve kişi hürriyeti ve güvenlik hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle 55.450,0000 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine ilişkin talebinin yasal şartlar oluşmadığından reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davanın kabul edilmesi gerektiğine, vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, davacının 12.08.2016 - 15.08.2016 tarihlerinde gözaltında kaldığı, 15.08.2016 tarihinde hakim huzuruna çıkarılarak tutuklandığı, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 21.11.2017 tarih ve 2017/5630 esas sayılı iddianamesi ile PDY/FETÖ silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davasının açıldığı, mahkemece 03.12.2017 tarihinde iddianamenin kabulüne karar verilerek yargılamaya başlanıldığı, yapılan yargılama kapsamında davacının sorgusunun 05.04.2018 tarihli celsede yapıldığı, akabinde ikinci celsenin yapıldığı,
üçüncü celsenin ise 23.05.2018 tarihinde yapıldığı ve bu celsede karar verildiği, bu hali ile sanığın yargılamasının üç celsede tamamlandığı, yapılan yargılama sonunda Manisa 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 23.05.2018 tarih, 2017/658 Esas ve 2018/403 Karar sayılı kararı ile davacının üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan neticeten 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği görülmekle, davacının yargılanmış olduğu suçun niteliği nazara alındığında davacının üç günlük gözaltı süreci sonrasında kanuni süre içerisinde hakim huzuruna çıkarılmış olması,
akabinde soruşturmanın on beş buçuk ay içerisinde tamamlanarak kamu davasının açılmış olması, mahkemece iddianamenin kabul kararından yaklaşık olarak beş ay sonra ilk duruşmanın yapılarak sanığın sorgu ve delillerinin toplanmış olması, akabinde iki celse daha yapılarak davacı hakkında cezalandırılmasına dair karar verilmiş olması hususları kül halinde nazara alındığında yargılamanın fiilen 172 günlük sürede tamamlandığı bu suretle davacı vekilinin davacının makul süre içerisinde hakim huzuruna çıkarılmadığı, makul süre içerisinde yargılamasının yapılmadığı bu nedenle maddi ve manevi zarara uğradığı şeklindeki tespitlerinin mesnetsiz olduğu,
tüm ayrıntıları ile izah edilen gerek soruşturma gerekse kovuşturma sürecinin makul yargılama hususunda İnsan Haklarının ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi ve T.C.
Anayasa'sının belirlemiş olduğu ölçütler ile Anayasa Mahkemesi ve AİHM'in ölçü ve kriterlerine uygun olduğu, öte yandan davacı hakkında yapılan yargılama neticesinde beraat kararı verilmeyerek cezalandırıldığı, hakkında hükmolunan cezanın ise henüz kesinleşmediği anlaşıldığından hakkında tatbik edilen gözaltı ve tutuklama tedbirlerinin hukuka uygun olduğu ve haksız uygulama niteliğini haiz olmadığı gerekçesiyle davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2021/9838, K. 2025/3506, 8 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama