İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2022/10078 Karar: 2026/2842 Tarih: 2026

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/10078 K.2026/2842

12. Ceza Dairesi 2022/10078 E. , 2026/2842 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1354 E., 2020/1204 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf in

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2022/10078 E. , 2026/2842 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1354 E., 2020/1204 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf in

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2022/10078 E. , 2026/2842 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1354 E., 2020/1204 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle ve katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK'nın 299. maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında kasten öldürme suçundan açılan kamu davası kapsamında yapılan yargılama sonunda suç vasfı taksirle öldürme olarak belirlenerek, 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraat kararı verilmiş, katılanlar vekillerinin istinaf talepleri üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; kararın eksik araştırmaya dayalı olduğuna, hükme esas alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamı ile uyumlu olmadığına ve hatalı tespitler içerdiğine, sanığın ölenin aracının sağ ön tarafında olduğunu görmesine rağmen sağa manevra ile aracını sanığın üzerine sürmek suretiyle kasten öldürme suçunu işlediğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın servis şoförü olduğu, olay günü gece 23.30 sıralarında işçileri işyerinden aldığı ve evlerine götürmek üzere hareket ettiği, olay mahalline gelmeden önce bir işçiyi indirdiği ve hareket ettikten sonra, düşük hızda ve sağından gelen araçları kontrol ederek girdiği kavşaktan sola dönüşle tek yönlü, iki şeritli yola bağlanmak istediği, bu esnada sanığa göre sağ taraftan gelen M. G.'nin sevk ve idaresindeki, ön koltuğunda ölenin, arka koltuğunda tanık E. D.'nin bulunduğu otomobilin kavşaktan gelerek aynı yola geçmesine imkan sağladığı, bu aracın otobüsten önce sanığın seyretmek istediği güzergaha girdiği ve biraz ileride durduğu, M. G.'nin araçtan indiği, izlenen CD görüntülerine göre sanığın aracına doğru yönelerek sanığın seyrine devam etmesine engel olmaya çalıştığı ve sanığın aracına hamleler yaptığı, beyanlara göre yumruk ve tekmelerle otobüse vurduğu ve sanığa küfürler ettiği, sonrasında ölenin araçtan indiği, bu esnada saatin geç olması ve serviste bulunan kişilerin dışarıdakilerin sarhoş olup onlara uymamasına yönelik ikazları üzerine sanığın servis otobüsünün kapısını açmadığı, tehlikeyi bertaraf etmek için düşük hızda olay yerinden ayrılmaya çalıştığı, ölenin ise otobüsün sağ ön köşe kısmına doğru yöneldiği, otobüsün ön tarafından birinin olduğunu görmediğini beyan eden sanığın düşük hızda ve sağa manevra ile seyrini sürdürmek istemesi nedeniyle geride kalmakta olan ölenin otobüsün ön kısmına doğru hareketlendiği, bu esnada 2,45 promil alkollü olduğu tespit edilen ölenin yere düştüğü ve sağa manevra ile sağ şeritte seyrini sürdürmek isteyen sanığın otobüsünün sağ arka tekerinin ölenin üzerinden geçtiği ve ölümün bu şekilde gerçekleştiği kazada, sanığın alkol etkisi ile kendiliğinden mi düştüğü yahut otobüsün sağa manevrası nedeniyle teması sonucunda mı düştüğü hususunun ise beyanlar ve izlenen CD görüntüleri doğrultusunda tespitinin mümkün olmadığı, İlk Derece Mahkemesince, her ne kadar iddianamede sanığın öleni görmesine rağmen otobüsü hareket ettirdiği, otobüsün sağ arka tekeri altında kalan öleni görmeme ihtimalinin bulunmadığı, bu itibarla doğrudan kastla hareket ettiğinden bahisle kasten öldürme suçundan cezalandırılması talep edilmişse de; sanığın öleni otobüsün ön tarafında gördüğüne, ölenin otobüsün önünde olduğunu bilmesine rağmen otobüsü onun üzerine sürerek öldürme kastıyla hareket ettiğine dair dosyaya yansıyan herhangi bir delil elde edilemediği, sanığın olay yerinden uzaklaşma gayesiyle hareket ettiği, servis otobüsünün ağırlığı, ilk kalkış aşamasında çok seri biçimde manevra yapılamayacak nitelikte olması nedeniyle ölenin otobüsün hareket ettiğini görmesine rağmen, otobüsün sağ ön giriş kapısından otobüsü durdurmak düşüncesiyle otobüsün sağ ön köşesine yöneldiği esnada alkolün etkisi ve otobüsün manevrasıyla sendelediği, akabinde otobüsün sağ arka çamurluk kısmına çarparak yere düştüğü gözetildiğinde sanığın ölene yönelik doğrudan öldürme kastının bulunmadığı, sanığın kastının olay yerinden uzaklaşmak, olayın daha fazla büyümesine engel olmak, ölen ve yanındakiler ile fiziki bir temasa girmemek olduğu, otobüsün önünde kimsenin olmadığını görmesi üzerine yavaşça manevra yaparak hareket ettiği, otobüsün ağır olması nedeniyle seri hareket etme kabiliyetine sahip olmadığı, bu itibarla sanığın bu şekilde gerçekleşen eyleminin taksirle ölüme neden olma suçunu oluşturduğu kanaatine varılmış, taksirle öldürme suçu yönünden ise sanığın kusursuz, ölenin asli kusurlu olduğu yönünde görüş bildiren İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 20.10.2017 tarihli raporunun hükme esas alınması suretiyle sanığın olayda sanığın taksire dayalı kusurunun bulunmadığı kanaatiyle CMK 223/2-c maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir. 2. İlk derece mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesince bir isabetsizlik görülmemiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, yüklenen suç açısından sanığın taksirinin bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca, Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.03.2026 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla