KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2022/1151 E., 2025/4343 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/1229 E., 2020/3258 K.
- Dava
- Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
- Dava tarihi
- 08.05.2018
- Hüküm
- Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı
- Tebliğname görüşü
- Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Karar Metni
502 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 120.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 9.243,02 TL maddi, 88.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihi olan 17.07.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacının ve davalı vekilinin istinaf başvurularının, maddi tazminatın 10.967,92 TL'ye yükseltilmesi,
manevi tazminatın 65.000,00 TL'ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davalı vekilinin temyiz istemi; Tazminat istemi için yasal şartların oluşmadığına, hükmedilen manevi tazminat miktarının zenginleşmeye neden olacak derecede yüksek olduğuna, reddedilen kısım yönünden lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/10256 soruşturma sayılı dosyası kapsamında davacının Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini engellemeye teşebbüs etme, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme ve silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından 17.07.2016-13.06.2017 tarihleri arasında 331 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda 28.02.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın davacıya 07.03.2018 tarihinde tebliğ edildiği,
kararın itiraz edilmeksizin 22.03.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacıya tebliğ edilmediği, gözaltına alınma ve tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince maddi tazminat miktarının 10.967,92 TL'ye yükseltilmesi, manevi tazminat miktarının 65.000,00 TL'ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında davalı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/1151, K. 2025/4343, 12 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama