KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2022/1862 E., 2025/5494 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/696 E., 2020/513 K.
- Dava
- Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
- Hüküm
- Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı
- Tebliğname görüşü
- Onama, Ret
Karar Metni
693 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı ve katılma yolu ile davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacının haksız tutukluluk nedeniyle 200.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 40.381,59 TL maddi, 70.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihi olan 15.08.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacının ve davalı vekilinin istinaf başvurularının manevi tazminatın 62.000,00 TL'ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına, davalı vekilinin temyiz isteminin temyiz kesinlik sınırı ve hükmedilen tazminat miktarı nedeniyle kesin olduğundan bahisle reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacının temyiz sebepleri; kamu görevinden çıkarılması nedeniyle almış olduğu son maaş dikkate alınarak maddi tazminatın hesaplanması gerektiğine, tutuklu kalması nedeniyle yapmak zorunda kaldığı cezaevi masrafları, almış olduğu borçların maddi tazminat kapsamında kabul edilmesi gerektiğine, suçun niteliği de dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğuna, Davalı vekilinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, davanın reddine karar verilmesi gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarının yüksek olduğuna, ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Giresun 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/460 Esas-2020/116 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 22.07.2016 tarihinde yakalanarak hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmak sureti ile serbest bırakıldığı, 15.08.2016-14.12.2018 tarihleri arasında toplam 851 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 29.02.2020 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı,
davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kamu görevlisi iken 01.09.2016 tarihinde kamu görevinden çıkarılan davacının ihraç tarihi ile tahliye tarihi arasındaki süre yönünden net asgari ücret miktarı dikkate alınarak maddi tazminatın hesaplanması gerektiğinin kabulü ile kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat miktarının 62.000,00 TL'ye indirilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Davalı vekilinin, davacı vekilinin temyiz başvuru dilekçesinin 11.01.2021 tarihinde kendisine tebliği üzerine 14.01.2021 tarihinde katılma yolu ile temyiz talebinde bulunduğu anlaşılmış olup, tebliğnamedeki temyiz kesinlik sınırı ve hükmedilen tazminat miktarı nedeniyle hükmün davalı bakımından kesin olduğundan bahisle ret isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1-Gerekçeli karar başlığında, dava tarihinin 12.05.2020 yerine hatalı olarak 03.06.2020 olarak gösterilmesi,
2-Kamu görevlisi iken 01.09.2016 tarihinde meslekten ihraç edilen davacının ihraç edildiği ayı takip eden ayın 15. günü olan 15.09.2016 tarihi ile tahliye tarihi olan 14.12.2018 tarihi arasındaki süre için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca 16 yaşından büyükler için belirlenen 39.752,15 TL maddi tazminatın 15.09.2016 tarihinden işleyecek yasal faizi ile maddi tazminat kapsamında davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken fazla maddi tazminata hükmedilmesi ve faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlenmesi,
3-Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacının ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/1862, K. 2025/5494, 23 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama