KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2022/240 E., 2025/3819 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2019/ 1885 E., 2020/ 1027 K.
- Hüküm
- İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Bozma, Ret
Karar Metni
686 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacının haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle ıslahla 16.254,72 TL maddi ve 70.000,00 TL manevi tazminatın tahliye tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 6000,00 TL manevi tazminatın tahliye tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacının ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacının temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına, davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacının temyiz istemi; maddi tazminat talebinin kabul edilmesi ve cezaevi harcamalarının da maddi tazminata dahil edilmesi gerektiğine, manevi tazminatın yetersiz olduğuna ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz istemi; istinaf başvuru dilekçesini aynen tekrar ettiklerine, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/182 Esas, 2017/278 Karar sayılı kararı ceza dosyası kapsamında, davacının terör örgütüne üye olma suçundan 26.09.2016-04.10.2016 tarihleri arasında 8 gün, 16.02.2017- 17.04.2017 tarihleri arasında 60 gün olmak üzere toplam 68 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda atılı suçtan mahkumiyetine karar verildiği,
kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 10.07.2018 tarih 2017/3470 Esas 2018/1875 Karar sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak davacının beraatine karar verildiği, beraat kararının 06.09.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş gerekçeli kararın 24.10.2018 tarihinde tebliğ edildiği, gözaltı-tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı ve tutukluluk süresinin mahsuba konu yapılmadığı,
tutukluluk süresinin infaz gördüğü, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu, davacının zabıt katibi olduğu, ilk kez 27.09.2016 tarihinde açığa alındığı, Ekim-Kasım-Aralık 2016 dönemlerine ait maaşlarını 2/3 oranında aldığı, 20.12.2016 tarihinde göreve iade edildiği, göreve iade edildikten sonra eksik aldığı maaşlarının kendisine ödendiği, davacının daha sonra 21.02.2017 tarihinde yeniden açığa alındığı, Mart-Nisan 2017 dönemine ait maaşlarını 2/3 oranında aldığı ve 29.04.2017 tarihinde ihraç edildiği , gözaltında ve tutuklulukta kaldığı süreye ilişkin maaş ödemesi yapılmış olması,
İzmir BAM 2. Ceza Dairesince verilen beraat kararında vekalet ücreti takdir edilmiş olması, dilekçede maddi tazminat istemi olarak belirtilen diğer hususların ise Yargıtay kararları doğrultusunda maddi tazminatın hesabına dahil edilecek unsurlardan olmadığı belirlenerek maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hükmün manevi tazminata ilişkin kısmının ''5000,00TL'' olarak düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Davalı vekilinin temyiz isteminin, davacının temyiz dilekçesinin tebliğ edilmesinin ardından yapıldığı anlaşılarak, davalı vekilinin temyiz isteminin katılma yolu ile yapıldığı kabul edilmiş, tebliğnamedeki davalı vekilinin temyiz isteminin kesinlik sınırı itibariyle reddine karar verilmesini isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin tüm, davacının sair temyiz istemlerinin reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/240, K. 2025/3819, 15 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama