Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2022/2884 E. , 2025/6163 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3346 E. 2020/3985 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2022/2884 E. , 2025/6163 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3346 E. 2020/3985 K. SUÇ : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ile katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 53/6 ve 63.maddeleri uyarınca 8 yıl 3 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 3 yıl süreyle ehliyetine el konulmasına ve ve mahsubuna karar verilmiştir. 2.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi 11.10.2017 tarihli ve 2017/1314 Esas, 2017/2215 Kararı ile sanık hakkında ilk derece mahkemesince verilen taksirle öldürme suçundan verilen mahkumiyetine yönelik sanık müdafinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 179/3-2, 62/1 maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve CMK'nın 231/5. maddesi sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiştir. Bu kararın 21.12.2017 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde 03.04.2019 tarihinde kasten yaralama suçunu işlemiş ve bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. İhbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı CMK'nın 231/5.maddesi gereğince Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 16/12/2020 tarihli ve 2019/3346 Esas, 2020/3985 Kararı ile açıklanmasına karar verilmiş ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanık Müdafinin Temyiz Sebepleri; ceza miktarının fazla olduğuna, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ve re'sen gözetilecek sebeplere ilişkindir. B.Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri; suç vasfının hatalı olduğuna, illiyet bağının bulunduğuna ve re'sen gözetilecek sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 05.05.2014 günü saat 01.20 sıralarında olay anından yaklaşık 30 dakika (saat 01.50) sonra yapılan alkol ölçüm göre 1.47 promil alkollü olduğu tespit edilen sanığın sevk ve idaresindeki otomobilini meskun mahal içi, bölünmüş, 70 km/s hız sınırının bulunduğu, aydınlatmanın mevcut olmadığı, düz ve eğimsiz yolda seyir halindeyken, kaza mahalline geldiğinde yola ters yönden girerek karşısından gelmekte olan ...'un idaresindeki motosiklet ile çarpışması neticesinde ... ile motosiklette yolcu olarak bulunan ...'nın öldüğü olayda, hükme esas alınan .. .. Üniversitesi öğretim üyelerinden oluşan bilirkişi heyetince tanzim edilen 04.11.2016 tarihli raporda; sanık sürücünün kazadan yarım saat sonra alınan raporunda 1,47 promil alkollü olduğu, kaza anı itibariyle ise bunun 1,55 promil olduğu, yasal sınır olan 0,50 promilin 3 (üç) katından fazla alkollü olduğu, sanığın bölünmüş yolda kendi istikametinde seyrettiği, karşı yönden ters istikamette gelen motosikletin ışıklarını önceden fark etmesi gerektiği, fark ettiği esnada da kaza mahallinin düz yol, fren mesafesi ve sağa yanaşma mesafelerini kullanarak gerekli tedbiri alma durumunun mümkün bulunduğu, fakat sanığın ileri derecede alkollü olmasının verdiği dikkat dağılması, konsantrasyonda zorlanma, algılama-muhakeme ve refleks aktivite hızında düşme, mesafe tahmininde yanılma ve koordinasyon bozulması neticesinde ters yönden geldiği açıkça belli olan araca karşı çarpışmayı önlemek için gerekli tedbirleri almada geç kaldığı, tespit olunan 4,70 m. ve 6,70 m.'lik fren izi ve bu izin yol üzerinde konumu ile gidiş şekli, tek yönlü geniş yolda sanığın kazayı önleyici tedbirleri almada geç kaldığını gösteren somut tespitlerin bulunduğu, bu itibarla, sanığın nizami istikamette seyrettiği ve hızının 70 km/sa sınırlamanın altında olduğu kabul edilse bile kazayı önleyici tedbirleri önleme imkanı olduğu halde almış olduğu yasal sınırların 3(üç) katı düzeyindeki alkol nedeniyle bu tedbirleri alamadığından olayda tali oranda kusurlu olduğunun belirtildiği anlaşılmakla, mahkemece kusurlu kabul edilen sanık hakkında bilinçli taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. 2. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanık müdafinin istinaf başvurusu üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; olay tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki araç ile seyrini sürdürdüğü bölünmüş yolun olay yeri kesiminde seyrettiği yola ters şeritten girerek karşı istikametinden gelen sürücü ... idaresindeki motosikletle çarpıştığı kazada; çarpışmanın sanığın idaresindeki kamyonetin fren emniyet mesafesi dahilinde cereyan etmesi, sanığın kazayı önlemesinin mümkün olmaması, bu nedenle kendisine herhangi bir kusur izafe edilemeyeceği anlaşıldığından sanığa kusur izafe eden raporlara Dairemizce itibar edilmemiş, sanığın, maktuller ... ve ...'un ölümü ile sonuçlanan olayda taksirinin bulunmadığı ancak olay sırasında sanığın 1,47 promil alkollü olarak yasal sınırların üzerinde alkollü araç kullandığı anlaşıldığından sanığın eyleminin trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçunu oluşturduğu ve sanık hakkında bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına, trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğinden bahisle ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, ancak; Anayasa Mahkemesinin, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile; 5271 sayılı CMK'na 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış...” ibaresinin “...seri muhakeme usulü...” yönünden Anayasa'ya aykırı olduğu değerlendirilerek iptaline karar verilmesi ve yargılama konusu 5237 sayılı TCK'nın 179. maddesinin 3. fıkrasındaki trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunun seri muhakeme usulü uygulanması gereken suçlardan olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 250. maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi, Başkaca yönleri incelenmeyen, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi kararının açıklanan nedenle, 5271 sayılı Kanun’un 302/2.maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Antalya 4.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.07.2025 tarihinde karar verildi.