İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2022/3465 Karar: 2023/3705 Tarih: 2023

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/3465 K.2023/3705

12. Ceza Dairesi 2022/3465 E. , 2023/3705 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/514 E.,2021/507 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden, sanık müdafii tarafından kanunî süresi içinde hükmün tem

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2022/3465 E. , 2023/3705 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/514 E.,2021/507 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden, sanık müdafii tarafından kanunî süresi içinde hükmün tem

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2022/3465 E. , 2023/3705 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/514 E.,2021/507 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden, sanık müdafii tarafından kanunî süresi içinde hükmün temyiz edilmesinden sonra, sanık müdafinin 09.08.2023 tarihli dilekçe ile temyiz hakkından feragat ederek, hükmün onanmasını talep ettiği anlaşılmıştır. Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yönünden, İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2020 tarihli ve 2019/137 Esas, 2020/161 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 85 inci maddesinin ikinci fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 12 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 17.03.2021 tarihli ve 2021/514 Esas, 2021/507 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren 17.05.2022 tarihli ve 2021/56912 sayılı Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebebi Sürücü belgesi bulunmayan sanık hakkında TCK'nın 53/6. maddesi gereğince sürücü belgesinin 2 yıl süreyle geri alınmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü: 1.21/11/2018 günü saat 04:10 sıralarında sanık sürücü ...'ın alkollü ve hızlı olarak sevk ve idaresindeki 34 NJ 1545 plaka sayılı otomobili ile Turgutlu ilçesi yönünden Ahmetli ilçesi istikametine seyir halindeyken kaza mahalli olan yol bölümüne geldiği esnada aracının ön kısmıyla aynı istikamette ilerisinde seyir halinde olan sürücü... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı çekicinin arka kısmına çarpması neticesinde kazanın meydana geldiği, sanığın sürmüş olduğu ... içerisinde kaza sonucu vefat eden ... ile ...'ın yanı sıra yaralı olarak ... ve ...'un bulunduğu şeklinde olayın gerçekleştiği anlaşılmıştır. 2.Kaza sonucu ölümlü/yaralanmalı trafik kazası tespit tutanağına göre sanık sürücü ...'ın arkadan çarpma kusurunu ihlal ettiğinden tamamen kusurlu olduğunun, diğer sürücü ...'in herhangi bir kusurunun olmadığı yönünde rapor tanzim edildiği, dosyanın bilirkişiye verildiği, 18/01/2019 tarihli bilirkişi raporuna göre de ... plakalı otomobil sürücüsü ...'ın arkadan çarpma kusurunu işlediğinden asli kusurlu olduğunun, ... plakalı çekici sürücüsü...'in ise kazanın oluşumunda bir etkisinin olmadığı, kusur ve kabahati görülmediğinden kendisine kusur izafe edilemediği ve kusursuz olduğu yönünde rapor verildiği, dosyanın mahkememizce Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderildiği, 27/05/2019 tarihli Trafik İhtisas Dairesinin raporuna göre sanık sürücü ...'ın asli kusurlu, sürücü...'in ise kusursuz olduğunun rapor edildiği, bu nedenle her üç raporunda birbiriyle aynı mahiyette olduğu ve mahkememizce de sanık sürücü ...'ın diğer sürücü...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı çekicinin arka kısmına alkollü ve hızlı bir şekilde ... kullanması dolayısıyla kazanın meydana geldiği kabul edildiğinden sanık ...'ın asli ve tam kusurlu olduğu değerlendirilmiştir. 3.Olay yeri inceleme raporuna göre otomobilin beşinci viteste bulunduğunun görüldüğü, ayrıca aracında sağ ön koltuk önünde Efes Pilsen marka bir kısmı içilmiş bira ile koltuk altında 2 adet Tuborg marka yeni içilmiş boş bira şişelerinin bulunduğu, ayrıca aracın bagajında 2 adet dolu ve 2 adet kaza sırasında kırıldığı anlaşılan Efes Pilsen marka bira şişelerinin bulunduğu görüldüğü, ayrıca çarpışma noktasının gerisinde ve yol üzerinde fren izi ve benzeri bulguya da rastlanılmadığının rapor edildiği, sanığın Turgutlu Devlet Hastanesi'nin 21/11/2018 tarihli numune alma saati 06:25 itibariyle 230 promil alkollü olduğunun belirtildiği, mahkememizce dosyanın Adli Tıp Kurumu'na gönderilerek sanığın olay saati itibariyle kaç promil alkollü olduğunun saptanmasının istenildiği, Adli Tıp Kurumu 5. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 02/09/2019 tarihli raporuna göre sanığın 234 promil alkollü olduğunun ve sanığın emniyetli bir şekilde ... sevk ve idare edemeyeceği yönünde rapor tanzim edildiği görülmüştür. 4.Katılan ...'ın olay günü ... Restorant isimli iş yerinde garson olarak çalıştığını, olay tarihinde sanık ile birlikte ..., ... ve ...'un çalıştığı işyerine gelerek eğlendikleri, burada hep birlikte alkol aldıklarını, ...'ın çok fazla alkollü olduğunu, sanığın fazla alkollü olması dolayısıyla daha az alkollü olan ... hanımın aracı kullanmak istediğini söylediği ancak sanığın buna müsaade etmediği, sanığın aracı hızlı sürmesi dolayısıyla kendini ve yanındaki diğer kişilerin sanığa yavaş gitmesi yönünde uyarmalarına rağmen sanığın araca arkadan çarptığını beyan etmesi ve sanığın kaza sırasında 100 km üzerinde hızla gittiğini tahmin ettiğini söylemesi yine diğer katılan ...'ın sanığın yoğun şekilde alkollü olduğundan dolayı ....'ün taksi çağırmak istediğini ancak sanığın bunu kabul etmediğini, aracı sanığın sürdüğünü, aracın hızlı sürülmesi dolayısıyla sanığı araçtakilerin yavaş gitmesi konusunda uyardıkları şeklindeki beyanları bir arada düşünüldüğünde; sanığın 234 promil alkollü olması dolayısıyla olay günü ve olay saatinde emniyetli bir şekilde ... sevk ve idare edemeyeceğinin, aracın beşinci viteste bulunduğunun görülmesi dolayısıyla hızlı bir şekilde aracı kullanması ve kaza mahallinin öncesinde herhangi bir fren izinin bulunmaması karşısında sanığın bilinçli taksir haliyle hareket ettiğinin tüm dosya kapsamında sabit olduğu kanaatine varılmıştır. 5.Kaza sonucunda ... ve ... isimli şahısların vefat ettikleri, ölümlerinin kaza sonucu kafa travmasına bağlı ölüm olduğunun olay yeri inceleme ve ölü muayene tutanağı ile sabit olduğu, katılan ...'un 16/03/2020 tarihli Manisa Adli Tıp Şube Müdürlüğünce kesin doktor raporuna göre basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmadığının, kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olduğunun, kişinin vücudundaki kırıkların kişinin hayat fonksiyonları üzerine etkisinin ağır (6) derecede olduğunun belirtildiği, diğer katılan ...'nın 30/01/2020 tarihli Manisa Adli Tıp Şube Müdürlüğü'nün kati doktor raporuna göre yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olmadığı, BTM ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta (3) derece olduğu şeklinde rapor edildiği görülmüştür. 6.Sanık ...'ın olay günü 234 promil alkollü olarak emniyetli bir şekilde ... ve sevk idare edemeyecek olmasına karşın aracını sürdüğü ve sanığın hızlı bir şekilde aracını sürmesi ve alkollü olması dolayısıyla diğer sürücü... idaresindeki çekiciye arkadan çarpması, sanığın kaza mahallinden öncesinde herhangi bir fren yapmaması ve aracın beşinci viteste bulunduğunun rapor edilmesi karşısında sanığın üzerine atılı taksirle iki kişinin ölümüne ve iki kişinin yaralanmasına neden olma suçunu işlediğinin sabit olduğu, sanığın asli ve tam kusurlu oluşu, kaza sonucu iki kişinin ölmesine ve şikayetçi ...'ın yaşamını tehlikeye sokan bir duruma ve kırığın 6. derecede hayati fonksiyonlarına etki edecek derecede BTM ile giderilemez şekilde yaralanması, diğer şikayetçi ...'ın BTM ile giderilemez ve kırığın hayati fonksiyonlarına etkisinin orta (3) derece yaralanmış olması hususları göz önüne alındığında sanığın sabit kabul edilen eylemi nedeniyle verilen cezanın olayın oluşuna ve hakkaniyete uygun olarak teşdiden verilmesinin gerekli olması nedeniyle sanık hakkında hakkaniyete uygun olarak teşdiden hüküm kurulmuş, sanığın aracını hızlı sürmesi, sanığın 234 promil alkollü oluşu göz önüne alındığında eylemini bilinçli taksir ile gerçekleştirdiği sabit görüldüğünden sanık hakkında takdiren 1/2 oranında arttırım uygulanmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü: İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden; Sanığın vekâletnameli müdafii tarafından kanunî süresi içinde 31.03.2021 tarihli dilekçe ile hükmün temyiz edilmesinden sonra, dava dosyasında mevcut Turgutlu 1.Noterliğince tanzim olunan 09.07.2019 tarihli ve 6994 yevmiye numaralı vekâletnamesinin vazgeçme hususunda içerdiği yetkiye dayanarak 10.08.2023 tarihli dilekçesi ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden; Olay tarihinde sürücü belgesi bulunmayan sanık hakkında, 5237 sayılı Yasanın 53 ncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince 2 yıl süreyle sürücü belgesinin alınmasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş olup, bölge adliye Cumhuriyet savcısının temyiz sebebi yerinde görülmüştür. V. KARAR A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden; Gerekçe başlığında (A) harfiyle gösterilen alt başlıkta açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun’un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden; Gerekçe bölümünde (B) harfiyle gösterilen alt başlıkta açıklanan nedenle, bölge adliye Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 17.03.2021 tarihli ve 2021/514 Esas, 2021/507 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği "Sürücü belgesi bulunmayan sanık hakkında, 5237 sayılı Yasanın 53 ncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince 2 yıl süreyle sürücü belgesinin alınmasına ilişkin bendin hükümden çıkarılması" ibaresinin eklenmesi suretiyle , Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Turgutlu Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,05.10.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla