İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /12. Ceza Dairesi

YARGITAY · 12. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/3743 K.2026/1708

Kanun'a muhalefet suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve suça konu silahın müsaderesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün…

Esas2022/3743Karar2026/1708Tarih24 Şubat 2026Okuma7 dk · 1.353 kelime

KÜNYE

12. Ceza Dairesi 2022/3743 E., 2026/1708 K.

Karar tarihi
24 Şubat 2026
Konu
Ceza Hukuku
Mahkemesi
Ceza Dairesi
Sayısı
2020/89 E., 2021/567 K
Suç
Taksirle öldürme
Hüküm
İstinaf başvurularının esastan reddi
Tebliğname görüşü
Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1 ve 63. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mahsuba, 6136 sayılı

Karar Detayı

1.353 kelime·7 dk okuma·3 bölüm

Kanun'a muhalefet suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve suça konu silahın müsaderesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi; ceza miktarına ve bilinçli taksir koşullarının oluşmadığına, basit taksir hükümleri ve lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1-Olay günü gece saatlerinde sanığın düğün merasiminde bulunduğu, suça konu ruhsatsız tabanca ile sanık ve düğünde bulunan diğer davetliler tarafından ilk olarak içinde gerçek saçma olmayan fişeklerle havaya birden fazla kez ateş edildiği, sonrasında sanığın tabancaya içi saçma dolu fişeği koyduğu ve havaya 1 el ateş ettiği, tanık ...'in ateş etmek üzere tabancayı sanıktan istediği ancak sanığın, tanık ...'in alkollü olması nedeniyle tabancayı vermediği,

devamında sanık beyanı ve tanık beyanlarına göre sanığın tabancayı yere doğrulttuğu, ikinci fişeği koyduğunda tabancayı havaya kaldırmadan tabancanın patladığı ve tanık beyanları ile sabit olduğu üzere aralarında husumet bulunmayan ve sanığa 6,5 metre mesafede karşıda bulunan ...'a isabet ettiği ve ...'un yaralanarak hastaneye kaldırıldığı, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen yaşamını kaybettiği ve ve ...

Cumhuriyet Başsavcılığının 10.09.2017 tarihli otopsi raporunda kişinin vücudunda tek başına öldürücü nitelikte bir adet av tüfeği saçma tanesi yarasının mevcut olduğunun, yaranın özellikleri dikkate alındığında atışın 5 ile 7 metrelik mesafeden gerçekleştirildiğinin, kişinin ölümünün bu yaralanmaya bağlı beyin doku hasarı ve beyin hasarı neticesinde meydana geldiğinin bildirildiği,

suça konu tabanca bakımından Jandarma Kriminal Daire Başkanlığının hazırlamış olduğu uzmanlık raporuna göre silahın çalışır vaziyette olduğunun, suç konusu av fişeği kartuşunun mevcut silahtan atıldığının, silahın horozu kurulu değil iken ani hareketle namlusu kapatıldığında av fişeğinin kendiliğinden patlamadığının, ancak horozu kurulu iken yapılan 7. denemede tüfeğin namlusu sert biçimde kapatıldığında kendiliğinden patladığının, böylelikle mevcut silahın horozu kurulu iken namlusu sert kapatıldığında zaman zaman kendiliğinden patlayabileceğinin tespit edildiği, olayda.

2-İlk Derece Mahkemesince dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; bir kişinin ölümü sonuçlanan olayın meydana gelmesinde,sanığın tüm savunmalarında silahın kendiliğinden ateşlendiğini ifade ettiği, sanığın görüntülerde görülen atışlarının hepsinin havaya doğru yapıldığı ve bunun da diğer tanıklarca doğrulandığı,

kriminal rapora göre horozu kurulu iken namlusu ani bir hareketle kapatıldığında, yapılan denemelerde 7. ve tekrar yapılan denemelerde 2. kapatılmada horozun düştüğü ve av fişeğini kendiliğinden patlattığı, horozu kurulu iken namlusu kapatılıp uygulanan düşme testinde de horozunun düşerek av fişeğini bazen kendiliğinden patlattığı, horozu kurulu iken kubuzunun sağ ve sol yan yüzeyine metal çekiç yardımı ile uygulanan darbelerde horozunun düşerek fişek yatağında bulunan av fişeğini kendiliğinden patlattığı,

horozu kurulu değil iken metal çekiç yardımı ile horozun arka kısmına uygulanan darbelerde de av fişeğini kendiliğinden patlattığı belirtildiği gözönüne alındığında, sanığın savunmasında belirttiği şekilde silahın horozu kurulu değil iken yapılacak müdahalelerde kendiliğinden horozun düşüp ateş alabileceği anlaşıldığından, sanığın silahla ateş edip sonuçları kabullendiğinin kabulünün mümkün olmadığı,

sanığın daha önce de silah kullanan biri olması nedeniyle kendi becerisine güvenerek havaya birden çok fazla sayıda ateş ettiği, vurulmaya sebep olan atış sırasında ise silahı bizzat iradi olarak ateşlediğinin toplanan deliller ile kanıtlanamadığı,

kriminal rapor göz önüne alındığında silahtan kaynaklı arıza nedeniyle silahın havaya kaldırılırken yatay vaziyette kendiliğinden ateş alarak müteveffanın ölümüne neden olunduğunun kabulünün gerektiği, ancak sanığın düğün gibi kalabalık bir ortamda silahla uğraşarak bunun ateş alabileceğini öngörmesi gerektiği, yine de neticeyi kabullenmesinin söz konusu olmadığı gibi, silahla oynaması sırasında silahının ateş aldığı gözetildiğinde, olursa olsun demesinin de söz konusu olmadığı,

sanıkça istenmeyen bir neticenin ortaya çıktığı, sanığın silahla uğraşırken ateş almasında ne ölene karşı ne de üçüncü bir şahsa karşı kasdi bir suç işlemek amacıyla hareket etmediğinin sabit olduğu, bu haliyle atılı eylemin bilinçli taksirle işlendiği kabulü ile 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

3. İlk derece mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesince bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE

ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi

26. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Akşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi

26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.02.2026 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY YAZISI Olayımız da; olayın gerçekleştiği yerin düğün evi olduğu, olay yerinin kalabalık olup, ölenin sanığın karşısında ve yakın mesafesinde bulunduğu, sanığın ateş ettiği silahın tek kırma av tüfeğinden bozma kırma tabanca olduğu, sanığın elinde bulunan silah ile havaya bir el ateş ettiği, yeniden doldurmak için silahı yere çevirdiği, ancak silahı doğrulturken silahın ateş aldığı,

neticede sanığın 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu 85/1. maddesinde düzenlenen taksirle bir kişinin ölümüne neden olmak suçunu bilinçli taksirle işlediğinden bahisle Yunak Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı anlaşılmış, Yunak Asliye Ceza Mahkemesinin eylemin olası kast ile gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin değerlendirilmesi için görevsizlik kararı vererek dosyayı Ağır Ceza Mahkemesine göndermiştir.

Sanığın kalabalık ortamda bilerek ve isteyerek tek kırma av tüfeğinden bozma tek kırma tabancayla havaya doğru ateş ettikten sonra tüfeğine ikinci kez ateş etmek üzere yeni bir fişek yerleştirmek üzere aşağı doğru indirdiği tekrar doğrulttuğu esnada kırma tabancanın patlaması sonucu maktulü öldürdüğü anlaşılmaktadır. Kalabalık bir ortamda (düğün töreninde) ölenin doğrudan hedef alındığına dair bir delil ve emare bulunmamaktadır.

Ancak sanığın çok sayıda insanın bulunduğu düğün ortamında öldürücü etkisi olan ancak tek kırma av tüfeğinden bozma olup, yere düşmeyle ya da kırma yerinin sert bir şekilde kapatılmasıyla patladığı kriminal laboratuvar raporuyla sabit olan silah ile havaya doğru bir el ateş etmiş bununla yetinmeyip tek kırma tabancasına yeni mermi sürerek eylemine devam etmek iradesini ortaya koymuştur.

Sanığın dosyadaki video çekimlerinden de kolayca anlaşıldığı gibi kalabalık bir ortamda orada bulunanları can güvenliğini hiçe sayar bir şekilde dosya içerisindeki fotoğrafından da anlaşılacağı üzere son derece eski, demode ve arızalı olan tek kırma tabancasıyla havaya bir el ateş etmiş, eylemini devam ettirmek için silahına yeni mermi koymuş bu esnada silahı patlamış ve bir insanı kafasından vurarak öldürmüştür. Silahın sanığa ait olduğu mahkemece kabul edilmiştir.

Böylesine kalabalık bir yerde ateş edilmesinin ölüm neticesini doğurabileceğini makul ve orta zekada bir insanın öngörebileceği, neticeyi istememekle birlikte neticenin ortaya çıkmaması için eylemine ara vermediği gibi sonucu önlemeye yönelik (daha uzak bir yere gitmek, kuru sıkı mermi kullanmak gibi) bir davranış içine girmemiş, öldürücü vasıf taşıyan silahı kalabalık içinde ateşlemekte sakınca görmemiştir.

Hatta olaydan hemen önce düğün mahallinde ateş edilmemesi yönündeki polisin uyarılarını da dikkate almayarak ölüm neticesinin doğmasına yol açmıştır. Olası kastın doktrinde ve uygulamadaki tanımı; suçun kanuni tanımındaki fiilin gerçekleşebileceğinin mümkün veya muhtemel bir şekilde "öngörülmesine" rağmen, sonucun meydana gelmesinin göze alınması, adeta "olursa olsun" biçimindeki bir düşünceyle fiilin işlenmesidir.

Yukarıda ayrıntılarıyla anlatılan olay ile tanım birbiriyle örtüştüğü de ilk bakışta kolayca anlaşılmaktadır. Dairemizin ve Ceza Genel kurulunun bir çok kararında benzer konular incelenmiş ve eylemin olası kastla işlendiği yönün de kararlar verilmiştir.

Netice itibariyle; kalabalık ortamlarda meydana gelen bu tür olayların vahameti, sanığın atılan kurşunların bir şekilde kalabalıkta birine herhangi bir şekilde isabet edebileceği ve dolayısıyla yaralama veya ölüm sonucunun doğabileceğini bilmesine ve öngörmesine rağmen eylemini bilerek ve isteyerek devam ettiği neticenin ortaya çıkmaması için hiçbir önlem almadığı, bu nedenlerle; sanığın eyleminin olası kastla işlenen öldürme suçunu oluşturduğu değerlendirildiğinden ilk derece mahkemesinin eylemin bilinçli taksirle işlendiği yönündeki kararının bozulması yerine onanmasına hükmeden çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum. 24.02.2026

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Detayı
  3. II. Temyiz Sebepleri
  4. III. Olay Ve Olgular
  5. IV. Gerekçe

Karar Bilgileri

Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/3743
Karar No
2026/1708
Tarih
24 Şubat 2026
Konu
Ceza Hukuku

İlgili Rehberler

  • Ceza Hukuku Makaleleri
  • İnfaz Hesaplama Aracı

İlgili Kararlar

  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/3738 K.2023/2624
  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/3737 K.2022/9260
  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/3736 K.2026/247
  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/3735 K.2026/1028
  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/3734 K.2026/2380
  • 12. Ceza Dairesi — Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/3727 K.2024/5654

Tüm Arşiv

Karar Arşivine Dön
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.