KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2022/4265 E., 2024/4856 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2021/1290 E., 2021/1905 K.
- Dava
- Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
- Hüküm
- İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Karar Metni
514 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 20.000,00TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 5.523,52TL maddi, 6.000,00TL manevi tazminata gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; maddi ve manevi tazminat taleplerinin tamamının kabul edilmesine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 44. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/498 Esas, 2020/195 Karar sayılı dosyası kapsamında, davacının çocukları fuhuşa teşvik etmek veya yaptırmak veya aracılık ettirmek suçundan 24.08.2019-14.11.2019 tarihleri arasında 82 gün gözaltında ve tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 01.07.2020 tarihinde kesinleştiği, gözaltı ve tutukluluk tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince manevi tazminat miktarının 7.000,00 TL'ye ve vekalet ücretinin 1.878,52TL yükseltilmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar vermiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Davacı lehine asgari ücret üzerinden hesaplanan "5.439,05 TL'' yerine, bu miktarın üstünde kalacak şekilde "5.523,52" TL maddi tazminata hükmedilmesi hukuka aykırı bulunmuş olmakla birlikte, bu husus temyiz edenin sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin, maddi ve manevi tazminat taleplerinin tamamının kabulüne karar verilmesi gerektiğine ilişkin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda çok eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/4265, K. 2024/4856, 1 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama