KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2022/4314 E., 2025/7958 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/ 1107 E., 2021/ 1521 K.
- Dava
- Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
- Hüküm
- İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
654 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacının haksız tutuklama nedeniyle ıslahla 23.711,00 TL maddi, 1.000.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 5000,00 TL maddi, 7000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen tazminat miktarlarının yetersiz olduğuna, davacının soruşturma aşamasında vekiline ödediği 5000,00 TL vekalet ücretinin maddi tazminat olarak ödenmesi gerektiğine ve saire ilişkidir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/113911 (tefriken 2018/32217) sayılı soruşturma dosyası kapsamında, davacının terör örgütüne üye olma suçundan 18.10.2016- 09.03.2017 tarihleri arasında 142 gün tutuklu kaldığı, yapılan soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kyok kararının 29.03.2018 tarihinde kesinleştiği , tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı,
tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu , davacı tarafça serbest meslek makbuzuna konu 5,000.00 TL'lik avukatlık ücreti ile 1,800.00 TL ve 16.911.00 TL tutarındaki toplam üç kalem dışındaki maddi tazminat taleplerinden yargılama devam ederken feragat edildiği, serbest meslek makbuz tarihinin 03.11.2016 olduğu ve 08.02.108 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karar tarihinden öncesine ait olduğu ve ilgili soruşturma dosyasına ilişkin bulunduğu,
bu kalem bakımından davacının maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği, diğer iki kalem zarar iddiasının ise kanıtlanamadığından bu bakımdan maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından;
''Davacının soruşturma safhasında vekalet ücreti ödemekten kaynaklı zararı için karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 660 TL nin maddi tazminat kapsamında davacı lehine hükmedilmesi gerektiği, tazminat talebinin dayanağı olan soruşturma dosyasında kendisini vekil ile temsil ettiren davacı ile avukatının aralarında yaptıkları anlaşma ile bu hizmet için daha fazla bir ücret kararlaştırmaları halinde, maktu vekalet ücretini aşan bu kısmın davacı ile avukatı arasındaki hukuki ilişkiye dayandığı,
manevi tazminatın az olduğu,hükmedilen maddi ve manevi tazminata çelişki oluşturacak şekilde "gözaltı/tutuklama" tarihinden itibaren yasal faiz uygulandığı'' gerekçeleri ile hükmün maddi tazminata ilişkin kısmının ''660,00 TL'nin kyok karar tarihi olan 08.02.2018 tarihinden itibaren faizi ile'' manevi tazminata ilişkin kısmının'' 14.000,00 TL'nin tutuklama tarihinden itibaren faizi ile'' olarak değiştirilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verillmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/4314, K. 2025/7958, 19 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama