KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2022/4467 E., 2025/8564 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2025
- İncelenen kararın mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/2489 E, 2021/1298 K.
- Dava
- Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
- Dava tarihi
- 01.10.2018
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
511 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Mahkemece; davacı vekilinin haksız soruşturma nedeniyle 554.400,00 TL maddi, 5.000.000,00 TL manevi tazminatın haksız soruşturma tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin CMK'nın 141. maddesindeki koşulları taşımaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; müvekkil öğretmenlik mesleğini 14 yıl daha icra edebilecekken ihraç edilmesi nedeniyle mağdur edildiğini, bu süreçte maddi ve manevi olarak yıprandığını bu nedenle maddi ve manevi tazminat talebinin kabul edilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
Yerel mahkemece, tazminat talebinin dayanağı olan Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/48119 soruşturma dosyası kapsamında, davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan yürütülen soruşturma yürütüldüğü, soruşturma kapsamında gözaltı ve tutuklulunun bulunmadığı, yapılan soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, bu kararın 27.06.2018 tarihinde verildiği, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararının kesinleştiğine ve kesinleşme şerhinin davacıya tebliğ edildiğinin dosya kapsamından anlaşılmadığı,
yapılan soruşturma neticesinde Adana Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/48119 soruşturma dosyasında davacının Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak suçundan hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararının verildiği ancak davacının 672 sayılı KHK ile 14/09/2016 tarihinde meslekten ihraç edildiği, Adana Yüreğir Milli Eğitim Müdürlüğünün davacının maaşını ihraç tarihine kadar ödediği, davacının dava dilekçesinde gözaltı, tutukluluk gibi Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat talebi olmadığı,
dava dilekçesinde 14 yıl daha öğretmenlik yapabilecekken meslekten ihraç edilmesi nedeniyle 14 yıl öğretmenlik mesleğini yapamayacağı için 14 yıllık maddi zararı oluştuğu ve bu nedenle maddi ve manevi kaybı için tazminat istediği anlaşılmıştır. Davacının ihraç tarihinden önce zararı olmadığından ve ihraç tarihinden sonraki zararlarının ise Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat talebi davasının konusunu oluşturmadığından davacının tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluşmadığının saptandığı, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/4467, K. 2025/8564, 3 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama