KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2022/484 E., 2025/4379 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/2034 E., 2021/69 K.
- Dava
- Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
- Dava tarihi
- 05.05.2020
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
627 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacının haksız yakalama, gözaltı, adli kontrol, arama, el koyma nedenleriyle 100.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden faiz talebinin kısmen kabulü ile, 1.000,00 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacının ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacının temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacının temyiz istemi; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hakim iken hakkında haksız yargılama yapıldığı ve ihraç olduğunu, haksız gözaltına alındığını kanuni hakim güvencesi, kişi hürriyeti ve güvenliği hakkı, masumiyet ve lekelenmeme hakkı, özgürlük ve güvenlik hakkının, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, somut soyut delili yokken haksız arama ve el koyma tedbiri uygulandığını, hükmedilen manevi tazminatın eksik olduğunu, belirtmiştir.
III. DAVA KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/100 Esas - 2020/21 Karar sayılı ceza dosyasında davacının, Türkiye Cumhuriyeti Hükumetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükumetine karşı silahla isyana tahrik etme, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini Yapmasını engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan 18.07.2016 tarihinde arasında 1 gün gözaltında kaldığı,
yapılan soruşturma sonunda Türkiye Cumhuriyeti Hükumetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme, Türkiye Cumhuriyeti Hükumetine karşı silahla isyana tahrik etme, Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etme, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini Yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçundan 03.04.2018 tarihinde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/48172 Soruşturma sayılı dosyasında ek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, silahlı terör örgütü üyesi olma suçundan beraatine hükmedildiği,
beraat hükmünün 24.01.2020 tarihinde kesinleştiği, kesinleşmiş kararın davacı asile 10.02.2020 tarihinde tebliğ edildiği, gözaltı, arama ve el koyma tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, gözaltı süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespit edildiğinden tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, tazminat şartlarının oluştuğunun saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat miktarının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında davacı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/484, K. 2025/4379, 12 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama