Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2022/4846 E. , 2023/242 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2022/4846 E. , 2023/242 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Gaziosmanpaşa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.06.2015 tarihli ve 2015/283 Esas, 2015/177 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 2..18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.06.2015 tarihli ve 2015/283 Esas, 2015/177 Karar sayılı kararının katılan mağdur vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 26.03.2019 tarih, 2017/8542 Esas, 2019/4037 Karar sayılı kararı ile "Sanığın idaresindeki araçla seyir halinde iken yaya halde sağdan yola inen 6 yaşındaki katılana çarptığı olayda, Özel Bahat ... Hastanesinin 05/07/2012 tarihli raporuna göre, katılanın sağ ayağında hassasiyet tarif edildiğine göre basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığının kabulü gerektiği ve kusur durumunun tespitine yönelik bilirkişi incelemesi veya keşif yapılmadığı anlaşılmakla, gerektiğinde mahallinde keşif icra edilerek kazanın gerçekleşme biçimi saptandıktan sonra sanığın kusur durumunun mahkemece belirlenebilmesi amacıyla oluşa uygun biçimde bilirkişi raporu tanzim edilmesi sağlanarak sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine, sanığın mağdura aracı ile çarptığının belirlenemediği ve dosyada bulunan Adli Tıp Şube Müdürlüğü raporuna göre mağdurda olay nedeniyle herhangi bir bulguya rastlanılamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde beraatine karar verilmesi " nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Mahkemece bozma ilamına uyularak, gerekleri yerine getirilmiş ve 5271 sayılı CMK'nın, 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanunun 24. maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan ''Basit Yargılama Usulü'' başlıklı 251. maddesinin 1. fıkrasında yer alan; ''Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.'' şeklindeki düzenlemeye göre basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmama takdirinin mahkemeye bırakıldığı, mahkemece takdiren basit yargılama usulü uygulanmadan genel hükümlere göre yargılamaya devam edilmiş; temyizen incelenen Gaziosmanpaşa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.09.2021 tarihli ve 2019/437 Esas, 2021/657 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir. 4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 15.06.2022 tarihinde tanzim olunan ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği sanığın kusurlu olduğuna, 6 yaşındaki küçük bir çocuğun davranışlarından sorumlu olamayacağına ilişkindir. IV. GEREKÇE 1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 11.04.2014 tarihli, sanığın ... talimat mahkemesindeki sorgusu olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Gaziosmanpaşa 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.09.2021 tarihli ve 2019/437 Esas, 2021/657 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.01.2023 tarihinde karar verildi.