KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2022/4873 E., 2024/5295 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/4434 E., 2021/1174 K.
- Dava
- Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
- Tebliğname görüşü
- Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Karar Metni
497 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 200.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, davanın 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde belirtilen 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığından bahisle reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davanın kabul edilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Kadıköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/575 Esas – 2011/435 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının başkasına ait banka veya kredi kartının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan yapılan yargılama sonunda 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın 24.03.2014 tarihinde kesinleştiği, mahkumiyet kararının infazı kapsamında 10.04.2015-18.08.2016 tarihleri arasında 496 gün hükümlü kaldığı, 18.08.2016 tarihinde hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle tahliye edildiği, bihakkın tahliye tarihinin 03.01.2019 olduğu,
Anayasa Mahkemesine yapılan bireysel başvurusunun kabul edilmesi üzerine yeniden yapılan yargılama sonunda İstanbul Anadolu 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/163 Esas – 2019/340 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına hükmedildiği, mahkumiyet hükmünün 28.05.2019 tarihinde kesinleştiği, davacı hakkında ilk mahkumiyet hükmünün infazı kapsamında geçen sürenin sonraki mahkumiyet hükmünden fazla olması nedenine dayalı tazminat davasının 07.09.2020 tarihinde açıldığı, infaz tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içinde davanın açılmadığı,
hak düşürücü sürelerin dava şartı olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince süre yönünden reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, tazminat davasının CMK 142. maddesinde belirtilen süre içinde açılmadığı anlaşıldığından, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 12.04.2021 tarihli ve 2020/4434 Esas, 2021/1174 Karar sayılı kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/4873, K. 2024/5295, 14 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama