İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2022/4877 Karar: 2024/6727 Tarih: 2024

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/4877 K.2024/6727

12. Ceza Dairesi 2022/4877 E. , 2024/6727 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/768 E., 2021/555 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Ret Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf i

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2022/4877 E. , 2024/6727 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/768 E., 2021/555 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Ret Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf i

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2022/4877 E. , 2024/6727 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/768 E., 2021/555 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, Ret Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir. Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi; I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 20.00,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın 31.05.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin, davanın 5271 sayılı CMK'nın 141. maddesinde belirtilen yasal şartları taşımadığından bahisle reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak talebin kısmen kabulü ile 2.500,00 TL maddi, 2.500,00 TL manevi tazminatın 31.05.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına, davalı vekilinin temyiz isteminin hükmün davalı yönünden kesin olması nedeniyle reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacı hakkında 31.05.2018 tarihinde tahliye kararı verilmesine rağmen 16.11.2018 tarihinde tahliye edilmesi nedeniyle fazladan cezaevinde kaldığı süre dikkate alınarak maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğine, Davalı vekilinin temyiz sebepleri; davanın reddine karar verilmesi gerektiği, davalı kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Nevşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/424 Esas - 2018/577 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının cinsel taciz ve silahla tehdit suçlarından 23.03.2018 tarihinde tutuklandığı, 31.05.2018 tarihinde tahliye edildiği ancak tahliye işleminin yerine getirilmemesi nedeniyle fiili tutukluluğun 16.11.2018 tarihine kadar devam etmesi nedeniyle davacının 23.03.2018-16.11.2018 tarihleri arasında 238 gün tutuklu kaldığı, tutuklama müzekkeresinin cinsel taciz suçu yönünden infaz gördüğü, yapılan yargılama sonunda cinsel taciz suçu yönünden şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı, silahla tehdit suçu yönünden ise 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasına hükmedilmesi üzerine hapis cezasının 8.100,00 TL adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği, kararının 10.10.2019 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen kararın davacıya tebliğ edilmediği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ancak davacı hakkında cinsel taciz suçu yönünden şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verildiği, silahla tehdit suçundan hükmedilen adli para cezasının karşılığı olan 81 günlük süre ile davacı hakkında daha önce kesinleşmiş mahkumiyet hükmü nedeniyle mahsuba konu 47 günlük sürenin toplamı olan 128 günlük sürenin mahsup edildiği, fazladan tutuklulukta geçen 110 günlük süre yönünden ise silahla tehdit suçundan hükmedilen 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasının adli para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeden davacı lehine yanılgılı uygulama ile adli para cezasına çevrildiği, yanılgılı uygulama olmasaydı sonuç cezanın tutukluluk süresinden fazla olması nedeniyle tazminat şartlarının oluşmayacağı ve yanılgılı uygulamadan davacının bir kez yararlanmış olduğu, yanılgılı uygulamada yapılan hatadan dolayı ikinci kez atıfet sağlayacak şekilde davacıya tazminat hükmedilmesinin adalet ve hakkaniyete uygun olmayacağının kabulü ile yasal koşullar oluşmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak davacının cinsel taciz suçundan 23.03.2018-31.05.2018 tarihleri arasında 69 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verildiğinden 5271 sayılı CMK'nın 141/1-c maddesi gereğince tazminat hakkının bulunmadığı, tahliye işleminin yerine getirilmemesi nedeniyle fiili tutukluluğun devam etmesi etmesi nedeniyle tutuklu kaldığı 31.05.2018-16.11.2018 tarihleri arasındaki 169 günlük süre yönünden ise davacının silahla tehdit suçundan hükmedilen 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasının adli para cezasına çevrilemeyeceği gözetilmeden davacı lehine hatalı uygulama ile adli para cezasına çevrildiği, hatalı uygulama olmasaydı sonuç olarak hükmedilen hapis cezasının tutukluluk süresinden fazla olması nedeniyle mahsuba konu olacağının değerlendirilerek mahsup edilmiş olduğunun kabulü ile mahsup işleminin tazminata engel olmayacağı ancak bu sürelerin mahsup edilmesi halinde makul bir miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2.500,00 TL maddi, 2.500,00 TL manevi tazminatın 31.05.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Karar tarihi itibarıyla temyiz kesinlik sınırının 78.630,00 TL olduğu; cinsel taciz suçundan 31.05.2018-16.11.2018 tarihleri arasında 169 gün fazladan tutuklu kalan davacı lehine İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi üzerine kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi neticesinde Bölge Adliye Mahkemesince davanın kısmen kabulü ile 2.500,00 TL maddi, 2.500,00 TL manevi tazminata karar verilmesi nedeniyle, kabul edilen toplam 5.000,00 TL tazminat miktarının davalı açısından kesin nitelikte olduğu anlaşılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 24.11.2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42 nci maddesi ile değişik 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen temyiz sınırı ile kabul edilen tazminat miktarına göre davalı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 298 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1-Karar başlığında dava konusunun ''Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat'' olarak yazılması gerekirken ''Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat talebi'' olarak yazılması, 2-Davacının tazminata konu ceza yargılamasında cinsel taciz ve silahla tehdit suçlarından 23.03.2018 tarihinde tutuklandığı, 31.05.2018 tarihinde tahliye edildiği ancak tahliye işleminin yerine getirilmemesi nedeniyle fiili tutukluluğun 16.11.2018 tarihine kadar devam ettiğinden davacının 23.03.2018-16.11.2018 tarihleri arasında 238 gün tutuklu kaldığı, tutuklama müzekkeresinin cinsel taciz suçu yönünden infaz gördüğü, yapılan yargılama sonunda cinsel taciz suçu yönünden şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı, silahla tehdit suçu yönünden ise 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasına hükmedilmesi üzerine hapis cezasının 8.100,00 TL adli para cezasına çevrilmesine karar verildiği, davacı vekilinin tazminat talebinin tahliye işleminin yerine getirilmemesi nedeniyle davacının fazladan cezaevinde kaldığı 31.05.2018-16.11.2018 tarihleri arasındaki 169 günlük süreye ilişkin olduğu, davacı hakkında hükmedilen hapis cezasının hatalı olarak adli para cezasına çevrilmesine ilişkin kesinleşmiş mahkumiyet hükmünün gerekçesine müdahale edilemeyeceği anlaşılmakla, talebe konu davacının fazladan cezaevinde kaldığı 169 günlük süre yönünden 5271 sayılı CMK'nın 141/1-f maddesi gereğince maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla