Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2022/5021 E. , 2023/5158 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/625 E., 2022/185 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2022/5021 E. , 2023/5158 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/625 E., 2022/185 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizin bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.12.2015 tarihli ve 2015/136 Esas, 2015/878 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b ve e) bentleri, 62 nci maddesi gereğince 375 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6 ay süre ile ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiştir. 2. Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.12.2015 tarihli ve 2015/136 Esas, 2015/878 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 22.04.2019 tarihli 2017/8913 Esas, 2019/ 5422 Karar sayılı kararı ile; ''..5271 sayılı CMK'nın 231/8. maddesine, 28.06.2014 tarih ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 72. maddesi ile eklenen "Denetim süresi içinde, kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanması geri bırakılmasına karar verilemez" şeklindeki emredici kural dikkate alındığında sanığın taksirli bir suç işlediği gözetilmeksizin ve diğer uygulanma şartları usulünce değerlendirilmeksizin "Daha önceden hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinden CMK’nın 231. maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına" şeklindeki hatalı gerekçe ile sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi, Kabul ve uygulamaya göre ise; Taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. maddesinin (g) bendinde yer alan "kastın yoğunluğu, sanığın amaç ve saiki" gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesinin'' kanuna aykırı olduğu gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. 3.Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2019 tarihli ve 2019/518 Esas, 2019/863 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b ve e) bentleri, 62 nci maddesi gereğince 375 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6 ay süre ile ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiştir. 4.Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2019 tarihli ve 2019/518 Esas, 2019/863 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 18.11.2020 tarihli 2020/1476 Esas, 2020/6184 Karar sayılı kararı ile ''sanık hakkında basit yargılama usulünün değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu'' gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. 5.Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2020/625 Esas, 2022/185 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (b ve e) bentleri, 62 nci maddesi gereğince 375 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 6 ay süre ile ehliyetinin geri alınmasına karar verilmiştir. 6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 21.06.2022 tarihli ve 2022/80783 sayılı hükmün onanması görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; Sanığın kusuru bulunmadığına, sanık hakkında HAGB kararı verilmesi gerektiğine ve saire ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü; 1.Mahkeme gerekçesinde; ''Olay tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı ... ile Şehitlik Caddesini takiben Nur Hatun Sokağa giriş yaptığı, yük indirmek için geri manevra yaptığı sırada, yaya kaldırımı üzerinde bekleyen katılana çarparak, katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek, yaşamı tehlikeye sokacak ve vücut da 4. Derecede kemik kırığına oluşacak nitelikte yaralanmasına sebebiyet verdiği, 17/02/2015 tarihli trafik kazısı tespit tutanağına göre kazanın meydana gelmesinde, sanığın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 47/1.c maddesinde yazılı trafik işaret ve levhalarına riayet etmemek ve aynı kanunun 67. Maddesinde yazılı manevraları düzenleyen genel şartlara uymamak kurallarını ihlal ettiği, katılanın ise herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığının tespit edildiği, Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin 10/12/2015 tarihli raporununda trafik kazası tespit tutanağına uyumlu olduğu ve kazanın meydana gelmesinde sanığın tam kusurlu olduğunun rapor edildiği, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1 ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle TCK'nın 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen cezanın alt ve üst sınırları arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunmasının gerektiği, sanığın tam kusurlu olması, katılanın kusurunun bulunmaması, katılanın birden fazla nitelikli hal mevcut olacak şekilde yaralanması gözetilerek TCK.nın 89/1.maddesi uyarıca alt sınırdan uzaklaşmak ve adli para cezası seçilmek sureti ile temel ceza tayin edilmiştir. Kaza nedeni ile katılanın hayati tehlike geçirmesi ve vücudunda 4.derecede kemik kırığı oluşması nedeni ile temel cezadan TCK.nın 89/2-b,e maddesi uyarınca yarı oranında arttırım yapılmış, sanığın kazanın meydana geldiği sırada alkol veya uyuşturucu madde etkisi altında olmaması, genel olarak bilinçli taksirin varlığının kabul edildiği kırmızı ışıkta geçme ya da hız sınırlarını aşırı derecede aşma gibi bir durumunda söz konusu olmaması karşısında TCK 22/3 maddesi uygulanmamıştır.Sanığın geçmişi sosyal ilişkileri cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri, dikkate alınarak temel cezadan 5237 sayılı TCK. nun 62/1. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılarak sonuç ceza bulunmuş, sanık hakkında hükmolunan sonuç adli para cezası TCK 52/2 maddesi gereği sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak günlüğü 20 TL den para cezasına çevrilmiş ve TCK 52/4 maddesi gereği taksitlendirilmiştir. Sanığın katılanın zararını karşılamaması nedeni ile 5271 Sayılı CMK.nun 231/5 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, sanığın sürücü belgesinin TCK.nın 53/6.maddesi uyarınca 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' denilmiştir. 2. Katılan beyanında; "Olay tarihinde kaldırımın tam ortasında dolmuş bekliyordum, bu sırada arkamdan bir kamyon gelerek bana çarpmış, aslında kamyonun geleceği bir yerde yoktu, kamyon çarpınca ben düştüm ve bir an kendimi kaybetmişim, daha sonra kendime geldiğimde büyük bir acı duydum, daha sonra eşimin ismini ve çantamdaki telefonu etraftakilere söyledim sonra tekrar kendimi kaybetmişim, kendim bu olaydan dolayı ağır şekilde yaralandım, kaldırımdayken bana çarpan sanıktan şikayetçiyim. Sanık kazadan sonra ziyarete gelmiş ben hatırlamıyorum, sanığın çalıştığı şirket beni arayıp sormadı" demiş, bozma sonrası talimatla alınan beyanında; ''"Ben bu konuda daha önceden kovuşturma aşamasında ifade vermiştim, doğrudur, aynen tekrar ederim, olaydan dolayı değişik yerlerimde yaralanmalar meydana geldi, kırıklar oluştu, pelvis kemiği, kafa bölgemde, belimde yaralanmalar ve kırıklar oluştu, sanıktan şikayetim devam etmektedir, davaya katılmak isterim, olaydan dolayı 60000 TL kendi sigortamdan aldım, başkaca ödeme alınıp alınmadığını dosyayı takip eden avukatımız takip etmektedir.'' demiştir. 3. Sanık Savunmasında: "Saat 10:00 - 11:00 sıralarında kendi kullandığım ... plakalı kamyonet ile Dumlupınar mahallesi Şehitlik caddesi üzerinde bulunan markete mal indirecektim, bu nedenle sokak içerisine girdim ve marketin önüne yanaşmak için kaldırıma doğru çıktım, aynaları kontrol ettim, herhangi bir şey göremedim, geri gelirken bir bağırma sesi üzerine hemen durdum, indiğimde müştekiyi yaralanmış vaziyette gördüm, yanımda bulunan arkadaş ambulans çağırdı ve hastaneye götürdük, olay bundan ibarettir, kusurum olmadığını düşünüyorum, mahkemece hakkımda kurulacak olan hükmün CMK.nun 231/5 ve devamı fıkraları uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilecek ise buna razıyım. Ben aynadan bakmıştım ancak kapalı kasa olduğu için ve kör noktada olduğu için müştekiyi görememişim" demiş, bozma sonrası; "Ben aynı konu ile ilgili daha önce mahkemeniz huzurunda savunmamı yapmıştım, o savunmalarımı aynen tekrar ederim, ben kasıtlı bir şey yapmadım, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Beraatimi, mahkeme aksi kanaatte olur ise lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ediyorum," şeklinde savunmada bulunmuştur. 4. Trafik kazısı tespit tutanağına göre kazanın meydana gelmesinde, sanığın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 47/1.c maddesinde yazılı trafik işaret ve levhalarına riayet etmemek ve aynı kanunun 67. maddesinde yazılı manevraları düzenleyen genel şartlara uymamak kurallarını ihlal ettiği, katılanın ise herhangi bir kural ihlalinin bulunmadığı tespit edilmiştir. 5. Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin 10/12/2015 tarihli raporununda; ''...Sürücü ..., yönetimindeki "...." plaka sayılı kamyon ile Şehitlik Caddesi'ni takiben seyirle Nurhatun Sokağa giriş yaptıktan sonra, No:62/A önüne yük indirmek üzere geri manevra yapmak istediğinde, kural gereği bu manevrasını gözcü yardımıyla yapması gerektiği halde, gözcü yardımı olmaksızın, dikkatsiz ve tedbirsiz bir şekilde, manevraları düzenleyen genel şartlara uymadan geri manevra yaptığı sırada, No:62/A önündeki yaya kaldırımı üzerinde bulunan yaya ...'a, aracının arka kısmıyla çarpması sonucu meydana gelen olaydaki; dikkatsizliği, tedbirsizliği ve kurallara aykırı davranışıyla asli ve tamamen kusurludur. Yaya ...'ın, No:62/A önündeki yaya kaldırımı üzerinde bulunduğu sırada, sürücü ... yönetimindeki "42 BJ 113" plaka sayılı kamyonun çarpmasına maruz kaldığı olayda, hatalı herhangi tutum ve davranışı bulunmadığından, sonuçta atfı kabil kusuru yoktur.'' denmiştir. IV. GEREKÇE Olay günü saat 10:50 sıralarında sanığın yönetimindeki kamyon ile Şehitlik Caddesini takiben seyirle Nurhatun Sokağa giriş yaparak, No:62/A önüne yük indirmek üzere geri manevra yaptığı sırada, yaya kaldırımı üzerinde bulunan katılan yaya ...'a aracının arka kısmıyla çarptığı, katılanın hayati tehlike geçirecek, 4. derece kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı olayda, mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, kusur tespitinin yerinde olduğu, sanık tarafından katılanın zararının giderildiğine ilişkin dosyada belge ve bilgi bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen tüm temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2020/625 Esas, 2022/185 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.11.2023 tarihinde karar verildi.