İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2022/5197 Karar: 2023/148 Tarih: 2023

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/5197 K.2023/148

12. Ceza Dairesi 2022/5197 E. , 2023/148 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2022/5197 E. , 2023/148 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2022/5197 E. , 2023/148 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.... 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2016/28 Esas, 2016/176 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası ile ikinci fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 51 inci maddesinin birinci, üçüncü, sekizinci ile yedinci fıkrası uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiştir. 2.... 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2016/28 Esas, 2016/176 Karar sayılı kararının, sanık müdafinin temyizi üzerine Yargıtay 12.Ceza Dairesinin, 13.04.2021 tarihli ve 2019/8510 Esas, 2021/3538 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulü hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bozulmasına karar verilmiştir. 3.... 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2022 tarihli ve 2021/404 Esas, 2022/272 Karar sayılı karar ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası ile ikinci fıkrasının (b) ve (c) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 4.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26.06.2022 tarihli ve 2022/87652 sayılı, bozma görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri; 1. Kusur durumuna, 2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü 1.28.04.2015 günü saat 12.20 sıralarında sanığın sevk ve idaresindeki kamyonet ile meskun mahal dışı, bölünmüş, düz ve eğimsiz yolda geri geri gelirken, aynı istikamette arkasında seyir halinde olan katılanın idaresindeki motosiklet ile çarpışması neticesinde katılanın hayati tehlikeye geçirecek, basit tıbbi müdahale ile iyileşemeyecek ve vücudunda kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandığı ve dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağına göre sanığın kusurlu olduğu olayda; sanığın üzerine atılı bulunan suçu işlediği sonuç ve kanaatine varılarak, taksirle yaralama suçundan altı sınırdan uzaklaşılarak, 5237 sayılı Kanun 89 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkrası uyarınca 210 gün karşılığı adli para cezasından, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 175 gün karşılığı adli para cezası belirlenmesi ve netice cezanın günlüğü 20 TL'den hesaplanmak suretiyle 3.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair hüküm kurulduğu tespit edilmiştir. 2.Sanığın kazada kusurunun bulunmadığını, şikayetten vazgeçme olursa kabul edeceği, hakkında öncelikle beraatine karar verilmesini ancak mahkeme mahkumiyet kararı verirse hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını istediğini beyan etmiştir. 3.Katılanın kaza sebebiyle yaralandığını, çalışmadığı içim maddi zararının oluştuğu, sanıktan şikayetçi olduğu ve davaya katılmak istediğini beyan etmiştir. 4.Meydana gelen kazada kusur durumuna ilişkin olarak düzenlenmiş olan kaza tespit tutanağında; sanığın, Karayolları Trafik Kanun'un (2918 sayılı Kanun) 67 inci maddesinin (b) bendini (Yönetmelikte belirtilen şartlar dışında geriye dönmek veya geriye gitmek yasaktır. İzin verilen hallerde bu manevraları yapacak sürücüler, karayolunu kullananlar için tehlike veya engel yaratmamak zorundadır.) ihlal etmesi sebebiyle kusurlu olduğu, katılanın ise herhangi bir kusurunun bulunmadığı, Kusur durumunu içerir rapor dava dosyasında mevcuttur. 5.Katılanın yaralanmasına ilişkin olarak Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından tanzim edilen 11.05.2015 tarihli raporda; '' 1.Şahsın yaşamını tehlikeye soktuğu, 2.Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, 3.Vücudunda kemik kırıklarına neden olduğu, 4.Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması/yitirilmesi açısından değerlendirme için henüz erken olduğu, olay tarihinden itibaren en erken 18 ay sonra şahsın tarafımızdan muayene sonrasında bir yorumda bulunulabileceği sonucuna varılmıştır.'' Görüşünü içerir adlî muayene raporu dava dosyasında mevcuttur. 6.Sanığın adli sicil kaydı ve resmî nüfus kayıt örneği dava dosyasında mevcuttur. 7.Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek, İlk derece Mahkemesince basit yargılama usulü değerlendirilerek uygulanmamasına karar verildiği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesi tarafındaan yapılan yargılamının incelenmesi neticesinde; Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından tanzim edilen raporda, katılanın duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması/yitirilmesi açısından, olay tarihinden itibaren en erken 18 ay sonra değerlendirileceğinin belirtilmesi karşısında, katılanın kati hekim raporunun aldırtılıp sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken bu eksiklik giderilmeden hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur. A. Sanık Müdafinin Temyiz İstediği Yönünden 1.Kusur Durumu Yönünden Yargılama aşamasında düzenlenen kaza tespit tutanağının oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunun kesin bir şekilde tespit edildiği ve sanığın kusurlu eylemi ile kazanın meydana geldiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Kararın Usul ve Yasaya Aykırı Olduğuna İlişkin Temyiz İsteği Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanığın kusurlu davranışı sebebi ile gerçekleştiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, ... 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2022 tarihli ve 2021/404 Esas, 2022/272 sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz sebebi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.01.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla