Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2022/5295 E. , 2025/88 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3914 E., 2021/1207 K. SUÇ : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak kurulan beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemes
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2022/5295 E. , 2025/88 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/3914 E., 2021/1207 K. SUÇ : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; İlk derece mahkemesi kararı kaldırılarak kurulan beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Kanun) 136/1, 43/2, 62/1 ve 53. maddeleri gereğince 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince; "... fotoğraf çekiminin yapıldığı alanın özel bir alan olmadığı, kişilerin özel durumlarına veya yaşantılarına ait olan bir görüntünün de mevcut olmadığı, foto çekiminin yapıldığı yerin herkesin girebileceği kamuya açık bir alan olduğu, sanığın amacının kadına karşı şiddet ile ilgili toplumsal bir eleştiri yapmak olduğu, eylemin eleştiri sınırları içinde kaldığı, suç işleme kastı da olmadığından sanığın üzerine atılı suçun maddi ve manevi unsurları itibariyle oluşmadığı kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Sanık ... Kırca'nın üzerine atılı özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek suçununun unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşıldığından sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca üzerine atılı suçtan BERAATİNE..." dair karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri, sanığın eyleminin, Yargıtay'ın içtihatları da nazara alındığında, katılanların başka kimsenin görmesini istemeyebileceği, özel bir durum halinde olmayan ancak kişisel veri niteliğindeki o anki resimlerinin, rızaları hilafına çekilmesinin ve paylaşılmasının TCK 136/1 maddesindeki suçu oluşturduğu, bu sebeple sanığın TCK 136/1, 43/1 maddeleri gereğince mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği, suçun yasal unsurlarının oluştuğu, bu nedenle beraat kararının usul ve esasa aykırı olduğuna ilişkindir. II. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın Erzincan Park AVM'de bulunan Miss Lahmacun isimli işyerinde çalıştığı, işyerine müşteri olarak gelen ve nişanlı olan katılanların kendi aralarında tartıştığını gören sanığın katılanların fotoğrafını çekerek kendisine ait "krc.rabiss" isimli instagram hesabından paylaştığı olayda sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 136/1. Maddesindeki verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak sanığın üzerine atılı özel hayata ilişkin görüntü ve sesleri ifşa etmek suçununun unsurları itibariyle oluşmadığı anlaşıldığından sanığın 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca üzerine atılı suçtan beraatine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 31.05.2023 tarihli ve 2022/7-315 Esas, 2023/322 Karar sayılı kararında "Bölge Adliye Mahkemesinin, ilk derece mahkemesinin maddi olayın gerçekleşme biçimine ilişkin kabulünü değiştirmemesi, dosyaya yeni bir delil ikame etme yoluna gitmemesi, ilk derece mahkemesinin dosyada mevcut delilleri takdir etmek suretiyle ulaştığı sonucu isabetli bulmayarak aynı delilleri yeniden değerlendirip suçun unsuru bakımından farklı bir sonuca ulaşması, 7035 sayılı Kanun'un gerekçesinde de belirtildiği üzere değişiklikle amaçlanan hususlardan birinin Bölge Adliye Mahkemelerinin daha etkin ve verimli bir şekilde çalışmalarının sağlanması olması hususları birlikte gözetildiğinde; Bölge Adliye Mahkemesinin duruşma açmaksızın dosya üzerinden yaptığı inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesince mahkûmiyetine hükmedilen ve eylemi sabit görülen sanığa atılı suçun unsurları oluşmadığından bahisle beraatine karar verebileceği"nin belirtildiği nazara alındığında, Tebliğname'deki, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılmadan yapılan yargılama neticesinde yazılı şekilde karar verilemeyeceği gerekçesiyle kararın bozulması talebini içeren görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; Özel hayat; kişinin sadece gözlerden uzakta, başkalarıyla paylaşmadığı, kapalı kapılar ardında, dört duvar arasındaki yaşantısı ve mahremiyetinden ibaret değil, herkesin bilmediği veya bilmemesi gereken, istenildiğinde başka kişilere açıklanabilen, tamamen kişiye özel hayat olayları ve bilgilerin tamamını içerir. Bu nedenle, kamuya açık alanda bulunulması, bu alandaki her görüntü veya sesin dinlenilmesine, izlenilmesine, kaydedilmesine, sürekli ve izinsiz olarak elde bulundurulmasına ... gösterildiği anlamına gelmez. Kamuya açık alanda bulunulduğunda dahi, “kalabalığın içinde dikkat çekmezlik, tanınmazlık, bilinmezlik” prensibi geçerli olup, kamuya açık alandaki kişinin, gün içerisinde yapıkları, gittiği yerler, kiminle niçin, nasıl, nerede ve ne zaman görüştüğü gibi hususları tespit etmek amacıyla sürekli denetim ve gözetim altına alınması sonucu elde edilmiş bilgileri ya da onun başkalarınca görülmesi ve bilinmesini istemeyeceği, özel yaşam alanına girdiğinde şüphe bulunmayan faaliyetleri özel hayat kapsamına dahildir; ancak, süreklilik içermeyen ve özel yaşam alanına dahil olmayan olay ve bilgiler ise bu kapsamda değerlendirilemez. Sonuç olarak, bir olay ya da bilginin, özel hayat kapsamına girip girmediği belirlenirken, kişinin toplum içindeki konumu, mesleği, görevi, kamuoyu tarafından tanınıp tanınmadığı, dışa yansıyan davranışları, ... ve öngörüleri, sosyal ilişkileri, içinde bulunduğu fiziki çevrenin özellikleri, müdahalenin derecesi gibi ölçütler göz önüne alınmalıdır. 5237 sayılı Kanun'un 134. maddesinin 1. fıkrasının 1. cümlesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun oluşabilmesi için, resim çekme veya kaydetme özelliğine sahip bir alet kullanılması gerekmeyip, bir özel hayat olayının çıplak gözle seyredilmesi ya da özel hayat kapsamına giren seslerin, anlaşılmaz olsa dahi, gizlice dinlenilmesi yeterlidir. 5237 sayılı Kanun'un 134. maddesinin 1. fıkrasının 2. cümlesinde; bir özel hayat görüntüsü ya da sesinin, ilgilisinin bilgisi ve rızası dışında, resim çekme veya kaydetme özelliğine sahip aletle belli bir elektronik, dijital, manyetik yere sabitlenmesi eylemi düzenlenmiştir. Kaydedilen görüntüdeki kişinin tanınabilir ya da sesin anlaşılabilir olması gerekmez; özel hayat kapsamına giren seslerin, anlaşılmaz olsa dahi, gizlice kaydedilmesi, bu düzenlemenin uygulanması için yeterlidir. Özel hayata ilişkin görüntü veya sesin kaydedilmesiyle suç tamamlanır; başkaca bir neticenin doğması ve mağdurun zarara uğramış olması gerekmediği gibi, failin kaydedilen görüntüleri izlememiş ya da sesleri dinlememiş olmasının suçun oluşumuna bir etkisi yoktur. 5237 sayılı Kanun'un 134. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun oluşabilmesi için, bir özel hayat görüntüsü ya da sesinin, taksirle ya da tamamen hukuka uygun elde edilmiş olsa dahi, ilgilisinin rızası dışında ifşa edilmesi, yani; yayılması, açığa vurulması, afişe edilmesi, ilan edilmesi, kamuoyuna duyurulması, aleniyet kazandırılması, özetle; içeriğini öğrenme yetkisi bulunmayan kişi veya kişilerin bilgisine sunulması gerekir. İfşanın kabulü için, ses veya görüntüyle özel hayatı ihlale uğrayan kişi anlaşılmalı, en azından anlaşılabilir olmalı ya da açıklanmalıdır. Bu suç, birinci fıkradan bağımsız ayrı bir suçtur. Bu açıklamalar ışığında; sanığın katılanların alışverişi merkezinin yemek katında oturdukları sırada fotoğraflarını çektiği, daha sonra sanığın kendi kullanımında olan instagram hesabından katılanlara ait görüntünün üzerine yazı ekleyerek paylaması ile sübut bulan eylemlerini sanığın alınan savunmasında katılanların fotoğrafını çektiğini ve daha sonrasında paylaştığını ikrar ettiği, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesi kararında özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu ifşa yönünden değerlendirmiş olsa da somut olayda özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun ifşa edilmesi yönünün yanı sıra görüntü ve seslerin kaydedilmesi suretiyle özel hayatın gizliliğini ihlal suçuna ilişkin olarak da değerlendirme yapılması gerektiği, birbirleriyle vakit geçiren katılanların görüntülerini katılanların rızası hilafında cep telefonu marifetiyle fotoğraf çekerek görüntülerinin kayda alınmasıyla atılı suçun unsurlarının oluştuğu, ayrıca katılanın kullanımında olan instagram hesabından paylaşması ile özel hayatın gizliliğini ifşa suretiyle ihlal suçunun unsurlarının oluştuğu, 5237 sayılı Kanun'un 134/1-2. cümlesi ve 134/2 maddeleri uyarınca sanığın ayrı ayrı mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yetersiz, tutarsız ve olayın özünden bağımsız gerekçelerle kurulan beraat hükmü, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle o yer Cumhuriyet savcısı temyiz istemleri kısmen yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanunun 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kaunun 304/2-b maddesi uyarınca Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.01.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.