KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2022/5299 E., 2024/7996 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/2591 E., 2021/ 1612 K.
- Dava
- Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi, istinaf başvurusunun reddi
- Tebliğname görüşü
- Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı nedeniyle 70.000 TL maddi ve 70.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 534,30 TL maddi ve 1000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin maddi ve manevi tazminat bakımından, davalı vekilinin manevi tazminat bakımından istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun maddi tazminat bakımından reddine karar verilmiş,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz istemi; hükmedilen tazminat miktarlarının ve vekalet ücretinin eksik olduğuna ve saire ilişkindir.
Davalı vekilinin temyiz istemi; davanın reddine ve lehlerine vekalet ücretine hükmed,ilmesi gerektiğine ve saire ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Adana Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/ 20692 soruşturma sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının terör örgütü adına eylem ve faaliyette bulunma suçundan 16.03.2018-26.03.2018 tarihleri arasında 10 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma sonunda 13.08.2018 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, beraatine hükmedildiği, gözaltı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen 3 aylık süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenip davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davalı vekilinin istinaf başvurularının maddi tazminat yönünden reddine, davacı vekilinin maddi ve manevi tazminat yönünden, davalı vekilinin manevi tazminat yönünden istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre;
Davanın maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olduğu halde kesinlik sınırının hükmedilen tazminat miktarının tamamına göre değerlendirilerek hükmün tamamı hakkında inceleme yapılması gerekirken, istinaf incelemesi sırasında maddi ve manevi tazminat miktarlarının ayrı ayrı kesinlik sınırı bakımından değerlendirilmesi ile davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf taleplerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 341/2. ve 5271 sayılı Kanunun 279/1- (b) bendi uyarınca usulden reddine karar verilmesi,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/5299, K. 2024/7996, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama