KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2022/5640 E., 2024/5364 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2021/939 E., 2021/2463 K.
- Dava
- Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
- Tebliğname görüşü
- Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Karar Metni
616 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince, davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk, makul sürede yargılanmama nedeniyle 100.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilen hallerde tazminat talep edilemeyeceğine ilişkin değerlendirmenin hukuki dayanağı bulunmadığına,CMK'nın 144/1-c maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle verilen düşme kararına istinaden tazminat verilmesi gerektiğine, müvekkilinin aynı zamanda makul sürede yargılanma hakkının da ihlal edildiği, her iki durumdan ötürü tazminata hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğuna davanın kabulü gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, Üsküdar 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/393 E. 2009/390 K. sayılı dava dosyasının incelenmesinde; suç tarihinin 09.01.2002 ve öncesi olduğu (davacı sanık ...'un 25/01/1984 tarihinde gözaltına alındığı, 13/02/1984 tarihinde tutuklandığı, 03/12/1987 tarihinde tahliye edildiği, 15/12/2009 tarih, 2004/393 E. 2009/390 K. sayılı kararla hakkında Anayasayı ihlal suçundan zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiği, verilen kararın temyiz edilmiş olduğu, dosyanın Yargıtay 9. Ceza Dairesine gönderildiği,
Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 08.01.2013 gün ve 2013/128 karar sayılı kararıyla davacı sanık yönünden yargılandığı Anayasayı ihlal suçundan suçun tabi olduğu yasa maddesinde öngörülen cezanın üst sınırı itibariyle 765 sayılı TCK'nın 102/3 maddesinde belirtilen 10 yıllık asli zamanaşımına tabi olduğu, suç tarihi ile inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleştiği anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 223/8 maddeleri uyarınca sanık hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle düşmesine ilişkin verilen kararın onandığı,
düşme kararına hükmedilmesi dikkate alınarak 466 sayılı Kanunda uzun süre yargılanma nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlaline dayalı olarak ve zamanaşımı nedeniyle düşme durumunda tazminat hakkının düzenlenmediği gözetilerek davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Gerekçeli karar başlığında, dava türü olarak "466 sayılı Kanun gereğince tazminat'' yerine, ''Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat'' ibaresine yer verilmesi ve gerekçeli karar içerisinde "466 sayılı Kanun'da belirtilen tazminat istenebilecek haller arasında bulunmadığı" yerine "5271 sayılı CMK'nın 144/1-c maddesine göre tazminat isteyemeyecek kişiler olduğunun" ibaresine yer verilmesi sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, davacının 25/01/1984-03/12/1987 tarihleri arasında tutuklu kaldığı,
466 sayılı yasada zaman aşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi halinde tazminata hak kazanılamayacağı, ayrıca yargılamanın 5271 sayılı Kanun'un yürürlük tarihinden sonra da devam etmesi nedeniyle yargılamanın makul sürede bitirilmediğine yönelik talebin 5271 sayılı Kanun çerçevesinde değerlendirilerek,
kararın kesinleşmesinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açılmadığı anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/5640, K. 2024/5364, 15 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama