Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2022/6005 E. , 2024/6684 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1660 E., 2021/2235 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2022/6005 E. , 2024/6684 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/1660 E., 2021/2235 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacının vasisi aracılığıyla haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 100.000 TL maddi ve 200.000 TL manevi tazminatın ödenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ... vasisinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacının temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davacının temyiz sebepleri; dava dilekçesinde ve istinaf başvurusunda belirttiği gerekçelerle temyiz isteminde bulunmuştur. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/152 Esas – 2012/184 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından yargılandığı, yapılan yargılama sonunda resmi belgede sahtecilik suçlarından 3 yıl 9 ay, 1 yıl 10 ay, 1 yıl 10 ay hapis cezası ve dolandırıcılık suçundan 1 yıl 6 ay hapis cezası ve 2400 TL adli para cezasına hükmedildiği, kararın temyizi üzerine, davacının resmi belgede sahtecilik suçu yönünden temyizden feragatte bulunmasıyla, diğer suçlar yönünden yapılan inceleme sonunda bu suçlardan zamanaşımından düşme kararı verildiği, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden kurulan hükmün ise temyiz incelemesi yapılmaksızın kesinleştiği, davacının temyizden feragat dilekçesinin kendisine ait olmadığına ilişkin şikayeti üzerine yapılan yargılama sonunda, dilekçenin sanığa ait olmadığı nın belirlenmesi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 27.09.2017 tarih ve 2017/ 14056 Esas, 2017/5998 Karar sayılı ilamıyla davacı hakkındaki 01.12.2014 tarihli onama kararının kaldırılmasına, davacının sair temyiz itirazlarının reddine ancak; sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan açılmış çok sayıda davanın olduğu, eylemlerin zincirleme suç kapsamında olup olmadığının değerlendirilmesi, zincirleme suç kapsamında olduğunun tespit edilmesi halinde tayin olunacak cezanın kesinleşmiş önceki cezalarından mahsup edilmesi gerektiği yönünden bozma kararı verilmiş, İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı hakkında benzer eylemlerden açılan davalar tespit edilmiş, bu eylemlerin kül halinde zincirleme şekilde işlendiğinin kabulüyle nihayeten 4 yıl 8 ay 7 gün hapis cezasına hükmedilmiş, Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere hükmedilen cezanın, kesinleşmiş daha önceki cezalarından mahsup edilmesi yönünde değerlendirmede bulunulmuşsa da, mahsup edilmesi gereken toplam cezanın, hükmedilen bu cezadan daha fazla olduğu ve davacı hakkında daha fazla cezaya hükmedilemeyeceği de gözetilerek, davacı hakkında ek ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği, bu kararın da temyizen onarak 14.01.2019 tarihinde kesinleştiği, tüm bunlar değerlendirildiğinde; davacı hakkında verilen ek ceza verilmesine yer olmadığına dair hükmün özü itibariyle beraat ya da ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin bir karar olmadığı, davacı hakkında cezaya hükmedilmekle birlikte kesinleşmiş mahkumiyetlerinin zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasıyla önceki cezasından mahsup edilmesiyle ek ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin CMK 141 ve devamı maddeleri kapsamında tazminat hakkı doğurmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararında davacı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Ödemiş 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.11.2024 tarihinde karar verildi.