KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2022/7700 E., 2024/6442 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2021/46 E., 2021/517 K.
- Dava
- Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
- Hüküm
- İstinaf başvurularının esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
581 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız tutukluluk nedeniyle 100.000 TL maddi, 100.000 TL manevi tazminatın tutuklama itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 1.000,00 TL maddi, 1.500,00 TL manevi tazminatın, mahkumiyet hükmünün infazına başlandığı tarih olan 13.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince,
hükmedilen maddi tazminatın davalı yönünden istinaf kesinlik sınırı altında kaldığından bahisle maddi tazminata ilişkin istinaf talebinin davalı yönünden reddine, davalı vekilinin manevi ve davacı vekilinin maddi ve manevi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının çok düşük olduğuna, mahsup durumunun tazminat miktarının belirlenmesinde göz önünde bulundurulmaması gerektiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2020/112 E. ve 2020/113 E. sayılı dosyalarında, yeniden yargılama öncesinde davacının Diyarbakır (Kapatılan) 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2006/181 E. ve 2008/2 E. sayılı sayılı dosyaları kapsamında ayrı ayrı 10 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı ve mahkumiyet hükümlerinin kesinleşmesi üzerine içtima kararı verilerek 13.02.2012 tarihinde infaza başlandığı, 09.07.2012 tarihinde infazın durdurulduğu, bu şekilde 13.02.2012-09.07.2012 tarihleri arasında 147 gün infaz gördüğü,
davacı tarafından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru üzerine ihlal kararı verildiği, bu kapsamda yapılan yeniden yargılama sonucunca, davacı hakkında her iki dosyadan beraat kararı verildiği ve beraat kararlarının 08.05.2020 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin süresin infaz gördüğü,
ancak Diyarbakır 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 23.06.2020 tarihli ve 2014/235 E.-2017/103 K. sayılı ek kararıyla davacının yeniden yargılama öncesi infaz gördüğü 13.02.2012-09.07.2012 tarihleri arasındaki sürenin tamamının ek karara dayanak dosyadaki cezasından mahsup edildiği, bu itibarla davacı lehine makul bir miktar maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Bölge Adliye Mahkemesince istinaf kesinlik sınırının davalı yönünden kabul edilen, davacı yönünden reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarının toplamı üzerinden belirlenmesi gerekirken; davalı yönünden istinaf incelemesinin maddi ve manevi tazminat miktarlarının ayrı ayrı kesinlik sınırı bakımından değerlendirilmesi suretiyle davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin istinaf taleplerinin 6100 sayılı Kanun'un 341/2. ve 5271 sayılı Kanunun 279/1-b bendi uyarınca usulden reddine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle sair yönleri incelenmeyen Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/7700, K. 2024/6442, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama