Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2022/8322 E. , 2023/5607 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/1008 E., 2022/444 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 ünc
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2022/8322 E. , 2023/5607 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/1008 E., 2022/444 K. SUÇ : Taksirle yaralama HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2015/333 Esas, 2015/1001 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince 9.700,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir. 2.Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.12.2015 tarihli ve 2015/333 Esas, 2015/1001 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 01.11.2021 tarihli, 2019/12476 Esas, 2021/7476 Karar sayılı kararı ile; "...Olay günü saat 20:30 sıralarında, sanığın sevk ve idaresindeki aracı ile meskun mahalde, bölünmüş asfalt kaplama yolda gece vakti seyir halindeyken, olay mahalline geldiğinde kavşak girişinde kendisine hitap eden ve tali yoldan geldiğini, gireceği yolun anayol olup durması gerektiğini belirten 'DUR' işaret levhasının işaret ettiği hususa riayet etmeden kontrolsüzce girmesiyle, kavşakta geçiş hakkına sahip katılan sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki otomobile sağ yandan çarpmasıyla, katılan sürücü ... ve aynı araçta yolcu olarak bulunan katılanlar ..., ... ve ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde, katılan ...'ın ise vücudunda 3. derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmalarına neden olduğu, kazanın meydana gelmesinde sanığın asli kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği olayda; oluşa ve dosya kapsamına göre, sanığın eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluşmadığı gözetilmeksizin, hükmolunan cezada TCK'nın 22/3. maddesi gereğince artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayini, Kabul ve uygulamaya göre de; 5237 sayılı TCK'nın 50/4. maddesinin suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde uygulanamayacağı gözetilmeden, hükmedilen uzun süreli hapis cezasının paraya çevrilmesi..." nedenleri ile bozulmasına karar verilmiştir. 3.Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2021/1008 Esas, 2022/444 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin altıncı fıkrası gereğince 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmiştir. 4. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 12.10.2022 tarihli ve 2022/121385 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; kazanın oluşumunda tek başına kusurunun olmadığına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun gerçeği yansıtmadığına, sürücü belgesinin geri alınmasının işinden olmasına neden olacağına, hakkında düşme kararı verilmesi gerektiğine, düşme kararının verilmemesi halinde de hakkında HAGB hükümlerinin uygulanması gerektiğine, beraatine karar verilmesi, Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde lehine olan hükümlerin uygulanması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemenin Kabulü; 1.Olay günü saat 20:30 sıralarında, sanığın sevk ve idaresindeki aracı ile meskun mahalde, bölünmüş asfalt kaplama yolda gece vakti seyir halindeyken, olay mahalline geldiğinde kavşak girişinde kendisine hitap eden ve tali yoldan geldiğini, gireceği yolun anayol olup durması gerektiğini belirten 'DUR' işaret levhasının işaret ettiği hususa riayet etmeden kontrolsüzce girmesiyle, kavşakta geçiş hakkına sahip katılan sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki otomobile sağ yandan çarpmasıyla, katılan sürücü ... ve aynı araçta yolcu olarak bulunan katılanlar ..., ... ve ...'ın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde, katılan ...'ın ise vücudunda 3. derecede kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmalarına neden olduğu, kazanın meydana gelmesinde sanığın asli kusurlu olduğunun kabul ve tespit edildiği anlaşılmıştır. 2.Kazanın Melikgazi ilçesi Altınoluk Mahallesinde, bölünmüş Seher Bulvarı ile kavşağa girişte 'DUR' işaret levhası bulunan Karademir Caddesinin kesiştiği kavşakta gece saatlerinde meydana geldiği ile mahalde aydınlatmanın bulunduğu ayrıca kaza tespit tutanağı ile keşif sonrası düzenlenmiş 08.07.2015 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; sürücü ...'ın “kavşak şartlarına uyacak şekilde yavaşlamamak ve geçiş hakkı olan araçlara ilk geçiş hakkını vermemekle” asli; sürücü ...'ın “kavşağa yaklaşırken hız azaltmamakla” tali kusurlu olduğunun belirlendiği görülmektedir. 3.Kaza yeri krokisi, kaza tespit tutanağı, sanığın alkolsüz olduğuna ilişkin doktor raporu, sürücü belgesi detay bilgileri, genel adli muayene raporları ve tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır. 4.Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığına ait 13.11.2015 tarihli raporda; "Bu itibarla mevcut bulgulara göre; Sanık sürücü ..., Karademir Caddesinden seyrederek karşı Gül Sokak yönüne gitmek için geldiği olay yeri bölünmüş Seher Bulvarı kavşağına, kavşak girişinde kendisine hitap eden ve tali yoldan geldiğini, gireceği yolun anayol olup durması gerektiğini belirten 'DUR' işaret levhasının işaret ettiği hususa riayet etmeden kontrolsüzce girmesiyle,bölünmüş Seher Bulvarını takiben seyreden geçiş hakkına sahip sürücü ... idaresindeki otomobile sağ yandan çarpmasıyla neticelenen olayda dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı bu hareketleriyle asli kusurlu görülmüştür. Sürücü ..., hızının 70-80 km olduğunu belirttiği kendi ifadesi ile keşif sırasındaki beyanında hızlarının 80-90 km olduğunu belirten ...'ın ifadesi de gözetildiğinde, hız limitinin 50 km olarak belirtildiği meskun mahal sınırları içerisinde olan aydınlatması bulunan yolda gece vaktindeki seyrini, mahal şartlarına uygun olmayan hızla ve yola gereken dikkatini vermeden sürdürerek geldiği olay yeri kavşakta, kavşağa sağ taraftaki tali yoldan giren geldiğini son anda fark ettiğini belirttiği sanık sürücü ... yönetimindeki aracın idaresindeki araca sağ yandan çarpmasıyla neticelenen olayda dikkatsiz, tedbirsiz ve kurallara aykırı bu hareketleriyle alt düzeyde tali kusurlu görülmüştür." şeklinde görüş bildirilmiştir. 5.Katılanların her aşamada sanıktan şikayetçi olduklarını beyan ettikleri ve Mahkemece 18.06.2015 tarihinde haklarında katılma kararı verildiği, ayrıca taraflar arasında uzlaşmanın gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. 6.Sanığın üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği, duruşmada alınan savunmasında; "Sürücü belgem vardır. Olay günü saat 22:30 dolaylarında 55 RN 335 plaka sayılı otomobil ile organize sanayi tarafından gelip Gül Sokağa geçerken yavaşladım. Yoldan geçmekte olan bir taşıt görmedim. Seher Bulvarına çıktığım sırada aniden Bağlar yönüne gitmekte olan bir otomobile sağ tarafından çarptım. Kafamı ön cama çarptım. Geçici hafıza kaybı yaşadım." şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. 7.Sanık ...'a ait güncel adli sicil kaydı ve nüfus kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. 8.Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyularak yapılan yargılamada sanığın savunmasının alındığı anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Yerel Mahkeme kararında yapılan incelemede neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır. A.Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden; 1. Kusur Durumu Yönünden Soruşturma aşamasında kolluk tarafından düzenlenen Kaza Tespit Tutanağı ile uyumlu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığına ait 13.11.2015 tarihli bilirkişi raporunun, oluş ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanığın bu husustaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 2. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Hükümlerinin Uygulanmaması Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesi yönünden, "Sanık daha öcne başka kasıtlı bir suçtan mahkum olmamışsa da katılanların bu olay nedeniyle uğradığı maddi zarar tazmin edilmediğinden koşulları oluşmadığından" şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler gösterildiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanığın bu husustaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 3. Lehe Hükümler Yönünden Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 15.06.2021 tarihli 2018/185 Esas, 2021/279 Karar sayılı ilamında ayrıntısı açıklandığı üzere; sosyal ve ekonomik durumunu tespit ettiği sanığı bizzat gözlemleyen Yerel Mahkemece 5237 sayılı Kanu'nun 51 inci maddesi ile ilgili olarak ayrıca bir değerlendirme yapılmadan takdir hakkının adli para cezası yönünde kullanılmasında herhangi bir isabetsizlik olmadığı, ancak Mahkemece " Verilen cezanın niteliğine göre sanık hakkında 5237 sayılı TCY nın 51 maddesinin uygulanması yer olmadığına" şeklinde erteleme hükümlerinin uygulanmamasına ilişkin değerlendirmenin yapıldığı; sanık hakkında verilen cezada 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan takdiri indirim nedenlerinin uygulandığı, ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi uyarınca paraya çevirme hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği anlaşılmakla; hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanığın bu husustaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 4.Sürücü Belgesinin Geri Alınması Yönünden 5237 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin altıncı fıkrasında, belli bir meslek veya sanatın ya da trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkûmiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, bu meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına ya da sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceği hususu ve tedbirin belirtilen sınırlar içerisinde olmak kaydıyla süresinin belirlenmesinin hakimin takdirinde bulunduğu, tam kusurlu olarak bir kişinin ölümüne sebebiyet veren sanığın, taksirinin yoğunluğu ve neticenin ağırlığı göz önüne alındığında, sürücü belgesinin 6 ay süre ile geri alınmasına karar verilmesi usul ve yasaya uygun görüldüğünden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış olup, sanığın bu husustaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 5. Düşme Kararı Verilmesi Gerektiği Yönünden Dosya kapsamına göre; inceleme tarihinde katılanların sanık hakkındaki şikayetlerinin devam ettiği, düşme kararı verilmesini gerektiren nedenlerin gerçekleşmediği anlaşılmakla, sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamış olup sanığın bu husustaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. B. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2022 tarihli ve 2021/1008 Esas, 2022/444 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.12.2023 tarihinde karar verildi.