İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2022/8444 Karar: 2023/5485 Tarih: 2023

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/8444 K.2023/5485

12. Ceza Dairesi 2022/8444 E. , 2023/5485 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2184 E., 2022/1045 K. SUÇ : Taksirle Yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; 5271 sayılı Kanunun 280/2. maddesi uyarınca yeniden yapılan yargılama sonucu kurulan mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece M

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2022/8444 E. , 2023/5485 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2184 E., 2022/1045 K. SUÇ : Taksirle Yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; 5271 sayılı Kanunun 280/2. maddesi uyarınca yeniden yapılan yargılama sonucu kurulan mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece M

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2022/8444 E. , 2023/5485 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/2184 E., 2022/1045 K. SUÇ : Taksirle Yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun kabulü ile; 5271 sayılı Kanunun 280/2. maddesi uyarınca yeniden yapılan yargılama sonucu kurulan mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Gördes Asliye Ceza Mahkemesinin, 23/06/2020 tarih 2019/55 esas, 2020/74 karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, açılan kamu davasında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 53 ncü maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sanığın sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiştir. 2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 14/04/2022 tarihli ve 2020/2184 Esas, 2022/1045 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekillerinin ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılması ile yeniden yapılan yargılama sonucu, sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin dördüncü fıkrası, 53 ncü maddesinin altıncı fıkrası ve 58 nci maddesi gereğince sanığın 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına ve sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezasının infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verilmiştir. 3.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 08/10/2022 tarihli ve 2022/86176 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdii olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; Eksik incelemeye,ceza miktarına,kusur oranına ilişkindir. Katılan ... ve ... vekilinin temyiz istemi; Eksik incelemeye,kusur oranına,ceza miktarına ilişkindir. Katılan ... vekilinin temyiz istemi; Eksik incelemeye,kusur oranına,ceza miktarına,bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü: Olay tarihinde sanığın kullandığı TIR ile katılanlardan ...'ın kullandığı Gördes otobüsü Fundacık mevkiinde çarpışmışlar, Gördes otobüsünde bulunan yolcular ve şoför olmak üzere toplam 30 kişi kaza nedeni ile yaralanmışlardır. Olay saatinde havanın yağışlı olduğu, yolun kaygan olduğu tespit edilmiştir. Sanık yükünü boşalttıktan sonra havanın yağışlı, yerlerin kaygan olmasına, seyir halinde olduğu yolun tek şeritli ve virajlı yol olmasına rağmen trafikte geçirilen süreyi ve aracın hızını ölçmeye yarayan takoğrafyayı çıkarmış, katılan ve mağdur beyanlarına göre yolun şartlarına göre hızlı seyretmiş, virajı alırken karşı şeritten gelen otobüsü gördüğü halde frene basmış, TIR'ın dorsesi kayarak yolu kapatmış ve şeridinde uygun hızla giden Gördes otobüsüne çarpmıştır. Trafik bilirkişi raporları ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre kazada sanığın asli-tamamen kusurlu olduğu, katılan ...'ın ise tamamen kusursuz olduğu tespit edilmiştir. somut olay değerlendirildiğinde sanığın hız yapma maksadı ile takoğrafyayı çıkarmış olması, yağışlı havada, kaygan zeminde, virajlı tek şerit yolda hız yapması ve neticeten kazaya neden olması nazara alındığında sanığın bilinçli taksir ile hareket ettiği anlaşıldığından cezasında bilinçli taksirin niteliğine göre yarı oranında artırım yapıldığı anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü: 1.Sanık ...'ın 25.03.2018 günü saat 21.00 sıralarında, idaresindeki ... plakalı çekici ve bu çekiciye bağlı ... plakalı yarı römork ile, Gördes yönünden Akhisar yönüne seyir halinde iken, önce 70 km/saat tabelasının bulunduğu, kısa bir mesafe sonrasında 50 km/saat hız sınırı tabelasının bulunduğu kaza mahalline geldiğinde, yolun sola virajlı kısmında, havanın yağışlı olmasının da etkisi ile, çekiciye bağlı yarı römorkun savrularak karşı yön şeridine geçtiği, karşı yönde seyir halinde olan ... idaresindeki 45 R 9924 plakalı otobüsün sol ön kısımlarına çarptığı, kaza sonucu otobüste bulunan 31 kişinin yaralandığı anlaşılmıştır. 2.Olay nedeni ile sanıktan şikayetçi olan ve davaya katılan otobüs sürücüsü ...'ın yaralanması sonucu oluşan maksillofasial-göz travması ve kafa içerisinde kontüzyon+kafa tabanı kırığı ve açık ekstremite nedeniyle uzun süre Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakultesi Hastanesinde tedavi gördüğü, otobüs yolcularından Duygu Evkaya'nın kazada BTM ile giderilebilecek ölçüde hafif şekilde yaralandığı, katılan ...'nın yaralanmasının BTM ile giderilebilecek ölçüde hafif olmadığı, göz kapağında meydana gelen bozukluğun duyulardan veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğu, yüzde sabit iz oluştuğu, katılan ...'ın yaralanmasının BTM ile giderilebilecek ölçüde hafif olmadığı, saptanan patella deviasyonunun hayat fonksiyonları etkisinin (3) orta derecede olduğu, katılan ...'in frontalde 5 cm vertikal kesi oluşacak şekilde yaralandığı, katılan ...'nin BTM ile giderilebilecek ölçüde hafif şekilde yaralandığı, katılan ...'in BTM ile giderilemeyecek ve vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi (4) ağır olacak şekilde yaralandığı, katılan ...'nun L1 kompresyon kırığı meydana gelecek şekilde yaralandığı, katılan ...'ın BTM ile giderilebilecek ölçüde hafif şekilde yaralandığı, katılan ...'in BTM ile giderilemeyecek ve vücutta oluşan kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisi (2) orta olacak şekilde yaralandığı, katılan Nafiz Cem Bostancı'nın yaralanmasının BTM ile giderilemeyecek ve vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi (5) ağır derecede olacak şekilde yaralandığı, saptanan femur kırığının sekel bırakması nedeniyle duyulardan veya organlardan birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğu tespit edilmiştir. 3.Olayın meydana gelmesinde kusur durumu ile ilgili olarak kaza tespit tutanağı ve mahkemece yapılan keşif sonrasında düzenlenen 11.06.2019 tarihli bilirkişi raporunda, sanığın aracını yağışlı havada, yol ve yük şartlarına, kaza mahallinde bulunan hız sınırı levhalarına uygun hızda sürmediği, aracı kontrolsüz sevk ve idare ederek her iki şeridi birden kullandığından olayın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, otobüs sürücüsü katılan ...'ın kusursuz olduğu belirlenmiştir. 4.Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 07.02.2020 tarihli, 2020/11302/1408 sayılı raporunda özetle; Sanığın idaresindeki aracı kullanırken gerekli dikkat ve özeni yola vermediği, aracının teknik özellikleri, trafik işaretleri, mevcut hava yol- zemin şartlarını nazara alarak müteyakkız seyretmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği, seyrini kendi şeridi içinde sürdürme becerisini gösteremediği, sevk ve idare hatası ile çekiciye bağlı römorkun karşı şeride geçmesine, savrulup karşı şeritteki otobüse çarpmasına neden olduğu olayda asli kusurlu olduğu, otobüs sürücüsü katılan ...'ın olayın meydana gelmesine engel olmak için alabileceği bir önlem bulunmadığından kusurunun bulunmadığının belirtilmiştir. 5.Her ne kadar ilk derece mahkemesince, "Sanığın idaresindeki aracın hızını kontrol etmek, sürücülerin aracı kullanmaya başlama saatini, kullanma sürelerini, dinlenme sürelerini belirlemek ve aşırı hızı engellemeye yarayan takograf cihazını sökmesi ve aracını uygun hızda kullanmayıp kazaya neden olması" gerekçe gösterilerek olayda bilinçli taksir halinin gerçekleştiği gerekçesi ile cezasından TCK'nın 22/3. maddesi gereğince arttırım yapılmış ise de; kazanın meydana geldiği mahalde azami hız sınırın önce 70 km/saat, kısa bir mesafe sonra 50 km/saat olduğu, havanın yağışlı, yolun sola viraj ve soldan daralan yol levhasının bulunduğu, sanığın olay anında aracı ile ulaştığı hızın, olay mahallindeki yasal hız sınırının iki katını aştığına dair bir tesbitin bulunmadığı ve bilinçli taksir olarak kabul edilen diğer ihlallerin kusurun belirlenmesinde değerlendirilmesi gereken ölçütler olduğu, bu nedenle TCK'nın 22/3. maddesinin uygulanması için gerekli yasal koşulların oluşmadığı anlaşılmış ve buna göre uygulama yapılmıştır. IV. GEREKÇE Bölge Adliye Mahkemesi kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamıştır. Eksik İnceleme, Kusur Oranı ve Ceza Miktarına İlişkin Sanık Müdafinin ve Katılanlar Vekillerinin Temyiz İstemleri Yönünden; Kaza tespit tutanağının, bilirkişi raporunun ve Adli Tıp raporunun oluş, dosya kapsamı ve birbiri ile uyumlu olduğu, kusur durumunu kesin bir şekilde tespit ettiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılanlar vekilleeinin kusura,eksik incelemeye ilişkin temyiz istemleri yönünden hükümde bu yönler itibariyle hukuka aykırılık bulunmamış olup; tam kusurlu olarak kazaya sebebiyet veren sanık hakkında, iki sınır arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, failin taksire dayalı kusurunun yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı ve maddede öngörülen cezanın üst sınırı nazara alınmak suretiyle, adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun şekilde ceza tayin edilmiş olup hükümde bu yönü ile de bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin temyiz itirazları reddedilmiştir. Katılan ... Vekilinin Bilinçli Taksire İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; Sanığın kaza anındaki hızının, olay mahallindeki yasal hız sınırının iki katını aştığına dair bir tespitin bulunmadığı, bilinçli taksiri oluşturan başkaca bir ihlalin de olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından katılan vekilinin bilinçli taksire ilişkin temyiz itirazları reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 14/04/2022 tarihli ve 2020/2184 Esas, 2022/1045 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılanlar vekilleri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gördes Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.12.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla