Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2022/8546 E. , 2023/3884 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/181 E., 2021/7 K. SUÇ : Taksirle yaralama KARAR : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yerköy Asliye Ceza Mahkemesinin 05/01/2021 tarihli ve 2019/181 esas, 2021/7 karar sayılı kararı
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2022/8546 E. , 2023/3884 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/181 E., 2021/7 K. SUÇ : Taksirle yaralama KARAR : Düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Yerköy Asliye Ceza Mahkemesinin 05/01/2021 tarihli ve 2019/181 esas, 2021/7 karar sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle yaralama suçundan açılan kamu davasının şikayetten vazgeçme nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince düşmesine karar verildiği, söz konusu kararın 02/02/2021 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiğine ilişkin kesinleştirme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 05/08/2022 tarihli ve 94660652-105-66-1280-2022-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.10.2022 tarihli ve KYB-2022/112300 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.10.2022 tarihli ve KYB-2022/112300 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakamesi Kanunu'nun yargılama giderleri başlıklı 324. maddesinde; ''(1)Harçlar ve tarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri ile soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yargılamanın yürütülmesi amacıyla Devlet Hazinesinden yapılan her türlü harcamalar ve taraflarca yapılan ödemeler yargılama giderleridir. (2) Hüküm ve kararda yargılama giderlerinin kimlere yükletileceği gösterilir. (3) Giderlerin miktarı ile iki taraftan birinin diğerine ödemesi gereken paranın miktarını mahkeme başkanı veya hâkim belirler. (4)Devlete ait yargılama giderlerine ilişkin kararlar, Harçlar Kanunu hükümlerine göre; kişisel haklara ilişkin kararlar, 9.6.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu hükümlerine göre yerine getirilir. Devlete ait yargılama giderlerinin 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 106 ncı maddesindeki terkin edilmesi gereken tutarlardan az olması halinde, bu giderin Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verilir. (5)Türkçe bilmeyen ya da engelli olan şüpheli, sanık, mağdur veya tanık için görevlendirilen tercümanın giderleri, yargılama gideri sayılmaz ve bu giderler Devlet Hazinesince karşılanır.'' şeklindeki, Sanığın yükümlülüğü başlıklı 325. maddesinde; ''(1)Cezaya veya güvenlik tedbirine mahkûm edilmesi hâlinde, bütün yargılama giderleri sanığa yüklenir. (2) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve cezanın ertelenmesi hallerinde de birinci fıkra hükmü uygulanır. (3) Yargılamanın değişik evrelerinde yapılan araştırma veya işlemler nedeniyle giderler meydana gelmiş olup da, sonuç sanık lehine ortaya çıkmış ise, bu giderlerin sanığa yüklenmesinin hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığında mahkeme, bunların kısmen veya tamamen Devlet Hazinesine yüklenmesine karar verir. (4) Hüküm kesinleşmeden sanık ölürse, mirasçılar giderleri ödemekle yükümlü tutulmazlar.'' şeklindeki, Beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi hâlinde gider başlıklı 327. maddesindeki; ''(1) Hakkında beraat veya ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen kişi, sadece kendi kusurundan ileri gelen giderleri ödemeye mahkûm edilir. (2)Bu kişinin önceden ödemek zorunda kaldığı giderler, Devlet Hazinesince üstlenilir.'' şeklindeki, 1136 Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak çıkarılan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14/4. maddesinde, “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında; Somut olayda, adı geçen suçtan sanık hakkında yapılan yargılama sırasında, şikayetten vazgeçme nedeniyle mahkemesince kamu davasının düşmesine karar verilmiş olunması nedeniyle, kendisini vekille temsil ettiren mağdur lehine vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.Yerköy Asliye Ceza Mahkemesinin 05/01/2021 tarihli ve 2019/181 esas, 2021/7 karar sayılı kararı ile; sanık hakkında taksirle yaralama suçundan açılan kamu davasının, şikayetten vazgeçme nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince düşmesine karar verildiği, söz konusu kararın 02/02/2021 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği anlaşılmıştır. 2. Mağdur ...'in taş ocağında işçi olarak çalışırken meydana gelen kaza sonucunda 04/02/2020 tarihli Adli Tıp Raporuna göre hayat fonksiyonunu orta (3) derecede etkileyecek biçimde yaralandığı olayla ilgili yapılan yargılamada, müştekinin 01.12.2020 tarihli duruşmada alınan beyanında zararlarının giderildiğini bu nedenle sanık hakkındaki şikayetinden vazgeçtiğini bildirdiği, sanığın da 30.06.2020 tarihli duruşmada şikayetten vazgeçme olursa vazgeçmeyi kabul edeceğini bildirdiği, Mahkemece 05/01/2021 tarihli duruşmada şikayetten vazgeçme nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası gereğince düşmesine, mağdur kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki tarife uyarınca belirlenen vekalet ücretinin hazineden alınarak mağdura verilmesine karar verildiği görülmektedir. 3.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 324 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan "(1) Harçlar ve tarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri ile soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yargılamanın yürütülmesi amacıyla Devlet Hazinesinden yapılan her türlü harcamalar ve taraflarca yapılan ödemeler yargılama giderleridir." şeklindeki düzenleme ve anılan Kanunun 325 inci maddesinde yer alan "(1) Cezaya veya güvenlik tedbirine mahkûm edilmesi hâlinde, bütün yargılama giderleri sanığa yüklenir. (2) (Değişik fıkra: 06/12/2006 - 5560 S.K.27.md) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve cezanın ertelenmesi hallerinde de birinci fıkra hükmü uygulanır." biçimindeki düzenlemeler karşısında, sanık hakkındaki davanın şikayetten vazgeçme nedeniyle düşmesine karar verildiği ve böylece mağdur hakkındaki katılma kararının 5271 sayılı Kanun'un 243 üncü maddesi ve birinci fıkrası gereğince hükümsüz kaldığı gözetilmeksizin, mağdur lehine vekalet ücretine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 4.5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. Dosya kapsamı, kanun yararına bozma istemi ve tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki "Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ise, vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir." şeklindeki hükmü karşısında, Yerel Mahkemece sanık hakkında açılan kamu davasının şikayetten vazgeçme nedeniyle düşmesine karar verilmiş olmasına rağmen hüküm fıkrasında mağdur lehine Hazine aleyhine vekalet ücretine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Yerköy Asliye Ceza Mahkemesinin 05/01/2021 tarihli ve 2019/181 esas, 2021/7 karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin daha hafif bir cezayı gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasındaki vekalet ücretine ilişkin paragrafın hükümden çıkarılması ile diğer hususların aynen bırakılmasına, kararın bu şekilde düzeltilmesine, infazın ve müteakip işlemlerin mahallinde buna göre yapılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.10.2023 tarihinde karar verildi.