Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2022/8888 E. , 2026/2695 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/636 E., 2022/1007 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 17.03.
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2022/8888 E. , 2026/2695 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI : 2022/636 E., 2022/1007 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 17.03.2022 tarihli ve 2022/636 Esas, 2022/1007 Karar sayılı kararının, katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan inceleme neticesinde; Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.02.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 24.06.2021 tarihli kararı ile bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.12.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 17.03.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde bölge adliye mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.02.2019 tarihli, 2017/527 Esas - 2019/84 Karar sayılı dosyasında verilen beraat hükmüne yönelik katılanlar vekilinin istinaf istemi üzerine yapılan inceleme neticesinde Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 24.06.2021 tarihli, 2020/705 Esas - 2021/1464 Karar sayılı kararı ile kusura ilişkin raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla tekrar rapor aldırılarak sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği, ancak bozma kararında belirtilen hukuka aykırılığın aynı Kanun’un 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı, Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “…bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine...” hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 24.06.2021 tarihli, 2020/705 Esas - 2021/1464 Karar sayılı bozma kararı, bozma üzerine verilen Mersin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.12.2021 tarihli, 2021/293 Esas - 2021/619 Karar sayılı kararı ve kararın istinaf edilmesi üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 17.03.2022 tarihli, 2022/636 Esas - 2022/1007 Karar sayılı istinaf başvurularının esastan reddine dair kararlarının hukukî değerden yoksun olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı CMK'nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, katılanlar vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği Tebliğnâme'ye aykırı olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.