KÜNYE
12. Ceza Dairesi 2022/903 E., 2025/5141 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2020/2692 E. 2020/2526 K.
- Dava
- Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat
- Hüküm
- Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı
- Tebliğname görüşü
- Ret, Onama
Karar Metni
722 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Davalı vekilinin temyiz istemi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 24/11/2016 tarihli ve 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesi ile değişik 362/1-a maddesi uyarınca kesin olduğu belirlenmiştir.
Davacı vekilinin temyiz istemi yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutuklama nedeniyle 20.000,00 TL maddi tazminatın 02/10/2017 tarihinden itibaren, 552.000,00 TL manevi gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL maddi tazminatın 02/10/2017 tarihinden, 120.000,00 TL manevi tazminatın 10/08/2016 tarihinden itibaren tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde;
maddi ve manevi tazminat miktarlarının "600,00 TL" maddi, "35.000,00 TL" manevi ve hüküm fıkrasından sonra gelmek ve ayrı bir fıkra olmak üzere "Yargılama giderinin hazine üzerinde bırakılmasına" cümlesinin yazılması sureti ile istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davalı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede, hükmün davalı yönünden kesin nitelikte olmasından dolayı temyiz isteminin reddine, davacı vekilinin temyiz istemi yönünden yapılan incelemede,
davacının temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; maddi ve manevi tazminat taleplerinin tam kabulü gerektiğine, hükmedilen tazminat miktarlarının yetersiz olduğuna, davalı vekilinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkindir.
III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/112198 sayılı soruşturma dosyası kapsamında; davacının silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 10/08/2016 - 12/05/2017 tarihleri arasında 275 gün gözaltında kaldığı, yapılan soruşturma sonunda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, kararın 11/09/2017 tarihinde kesinleştiği, gözaltı / tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve mahsuba konu yapılmadığı, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince hükmün maddi, manevi tazminat ve yargılama giderleri ilişkin olarak düzeltilmesi suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
A. Davalı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırının 72.070,00 TL olduğu, ilk derece mahkemesince davacının talebinin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL maddi ve 120.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme neticesinde;
hükümdeki maddi ve manevi tazminat miktarlarının " 600,00 TL" maddi ve "35.000,00 TL" manevi olarak düzeltilmesi sureti ile istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş, davalı aleyhine kabul edilen toplam tazminat miktarının "35.600,00 TL" olması sebebiyle hükmün davalı açısından kesin olduğu görülmekle; davalı vekilinin temyizinin katılma yolu ile yapılmadığı dikkate alınarak,
6100 sayılı HMK’nın 24/11/2016 tarih ve 6763 sayılı Kanun'un 42. maddesi ile değişik 362. maddesinin 1/a bendinde yer alan temyiz sınırı ve kabul edilen tazminat miktarına göre hükmün kesin olması nedeniyle, davalı vekilinin temyiz istemin CMK'nın 298. maddesi gereğince isteme uygun olarak REDDİNE;
B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması,
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/903, K. 2025/5141, 10 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama