Karar Özeti
12. Ceza Dairesi 2022/9215 E. , 2022/9873 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Tazminat talebinin dayanağı olan Harran Asliy
Karar Detayı
12. Ceza Dairesi 2022/9215 E. , 2022/9873 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Dava : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat Davacının tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Tazminat talebinin dayanağı olan Harran Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/30 Esas 2014/168 Karar sayılı dosya kapsamında, davacının bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının ... olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 02/01/2013 – 06/05/2013 tarihleri arasında 124 gün tutuklu kaldığı, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 14/07/2014 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı ve kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu anlaşılmakla; Davacının 5.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesi talebine ilişkin söz konusu davada, yerel mahkemece Harran Asliye Ceza Mahkemesinin 01/04/2014 tarih ve 2013/30 esas, 2014/168 karar sayılı dava dosyası incelendiğinde kararın davacı vekilinin yüzüne karşı tefhim edildiği ve 18/04/2014 tarihinde temyiz edilmeden kesinleştiği, davanın ise davacı vekili tarafından 01/06/2015 havale tarihli dilekçe ile açıldığı, davanın 5271 sayılı CMK'nun 142/1 maddesi gereğince süresinde açılmadığından bahisle reddine hükmedilmesi üzerine, dairemizce yapılan incelemede, tazminat isteminin dayanağı olan Harran Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/30 Esas 2014/168 Karar sayılı beraat hükmü, davacı (sanık) müdafinin yüzüne karşı verilmekle birlikte davacının dolancırıcılık suçundan beraat ettiği ve karar içeriğine göre katılanların da bulunduğu ancak kararın katılanların yokluğunda verildiği dikkate alınarak yokluklarında verilen kararın katılanlara hangi tarihte tebliğ edildiği dolayısıyla kesinleşme şerhinde kesinleşme tarihi olarak belirtilen tarihin doğru olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre davanın 5271 sayılı CMK 141/2. maddeside öngörülen 1 yıllık hak düşürücü sürede açılıp açılmadığının tespiti gerektiğinden bahisle bozulması üzerine yerel mahkemece duruşma açılıp, 3.197,96 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın tutuklama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine hükmedilmiş olup; Nesnel bir ölçüt olmamakla birlikte, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu, üzerine atılı suçun niteliği, tutuklanmasına neden olan olayın cereyan tarzı, tutuklu kaldığı süre ve benzeri hususlar ile tazminat davasının kesinleşeceği tarihe kadar faizi ile birlikte elde edeceği parasal değer dikkate alınıp, hak ve nesafet ilkelerine uygun, makul bir miktar olarak tayin ve tespiti gerekirken, belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik manevi tazminata hükmolunması temyiz eden sıfatına göre bozma nedeni yapılmamıştır. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, davalı vekilinin davanın reddi gerektiğine, maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğuna ve sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Davacı hakkında hükmedilen vekalet ücreti hesabında gerekçeli kararda 1.600 TL uygulandığı belirtilmesine karşın, hükmün esasını oluşturan kısa kararda, 2.204 TL yazılmak suretiyle hükümle gerekçe arasında çelişki yaratılması, Kanuna aykırı olup, davalı vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda, aynı Kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden hüküm fıkrasının 4 numaralı bendinde yer alan “Davacı kendisini vekaletnameli avukat ile temsil ettirmesi sebebiyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri ile CMK'nun 142. maddesi uyarınca 2.204 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” ibaresinin hükümden çıkarılması ve yerine “Davacı kendisini vekaletnameli avukat ile temsil ettirmesi sebebiyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri ile CMK'nun 142. maddesi uyarınca 1.600-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” ibaresinin eklenmesi ve hükümdeki diğer hususların aynen bırakılması suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 12.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.