İçeriğe geç
AC
12. Ceza Dairesi Esas: 2022/9983 Karar: 2023/1793 Tarih: 2023

Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/9983 K.2023/1793

12. Ceza Dairesi 2022/9983 E. , 2023/1793 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhak

Karar Özeti

12. Ceza Dairesi 2022/9983 E. , 2023/1793 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhak

Karar Detayı

12. Ceza Dairesi 2022/9983 E. , 2023/1793 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. .Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2016 tarihli ve 2014/615 Esas, 2016/206 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, aynı maddesinin üçüncü fıkrasının b bendi ve 62 nci maddesi uyarınca verilen 500 gün adli para cezasının 52 nci maddenin ikinci fıkrası gereğince günlüğü 20,00 TL'den hesaplanarak 10.000,00 TL adli adli para cezası ile cezalandırılmasına, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 24 eşit taksitte ödenmesine karar verilmiştir. 2..Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.02.2016 tarihli ve 2014/615 Esas, 2016/206 sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 09.02.2021 tarihli ve 2019/8331 Esas, 2021/1343 Karar sayılı kararı ile basit yargılama usulü hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bozulmasına karar verilmiştir. 3. . Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.06.2021 tarihli ve 2021/449 Esas, 2021/594 sayılı kararı ile basit yargılama usulü uygulanarak sanık hakkında taksirle yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, aynı maddesinin üçüncü fıkrasının b bendi, 62 nci maddesi ve 5271 sayılı Kanunun 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca verilen 375 gün adli para cezasının 52 nci maddenin ikinci fıkrası gereğince günlüğü 20,00 TL'den hesaplanarak 7.500,00 TL adli adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanık müdafiinin karara itiraz etmesi üzerine genel hükümlere göre yapılan yargılama sonunda Korkuteli Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.07.2021 tarihli ve 2021/627 Esas, 2021/747 sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 89 uncu maddesinin birinci fıkrası, aynı maddesinin üçüncü fıkrasının b bendi, 62 nci maddesi uyarınca verilen 500 gün adli para cezasının 52 nci maddenin ikinci fıkrası gereğince günlüğü 20,00 TL' den hesaplanarak 10.000,00 TL adli adli para cezası ile cezalandırılmasına, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 24 eşit taksitte ödenmesine karar verilmiştir. 4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 14.09.2021 tarih, 2021/106433 sayılı tebliğnamesi ile hükmün onanması talep edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın üzerine düşen tüm güvenlik önlemlerini aldığına, uyarılara rağmen kişisel koruyucu ekipmanın katılan tarafından kullanılmadığına, dolayısıyla kusur durumuna, mahallinde keşif yapılmadan eksik araştırmayla kusur tayini yapılarak karar verildiğine, hükmedilen cezanın fazla olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Yerel mahkeme gerekçesinde "Tüm dosya kapsamında toplanan deliller, sanıkların savunmaları, katılan beyanı, adli tıp raporları, bilirkişi raporları, dosyadaki bilgi, belge ve evraklar birlikte değerlendirildiğinde; olay günü katılanın, çalıştığı inşaatta malzemelerin indirilmesi esnasında bulunduğu yerden aşağıya düştüğü, düşmesi sonucu Bitlis Adli Tıp Kurumunun raporlarında belirtildiği şekilde yaralandığı, meydana gelen kazada İTÜ bilirkişi heyetince hazırlanan rapora göre sanıklardan ...'nın asli oranda kusurlu olduğunun, sanık .ın kusurunun bulunmadığının ve katılanın da tali kusurlu olduğunun bildirildiği, böylece sanıklardan Hakan'ın üzerilerine atılı taksirle yaralamaya neden olma suçunu işlediği anlaşıldığından eylemlerine uyan TCK'nın 89/1-3,b maddeleri uyarınca meydana gelen olayda sanık ...'ın asli kusurlu olması, katılanda meydana gelen yaralanmalar nazara da alınarak sanığın takdiren ve teşdiden adli para cezası ile cezalandırılmasına, basit yargılama usulü uygulanmasına karar verildiğinden sanığın sonuç cezasından 1/4 oranında indirime gidilmesine, sanık tarafından katılanın suçtan kaynaklanan zararı giderilmediğinden sanığa verilen ceza hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar verilerek hüküm tesis edilmiştir." denilmiştir. 2. Sanık aşamalarda söz konusu hal inşaatını yapan şirketin sorumlusu olduğunu, işçilere gerekli güvenlik tedbirlerinin alınması için uyarılarda bulunulduğunu, ayrıca ... güvenliğinden sorumlu firmaları olduğunu, kazanın meydana gelmesinde bir sorumluluğu olmadığını beyanda bulunmuştur. 3. Katılan yargılama sırasında "Olay günü biz çivileri söktüğümüz esnada .'ı . olarak tanıdığımız cep telefonundan aradı, üst katta bulunan 10/10 luk kalasların indirilmesi gerektiği söylenmiş. Bu kalasların yere atılması durumunda kırılacağı ön görüldüğünden ben kalasın ucunu denge için tutmuş iken diğer tarafta . kalasların ucuna bir ip bağlamış ve bu ipi tutuyordu. Kalası saran ipede tutması kolay olsun diyede kanca atmıştı. Ancak ipi gevşek bağladığı için bir anda onun tutmuş olduğu tarataki kalasın yere doğru düştüğünü anladım. Onun tutmuş olduğu taraf yere düşünce haliyle diğer tarafta benim bacaklarımın arasına denk gelip beni savurdu ve ben boşluğa düştüm." şeklinde beyanda bulunmuş, şikayetçi olduğunu ve katılmak istediğini ifade etmiştir. 4. Bozma öncesi hakkında mahkumiyet hükmü verilen ve kesinleşen katılanla kalas taşıma işinde koordineli şekilde çalışan . ifadesinde ". Ltd. Şti'de olayın meydana geldiği gün yine kalıp sökme işi yapıyordum. İnşaatın birinci katı beton atma işlemi bittiği için iskeleyi sökmek için ben birinci kata çıktım ama yetkili firma ... güvenliğimizi almamıştı, örneğin ayamızda bot, kafamızda kask, belimizde ... yoktu, benim karşımda da.y isimli şahıs kalıp sökmek için birinci kata çıktı, kalıpları sökmeye başladık. . ile aramızda en az 6 m mesafe bulunuyordu, ben söktüğümüz kalasları ek yerinden kancaya geçirip ip ile aşağı salıyordum, tam o esnada ikimizin arasında bulunan kalas ek yerinden kırılınca ben kendimi kurtardım ama Kenan dengesine hakim olamayınca birinci kattan aşağıya düştü ve yaralandı" şeklinde beyanda bulunmuştur. 5. Bitlis Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 21.01.2015 tarihli raporunda katılanın yaralanmasının, yaşamını tehlikeye soktuğu, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi Ağır (4.) derecede etkileyecek nitelikte olduğu bildirilmiş, 06.08.2015 tarihli raporunda da sağ el bileği hareketlerinde kısıtlığa neden olan yaralanmasının duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesi niteliğinde olduğu yönünden görüş verilmiştir. 6. 27.01.2016 havale tarihli bilirkişi raporuna göre sanığın ... yerinde A sınıfı belgesine haiz ... sağlığı ve güvenliği uzmanı ile işyeri hekimi çalıştırmaması, ... yerinde risk analizi yaptırmaması, kazalı işçiyi ... sağlığı ve güvenliği eğitimine tabi tutmaması, kazalı işçiye kişisel koruyucu donanımları sağlamaması veya sağlamış olsalar bile bunun kullanılmasını denetlememesi, ... ekipmanı olan ve yapılan ... için kurulması zorunlu olan iskelenin kurulmamaması veya seyyar iskele veya vinç temin edilmemesi, bu nedenle işçilerin yürüme, dengeyi sağlama ve çalışma için yeterli genişlik ve tutumak yerleri olmayan tavan kolonları üzerinde çalışmasına sebep olması nedeniyle asli ve ağır kusurlu, katılanın ise ... Kanunundan kaynaklanan haklarını kullanmaması ve ... güvenliği kurallarına uyma zorunluğunu rağmen tehlikeden kaçınma için şahsi güvenliğini sağlamak amacıyla gerekli dikkat ve özeni göstermemiş olması sebebiyle tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir. IV. GEREKÇE . İnşaat ve Limited Şirketi tarafından yapımı devam eden iki katlı hal inşaatının birinci katın tavanında yer alan kalasların sökülmesi ve aşağıya indirilmesi işinin yapıldığı sırada bir tarafta katılan diğer tarafta bozma öncesi hakkında beraat hükmü verilip kesinleşen işçi ... olmak üzere tavandaki kolanlara çıktıkları, uzun ve ağır olan kalasları yere indirmek için ...'in kalasın bir başına halat bağladığı, bu halatı kontrollü bir şekilde aşağıya saldığı, yere geldiğinde diğer tarafta bulunan katılanın tuttuğu kısmın aşağıya salarak indirildiği, ancak bu çalışma esnasında ...'in ifadesine göre kalasın ek yerinden kırılması neticesinde kalasın kontrolsüz yere düştüğü, katılanın tuttuğu ve bacakları arasında bulunan kalasın katılanın dizlerine değdiği ve katılanın dengesini kaybederek düşmesi sonucu hayati tehlike geçirecek, hayati fonksiyonlarına etkisi 4. derece kırık olacak, duyu ve organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olacak şekilde yaralandığı, şirketin sorumlusu ve yetkilisi olduğunu ifade eden sanığın ise; risk analizi yaptırmaması, katılanı ... sağlığı ve güvenliği eğitimine tabi tutmaması, işçiye kişisel koruyucu donanımları sağlamaması veya sağlamış olsalar bile bunun kullanılmasını denetlememesi, ... ekipmanı olan ve yapılan ... için kurulması zorunlu olan iskelenin kurulmamaması veya seyyar iskele veya vinç temin etmemesi sebebiyle asli kusurlu olduğu anlaşıldığından yerel mahkeme kararında yapılan inceleme neticesinde olayın kabulünde, kusur tayininde, hükmedilen temel ceza miktarında herhangi bir isabetsizlik bulunmamış, alınan bilirkişi raporunun dosya kapsamı ve oluşla uyumlu hüküm vermeye yeterli olması nedeniyle sanık müdafinin keşif yapılmadan eksik araştırmayla hüküm verildiğine ilişkin temyiz sebepleri de yerinde görülmemiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 30.06.2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6331 sayılı ... Sağlığı ve Güvenliği Kanununun (6331 sayılı Kanun) 9 uncu maddesi gereğince 26.12.2012 tarihinde çıkarılan ... Sağlığı ve Güvenliğine İlişkin İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliğine göre icra edilen ... kolunun tehlikeli işler kapsamında yer aldığı; 6331 sayılı Kanun'un 15 inci maddesine göre, çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde çalışacakların yapacakları işe uygun olduklarını belirten ... raporu almadan işe başlatılamayacakları, 17 nci maddesine göre ise, mesleki eğitim alma zorunluluğu olan çok tehlikeli sınıfta yer alan işlerde yapacağı işle ilgili mesleki eğitim aldığını belgeleyemeyenlerin çalıştırılamayacağı düzenlemelerine yer verildiği, Tehlikeli ve Çok Tehlikeli Sınıfta Yer Alan İşlerde Çalıştırılacakların Meslek Eğitimlerine dair Yönetmelik hükümlerine göre de eğitim alma zorunluluğu bulunan ikamet amaçlı olmayan binaların inşaatı (fabrika, atölye vb. sanayi üretimini amaçlayan binalar ile hastane, okul, otel, işyeri, mağaza, alışveriş merkezi, lokanta, kapalı spor tesisi, cami, kapalı otopark, tuvalet, vb. inşaatı) işinde çalışan katılanun, değinilen mevzuat hükümleri gereğince çok tehlikeli işte çalışabileceğine dair ... raporu alınmadığı, icra ettiği faaliyete uygun mesleki eğitimler verilmediği, dolayısıyla bilinçli taksir koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle .Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.07.2021 tarihli ve 2021/627 Esas, 2021/747 Karar sayılı kararına yönelik hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, aynı kanunun 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.05.2023 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla